Gündem

Yılbaşı kutlamaları öncesi Omicron varyantı uyarısı: Bulaşıcılık artabilir

Yılbaşı kutlamaları için geri sayım sürerken uzmanlardan özellikle Omicron varyantına karşı uyarılar geldi. Uzman isimler yılbaşı tatili öncesinde Özellikle Avrupa'da seyahatler nedeniyle varyantın yayılmasından endişe duyarken Türkiye için de uyarılar geldi. Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, sosyal mesafeye dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Dünya ve Türkiye'de yılbaşı kutlamaları bir kez daha koronavirüs gölgesi altında geçecek. Omicron varyantının konuşulduğu bugünlerde yılbaşına sayılı günler kala Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan ve Uluslararası Pediatri Kurumu Dış İlişkiler Direktörü Kerem Hasanoğlu uyarılarda bulundu. Prof. Dr. İlhan yılbaşı gelmeden aşı olma çağrısını yinelerken, Hasanoğlu ise "Yenil yıl arifesinden endişeliyiz, Omicron Avrupa'daki vakaları katlayabilir" diye konuştu.

İLHAN: OLABİLDİĞİNCE MESAFEYE DİKKAT ETMEK GEREKİYOR

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan yaptığı açıklamada, yılbaşında evlerde ve sosyal mekanlarda bir araya geleceklere uyarılarda bulundu. Prof. Dr. İlhan, "Vatandaşlarımızın bir bölümü yılbaşında daha çok sosyalleşmek, bir araya gelmek düşüncesinde olabilirler. Bu vatandaşlarımız evlerde bir araya gelebilecekleri gibi diğer sosyal mekanlarda da bir araya gelebilirler. Evden başlayarak düşünürsek, evlerin olabildiğince temiz hava ile havalandırılmasına dikkat etmek gerektiğini bir kez daha söylemek gerekiyor. Olabildiğince mesafeye dikkat etmek gerekiyor. Sadece koronavirüs değil diğer solunum yolu ile bulaşan hastalıklar için de bu çok geçerli" dedi.

"ENFEKSİYON RİSKİNİ GÖZ ÖNÜNE ALARAK PLAN YAPMALARI DOĞRU OLUR"

Prof. Dr. İlhan, eğlence mekanlarında yüksek sesle konuşmamaya özen gösterilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Bunun yanında eğlence mekanlarında insanların daha coşkulu, dikkatsiz olduklarına şahit oluyoruz. Kapalı mekanlar özellikle mevsim itibari ile de riskin yüksek olduğu yerler. Bakıyoruz, insanlar kapalı mekanlarda maske takmıyorlar, ister aşılı ister aşısız olsunlar. Eğlence sırasında yüksek sesle konuşuyorlar, yüksek sesle şarkı söylüyorlar. Bunlara dikkat edilmezse enfekte olma ve kişilerin hastalığa yakalanma olasılıkları daha yüksek. Yılbaşı planı yapacak vatandaşlarımız da enfeksiyon riskini göz önüne alarak planlamalarını yaparsalar daha doğru olur. İsteyenler tabi kutlama yapabilir, başka yere gidebilirler, herkesin kendi isteğidir bu. Ama gidilen yerlerde de ortamların temiz hava ile tamamlanması, maske takılması ve aşı olmamış vatandaşların aşılarını olması, eksik dozların tamamlanması, hem onların lehine olacaktır hem de ülkemizdeki koronavirüs vaka sayısını daha aşağıya çekecektir kanısındayım" diye konuştu.

"SEYAHAT EDERKEN DİKKATLİ OLUNMALI"

