25 Ağustos 2019
24 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
2 sa 53 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 04:43 Güneş 06:16 Öğle 13:11 İkindi 16:56 Akşam 19:57 Yatsı 21:23
Sağlık

2 seansta 8 kilo verilebiliyor

Yeni zayıflama trendi: Lipoliz

Etkili bir lokal zayıflama ve bölgesel yağ eritme yöntemi olan Lipoliz son günlerde yeni bir trend halini aldı. Ben de bu uygulama hakkında bilgi almak ve sorularımı yöneltmek için, İstanbul’da bu işlemi yapan sayılı doktorlar arasında gösterilen Uzm. Dr. Şafak Göktaş’ı aradım. Röportaj teklifime “Elbette!” yanıtını verdi.

Yeni zayıflama trendi: Lipoliz

‘Lipoliz’, ‘Yağ aldırma’ olarak bilinen ‘liposuction’ işleminden oldukça farklı. Daha ucuz ve külfeti yok denecek kadar az. İşlem uygulandıktan sonra haftalarca korse giymenize, fizik tedavi görmenize gerek yok.

"Bu işlemde, vücudunuzda fazla yağlanma olan bölgeye enjekte edilen ilaç, o bölgedeki yağ enzimlerini parçalıyor. Enjeksiyon işleminden sonra biraz morarma, şişkinlik ve hassasiyet dışında bir yan etkisi olmuyor" sözleriyle uygulama hakkında bilgi veriyor Uzm. Dr. Şafak Göktaş.

Üstelik ilk seanstan sonra bile gözle görülür derecede bir değişim yarattığını da ekliyor.

Lipoliz işleminin bazı durumlar dışından kişiye bir zararı olmadığını da belirterek, “Şu anda, Avrupa'nın belli ülkelerinde kullanılıyor. Amerika’da bu enzimler  FDA tarafından onaylanmış ve ticari olarak gıdı lipolizinde kullanılıyor. Türkiye'de henüz yeterince bilinirliği yok ama ciddi anlamda yükselişte. Kısa zamanda çok daha yaygınlaşacağı düşünülüyor. Yan etkileri arasında, kızarma, morarma, kısa süreli şişme, yanma veya hassasiyet gibi semptomlar görülebilir. Fakat bunun dışında hayatı tehdit eden bir durum söz konusu değil.” diyor.

LİPOLİZ NEDİR?

Ayrıca bir konuya dikkat çekmemiz gerekiyor…

“Lipoliz yaptırdım, yağlarım gitti, her şeyi yiyebilirim” diye bir şey yok!

Bu işlemi yaptırdıktan sonra yaklaşık olarak 3 hafta uygulamanız gereken, karbonhidrat yönünden fakir, sebze ağırlıklı çok sıkı bir diyet ve egzersiz programı sizi bekliyor olacak.

Kurallara uymazsanız eski halinize kısa sürede dönmeniz olası… Uzm. Dr. Göktaş, bunun aslında çok da büyütülecek bir durum olmadığını, lipoliz işleminin sağlıklı yaşama geçiş için bir aşama olarak düşünülmesi gerektiğini söylüyor.

TÜP MİDE AMELİYATI İLE FARKI NE?

Uzm. Dr. Göktaş, Son dönemlerde oldukça popülerleşen, kilosu ve vücut kitle indeksi normal sınırlar içerisinde olan kişiler arasında da estetik amacıyla tercih edilen ‘tüp mide ameliyatı’ operasyonuna da dikkat çekiyor;

“Dünya üzerinde de bir artış mevcut ve Türkiye’de de oldukça popüler hale geldi aslında. Kar, zarar olayına bakmak lazım burada. Benim tüp mide ameliyatı olan doktor arkadaşlarım da var. Onlardan birinde, yüksek tansiyon, diyabet ve uyku apnesi de vardı. Bu ameliyatı olduktan sonra bunların çoğu azaldı. Fakat bunun yanında başarısız olan operasyonları da duyabiliyoruz maalesef. Kesinlikle “Çok kilosu olan gitsin yaptırsın.” denemez. Hastanın öncelikle gidip, bu konuda iyi referansları olan, bu alan üzerinde iyi bir eğitim almış uzman doktorlara muayene olması gerekir. Ancak muayene sonrası uzman doktor, ameliyat için uygun olup olmadıklarına karar verebilir.”

