Gündem

Yunanistan'dan açılan ateşle öldürüldü: Gözyaşlarıyla toprağa verildi

Edirne'nin Meriç ilçesinde yaşayan ve Yunanistan tarafından açılan ateşle öldürülen Mehmet Durgun'un cenazesi toprağa verildi. Durgun'un babası Abdullah Dursun "Suya girmiş olsa ayakları ıslak olurdu, iz olurdu. Biz, hiç iz göremedik girdiğine dair" dedi.

Yunanistan sınırındaki Adasarhanlı köyünde yaşayan Mehmet Durgun, arkadaşı S.Ş. ile dün saat 19.30 sıralarında kaçak göçmenlerin nehri geçmek için kullanıp, bıraktıkları botları almak için Meriç Nehri üzerindeki adacığa gitti. Bu sırada Yunan tarafındaki sivil giyimli kişilerle Mehmet Durgun ve S.Ş. arasında tartışma yaşandı.

Tartışma sırasında Yunanistan tarafından tabancayla açılan ateş sonucu Mehmet Durgun yüzüne isabet eden kurşunla olay yerinde hayatını kaybetti. Bunun üzerine S.Ş., köye dönerek durumu yetkililere bildirdi. Bölgeye sevk edilen jandarma ekipleri, Durgun'un cansız bedenini alıp Meriç Devlet Hastanesi'nin morguna götürdü. İfadesine başvurulan S.Ş. ise olay sırasında Yunanistan tarafında bulunmadıklarını, Meriç Nehri üzerindeki adacıkta botları almaya gittiklerini ve karşı taraftaki kişilerle tartıştıkları sırada üzerlerine 3 el ateş açıldığını söyledi.

GÖZYAŞLARIYLA TOPRAĞA VERİLDİ

Mehmet Durgun'un cenazesi, Meriç İlçe Devlet Hastanesi'nden alınıp helallik için Adasarhanlı köyündeki evine getirildi. Burada annesi Vesviye Durgun ve yakınları tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Durgun'un cenazesi, babaevinde duaların okunması ve helallik alınmasının ardından cenaze namazı için köy mezarlığına götürüldü. Durgun'un yakınları ve kalabalık cemaatin katılımıyla kılınan cenaze namazının ardından Durmaz, köy mezarlığında toprağa verildi.

'SUYA GİRSE AYAKLARI ISLAK OLURDU'

Adasarhanlılar, en son 1974 yılında Yunanistan tarafından açılan ateşte bir kişinin hayatını kaybettiğini ve o yıldan sonra ilk kez böyle bir olayla karşılaştıklarını dile getirdi. Öldürülen Mehmet Durgun'un babası Abdullah Durgun, olayın nasıl olduğuna yönelik hiçbir bilgilerinin olmadığını söyleyerek, "Kayınbiraderim geldi haber verdi. Benim oğlum içki içtiği zaman bazen bayılıyor, biz de öyle bir şey oldu zannettik. Gittik, öldüğünü gördük. Oğlumu yatarken gördüm, yüzünden vurulmuştu. Bulunduğu yerde suya 3 metre mesafe var. Suya girmiş olsa ayakları ıslak olurdu, iz olurdu. Biz hiç iz göremedik girdiğine dair. Kim olduğunu bilmiyoruz, herhalde karşı taraftan ateş etmişler. Yanında arkadaşı da varmış. O da bize olayı böyle anlattı. Çeltik tarlamız var, onu dolaşmaya gitmişti. Dönüşte uğramışlar olayın olduğu yere ve başlarına bu iş gelmiş. Hava çok sıcaktı, belki de serinlemek için suya girdiler bilmiyorum. Daha suya giremeden vurmuşlar. Daha önce böyle bir şey olmamıştı bu bölgede, ilk defa oldu" diye konuştu.

Köylülerden Hasan Yılmaz ise, "Serinlemek amacıyla gittikleri nehir kenarında olay oluyor. Kardeşimiz vurulduğu esnada elinde sigara yakılı, bacağı çekik vaziyette kurşunlanıp öldürülmüş. Bildiğimiz bu. Tam nehrin kenarında, bizim tarafta olay oluyor. Yakın mesafeden değil, uzak mesafeden ateş ediliyor, yüzüne gelmiş. Yanındaki çocuğun bize söylediği 3 el ateş edildiği yönünde. Ona da ateş etmişler, o kendini korumuş kaçmış" diye konuştu.