Prof. Dr. İlhan, şehirlerarası seyahat ederken de dikkat edilmesi gerektiğini kaydederek, "Üniversitelerin pek çoğunda dönem dersleri tamamlanıyor, sınav haftası başlıyor. Gençlerimiz de ailelerinin yanına gidebilirler, yılbaşında bir arada olmak isteyebilirler. Tabi sadece evlerde değil de seyahat sırasında da çok dikkatli olmak gerekiyor. Uçak, tren, otobüs ve şahsi araçları ile de seyahat edeceklerin maskelerini çıkarmaması gerekiyor. Kişisel araç ile seyahat edeceklerde mesafe kaybolabilir. Bu yüzden de aracın içinin mutlaka temiz hava ile havalandırılması gerekiyor. Şehirlerarası yolda otobüs ve trenlerin de içinin temiz hava ile havalandırılması gerekiyor ki yolda da enfeksiyon olmasın. Seyahat ederken bazen insanlar yolda konaklama yerlerinde duruyorlar, bazen şahit oluyoruz burada mesafe kayboluyor. Mesafe, maske ve hijyen koşullarına dikkat edildiği takdirde yılbaşı sürecini olabildiğince az kişinin enfekte olduğu süreç olarak geçirebiliriz düşüncesindeyim" ifadesini kullandı.

YILBAŞI GELMEDEN AŞI OLMA UYARISI

Prof. Dr. İlhan, yılbaşı öncesi aşıların tamamlanmasının enfeksiyon riski için önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Hiç aşı olamamış vatandaşlarımız özellikle gençlerimiz aslında yılbaşı gelmeden önce aşı olursalar koronavirüse karşı daha hazırlıklı olurlar. Bir araya geldiklerinde enfekte olursalar hastalığı daha hafif geçirme ihtimalleri söz konusu olur. Yine başkalarına, birlikte zaman geçirecekleri arkadaşlarına büyüklerine enfeksiyonu bulaştırma ihtimalleri daha az olur. Buna dikkat etmek kanısındayım. Henüz aşı olmamış vatandaşların aşılarını hemen bugünden tezi yok yaptırmaya başlaması, aşısı eksik olanların, 3'üncü dozu gelmiş milyonlarla ifade edilen kişi var. Bir an önce 3'üncü dozlarını yaptırmaları da eğer daha çok sosyalleşme içinde bulunacaklarsa çok doğru yaklaşım olacaktır."

HASANOĞLU: VAKA VE ÖLÜM SAYILARININ HIZLA ARTIŞ GÖSTERMESİ ENDİŞE VERİCİ

Öte yandan Avustralya'dan ABD'ye, Çin'den Zimbabwe'ye, dünya üzerindeki 150'ye yakın ülkeden pediatri kurumlarının üye olduğu Uluslararası Pediatri Kurumu (International Pediatric Association) IPA Dış İlişkiler Direktörü Kerem Hasanoğlu, Avrupa'da yükselen vaka sayılarından endişeli olduklarını belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. Geçtiğimiz dalgalarda Avrupa'daki artıştan birkaç hafta sonra Türkiye'de de vaka sayılarının artış trendine girdiği dikkate alındığında, kışın henüz başlarında olmamıza rağmen Ukrayna, Polonya, hatta Almanya'da dahi günlük vaka ve ölüm sayılarının hızla artış göstermesinin endişe verici olduğuna işaret eden Hasanoğlu, "Şu an Avrupa'da kış mevsimi henüz yeni başlamış olmasına rağmen özellikle Polonya, Ukrayna ve Almanya'daki veriler oldukça ağır durumda görünüyor. Örneğin Polonya ve Ukrayna'da günlük ölüm sayıları 500 civarında gidiyor. Almanya'ya baktığımızdaysa günlük vaka sayıları 50 binlerden 75 binlere çıkmış durumda ve ölüm sayısı da 400 civarında seyrediyor. Bizi esas endişelendiren konu ise, özellikle yeni yıl ve Noel ile beraber, Noel tatiline girecek olan Avrupalılar'ın daha çok hareket ve temas halinde olacakları ve 5'nci dalganın içinde olduğumuz bu günlerde ağırlaşan durumu daha da ağırlaştırabileceği" dedi.