TOPLUMUMUZDA GENELLİKLE KARIN ÇEVRESİ DAHA YAĞLI OLDUĞU İÇİN LİPOLİZ İŞLEMİ BU BÖLGEYE UYGULANIYOR

Son dönemlerde adını çok duymaya başladık… Lipoliz nedir?

Kelime anlamı olarak Latince’de lipoliz ‘yağı parçalamak’ anlamına geliyor. Bu işlem, hastanın en yağlı bölgesine yapılıyor. Toplumumuzda, genelde karın çevresi daha yağlı olduğu için sıklıkla bu bölgeye yapılıyor. Basen de karın çevresi sonrası en sık yapılan ikinci bölgedir. Bazen, kişilerin üst vücutları ince olsa bile basenleri geniş olabilir. Veya bölgesel yağlanma yeri sütyen bölgesi, gıdı veya koltuk altı kenarındaki bölge olabilir. Lipoliz, kısaca bölgesel yağlanmanın en yoğun olduğu yere yapılır. Sıklıkla, karın, basen ve gıdı.

Bu işlemin etkisi nasıl oluyor?

Lipoliz basit bir şekilde, yağ parçalayıcı enzimlerin yağ hücreleri içerisine verilmesi ve yağ hücrelerinin parçalanmasıdır. Yağ hücreleri parçalandıktan sonra dokuya geçer. Eğer, kişi yürüyüş ve diyet yapmazsa olumlu sonuç almak mümkün olmaz. İşlem sonrası, günde bir saat yürüyüş ve karbonhidrattan fakir bir diyet önerilir. Kişi yürüyüşe başladıktan yaklaşık 20-30 dakika sonra vücut yağ yakmaya başlar. Vücudun ilk yaktığı şey karbonhidratlar, ikinci sırada yağlar ve üçüncü sırada da proteinlerdir. Kişi, diyet programına uyup çok fazla karbonhidrat yemediği için yakacak fazla karbonhidrat bulamaz. Karbonhidrat bulamayınca, ikinci sırada neyi yakması lazım? Elbette yağları. Lipoliz sonrasında, tempolu yürüyüş ve spor ile fosfatidilkolin ve deoksikolik asit isimli enzimlerle parçalanan yağlar, vücut tarafından yakılmaya başlanır. Bu sebeple hastanın verdiği kilonun çoğu yağdan olur. Çünkü enzimlerin parçaladığı yağ asitleri dokuda hazır bir şekilde vücut tarafından parçalanmayı beklemektedir. Bol su içmek de oldukça önemlidir.



LİPOLİZ İŞLEMİYLE 1-2 SEANSTA 5-8 KİLO ARASI VERİLEBİLİR

Öncesinde kişinin bu işlem için uygun olup olmadığını araştırıyor musunuz? 
 
Açıkçası lipoliz herkes için uygun değildir. Kalp damar hastalığı olanlara, by-pass ameliyatı geçirmiş olanlara, kalp kapakçık problemi olanlara, altta yatan kronik hastalıkları olanlara, gebelere, emziren annelere bu işlem uygulanmamalıdır. 

Kaç seans aralıklarla uyguluyorsunuz bu işlemi? Net bir süresi var mı yoksa kişiye göre farklılık mı gösteriyor?

Kişinin ihtiyacına ve metabolizma hızına göre değişiyor. Mesela, erkeklerin metabolizması kadınlara göre daha hızlı olduğu için erkeklerde daha hızlı etki gösterebilir. Kadınlar, 1-2 seansta 5-8 kilo arası verebilirler. Ancak önemli olan bunun sağlıklı bir şekilde olmasıdır. Yani diyet ve spora da dikkat ederek bu kiloyu vermesi. Genellikle bu işlem 3-4 haftada bir yapılır, seans sayısı da kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte 2-5 seans arasında değişir. Genellikle, 1 seansta 4 enjektör şeklinde uyguluyoruz. Bu da 40 cc’ye tekabül ediyor. Enjeksiyonu 2-4 cm aralıklara eşit dozda yağ parçalayıcı enzim vererek yapıyoruz. 


ÜCRETLER SEANS BAŞINA 900 TL - 1500 TL ARASINDA DEĞİŞİYOR

Ben, bazı yetkililerin lipoliz işlemini çok yararlı bulmadıklarını ve sağlık açısından problem yaratabileceğini düşündüklerini okudum… Siz ne diyorsunuz?

Şu anda, Avrupa'nın belli ülkelerinde kullanılıyor. Amerika’da bu enzimler  FDA tarafından onaylanmış ve ticari olarak gıdı lipolizinde kullanılıyor. Türkiye' de henüz yeterince bilinirliği yok ama ciddi yükselişte. Kısa zamanda çok daha yaygınlaşacağı düşünülüyor. Yan etkileri arasında, kızarma, morarma, kısa süreli şişme, yanma veya hassasiyet gibi semptomlar görülebilir. Fakat bunun dışında hayatı tehdit eden bir durum söz konusu değil.

Bu işlemi yaptırmak isteyen bir kişinin ortalama ne kadar ücret ödemesi gerekiyor?

Türkiye’de bu işlem değişmekle beraber, seans başına 900 TL - 1500 TL arasında değişiyor.

LİPOSUCTİON VE LİPOLİZ ARASINDA FARK VAR?

Bir de ‘soğuk lipoliz’ diye bir işlem var.
 
‘Soğuk lipoliz’ işleminde enjeksiyon yapılmıyor. Biraz daha farklı. Yağ hücreleri vakum ile çekilerek yüksek derecede soğuk ısı veriliyor. Burada yağ hücrelerinin zarı parçalanmaya çalışılıyor. Aslında benzer mantık.

Liposuction ile arasındaki fark nedir?
 
Arada fark var. Liposuction bir ameliyattır. Lipoliz, cerrahi bir işlem değildir. Burada, enjeksiyon ile yağ hücrelerine enzim verilerek yağların parçalanması sağlanıyor. Ameliyathane ortamı gerektirmiyor. Hastanın, hastanede yatması gerekmiyor. Anestezi alması gerekmiyor. İşlemi yaptırıp günlük hayatına devam edebiliyor. Lipoliz sorasında, ciltte dalgalanma ve eşitsizlik, asimetri görülmüyor. Maliyet açısından da lipoliz, liposuction işlemine göre daha uygun.

"KATI KURALLAR VAR"

"LİPOLİZ İŞLEMİNDEN SONRA SAĞLIKSIZ KARBONHİDRATI AZALTAN, SEBZE AĞIRLIKLI BİR DİYET LİSTESİ VERİYORUZ"

Lipoliz işleminden sonraki süreç nasıl ilerliyor?

Katı kurallar var açıkçası. İlk olarak, sağlıksız karbonhidratı  azaltan bir diyet listesi veriyoruz. Süt ve süt ürünlerini tolere etmekte zorlandığımız için bir süre yasak. Daha çok sebze ağırlıklı besleniliyor. Aslında lipoliz ile sağlıklı yaşama ilk adım atılıyor. Ayrıca alkol de bir süre yasak. Günde bir saat yürümeniz gerekiyor. Ve bol su tabii.

TÜP MİDE AMELİYATINA RAKİP DEĞİL

Bir de son dönemlerde oldukça popülerleşen tüp mide ameliyatı var. Lipoliz tüp mide ameliyatının önüne geçebilir mi?
 
Lipoliz, tüp mide ameliyatına rakip değil. Çünkü tüp mide ameliyatı vücut kitle indeksi çok yüksek, 150-200 kilolardaki kişilere uygulanan bir operasyon. Radikal bir değişim aslında. Lipoliz ise daha çok bölgesel yağlanmaya bir çözüm. Hasta 150-200 kilo ise bu farklı bir şey, lipoliz işlemiyle çözülebilecek bir şey değil. 

Tüp mide ameliyatları son dönemlerde estetik amaçla da yaptırılmaya başlandı… Buna ne diyorsunuz?
 
Dünya üzerinde de bir artış mevcut ve Türkiye’de de oldukça popüler hale geldi aslında. Kar zarar olayına bakmak lazım burada. Benim tüp mide ameliyatı olan doktor arkadaşlarım da var. Onlardan birinde, yüksek tansiyon, diyabet ve uyku apnesi de vardı. Bu ameliyatı olduktan sonra bunların çoğu azaldı. Fakat, bunun yanında başarısız olan operasyonları da duyabiliyoruz maalesef. Kesinlikle “Çok kilosu olan gitsin yaptırsın.” denemez. Hastanın öncelikle gidip, bu konuda iyi referansları olan, bu alan üzerinde iyi bir eğitim almış uzman doktorlara muayene olması gerekir. Ancak muayene sonrası uzman doktor, ameliyat için uygun olup olmadıklarına karar verebilir.