“SALGININ MERKEZ ÜSSÜ AVRUPA VE ORTA ASYA"

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre şu an Avrupa ve Orta Asya'nın salgının merkez üssü olduğunu belirten Hasanoğlu, “Dördüncü dalgayı konuştuğumuz zamanlarda, yani Delta varyantı konuştuğumuz dönemlerde, Hindistan'dan başlayarak yola çıktı yeni virüs. Sonra İngiltere ve ardından Avrupa'da bir anda baskın virüs haline geldi. Dünyanın dört bir tarafına da yayıldı. Şimdi (5'inci dalganın içindeyken) Omicron varyantını konuşuyoruz. İki alternatif düşünülüyor, bir tanesi virüsün bulaştırıcılık açısından pozitif bir etki yaratıp yaratmayacağı, diğeri ise ağır senaryo olan insanlarda daha ağır bir hastalığa yol açıp açmayacağı, bunun da ölüm sayılarına nasıl yansıyacağı. Şu ana kadar DSÖ Omicron varyantına bağlı ölüm bildirilmediğini açıkladı. Ama yine de yeterli gözlemin yapılabilmesi için birkaç haftalık bir sürece daha ihtiyaç var" şeklinde konuştu.

"AŞI ADALETSİZLİĞİ YENİ VARYANTLAR ÇIKARIYOR"

Yeni varyantların çıkmasında aşı adaletsizliğinin büyük bir etken olduğuna işaret eden Hasanoğlu, şunları söyledi:

"Dünya Sağlık Örgütü 2021 yılı itibariyle Covax programıyla 2 milyar aşıyı dünyadaki ülkelere dağıtacağını duyurmuştu. Ama ne yazık ki ülkelerin sözlerini tutmamaları, özellikle Güney Afrika'da aşılanma oranlarının çok düşük kalmasına neden oldu. Örneğin 2021 Eylül ayına kadar DSÖ, kendisine üye olan ülkelerdeki nüfusun en az yüzde 10'una tek doz aşı yapılmasını hedeflerken, biz bugün Afrika'da bu oranın yüzde 2 de kaldığını görüyoruz. Yani Afrika'nın sadece yüzde ikisi, o da tek doz aşıya ulaşabildi. Bu oldukça düşük bir oran. Böyle olduğu için yeni varyantlar kaçınılmaz oluyor. Yoksul ülkelerde aşı adaletsizliği ortaya çıkıyor. Örneğin sağlık çalışanları açısından baktığımızda, Afrika'daki sağlık çalışanlarının, doktorların, yalnızca yüzde 27'sinin aşılandığını biliyoruz IPA olarak yaptığımız toplantılardan. Yüksek risk grubu olan sağlık çalışanlarının dahi, üçte birinden daha az azı aşıya ulaşabilmiş durumda."

"DÜNYADA 56 ÜLKE AŞI PAZARINDAN DIŞLANDI"

Dünya nüfusunun sadece yüzde 13'ünü oluşturan G7 ülkelerinin, aşıların üçte birine sahip olmasının, dünyanın diğer ülkeleri açısından oldukça endişe verici bir durum olduğunu vurgulayan Hasanoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

"Herkes güvende olmadan hiç kimse güvende değildir. İki yıl boyunca yaşadığımız pandemide bunu hep birlikte gördük. Örneğin Amerika ve Avrupa'daki ülkeler aşının etkinlik oranı, koruma oranı, bunları konuşurken; daha uzaktaki Asya ve Afrika'daki ülkelerde yer alan gruplarımız, 'Bu aşı acaba bize bu yıl gelecek mi?' diye soruyorlar. O yüzden de Avrupa'daki ülkelerin sert önlemler alması, vatandaşlarına aşı zorunluluğu getirmesi vb, tek başına yeterli bir çözüm değil. Esas önemli olan, dünyadaki tüm insanların aşıya rahatça ulaşma imkanlarını sağlamak; yoksul ülkelere de aşı gitmesini sağlamak. Biz diğer ülkelere bunları ulaştıramazsak, o zaman yoksul ülkelerde çıkan yeni varyantlar süreci uzatacak. Yani tek başımıza kendimizi korumamız yetmiyor. Dünyada 56 ülke ki bunun 50 tanesi Afrika'da, aşı pazarından tamamen dışlanmış durumda. Yeni varyant da zaten Güney Afrika'da ortaya çıktı. Şu anda Güney Afrika'daki vaka sayılarına baktığımızda ise bir hafta içinde 5 katına çıktığını görüyoruz. Ümit ederiz ki Avrupa'daki ülkelerde ya da dünyanın geri kalanında bu hızlı yayılma devam etmez. Çünkü şu anda 30'dan fazla ülkede Omicron varyantı görülmüş durumda."