6 Temmuz 2020
25 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
5 sa 1 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 03:34 Güneş 05:32 Öğle 13:14 İkindi 17:13 Akşam 20:46 Yatsı 22:35
Gündem

Avukat Kaya'dan baro isyanı

'Yanımdaki avukata sütyenini çıkarttılar'

Haber Global ekranlarında yayınlanan 'Neden?' programına konuk olan Avukat Cem Kaya, başından geçen bir olayı anlattı. Cezaevine girmek istediği sırada yaşadıklarına değinen Kaya, "Avukat hanımın sütyenini, benim de pantolonumu çıkardılar. Nerede şimdi benim barom" ifadesini kullandı.

Haber Global'de Senem Toluay Ilgaz'ın sunduğu Neden programında tartışılan "Çoklu Baro" düzenlemesine ilişkin Avukat Cem Kaya çok konuşulacak bir değerlendirme yaptı.

Kaya, baro sistemi tartışmaları sırasında yaptığı açıklamada "Bu yasaya karşı olanlar buna "FETÖ taslağı" diyor. Nacizane savunanları da "FETÖ'cü" ilan ediyorlar. Madem öyle 15 Temmuz gecesi Avukat Cem Kaya haddi değilken üzerinde beyaz ceketi ile ölmeye çıktıysa benim 50 bin meslektaşımı da İstanbul Barosu için kefenleri ile sokağa davet etseydiniz. Kınamayı geçsinler. 15 Temmuz yargılamalarına müdahil olsaydınız." ifadelerini kullanan Kaya, başından geçen bir olayı şöyle anlattı:

"Biz gidip tırnaklarımızla kazıdık bulduk o şehitleri. Arabalarımızı kışın çamurda Silivri'nin tarlalarına park ettirdiler. İçeri sokmadılar bizi. Sonradan öğrendik ki o binbaşı da FETÖ'cü çıktı. Silivri 9 nolu cezaevi Yılmaz Çiftçi hakim, aynı zamanda Adalet Bakanlığı Cezaevi ve Tevkifevleri Genel Müdürü. 3 kere aradım özel kalemini. 72 doğumlu bir hakim ve biz meslektaşız.

Ben yanımdaki kadın avukatla girerken yerin dibine girdim. Bana dedi ki "Ceketini çıkar", çıkardım. "Saatini ve kemerini çıkar" çıkardım. "Pantolonunu çıkar" onu da çıkardım. Yanımdaki kadın avukata döndü dedi ki "Sütyenini çıkar". Gazete kağıdına koyduk. Öyle içeri soktuk. Nerede şimdi benim barom? İktidara sesleniyorum. Ben oradan o şekilde girdikten sonra sizi ne gardiyan dinler, ne müvekkil dinler, ne de kapıdaki çaycı paspascı dinler. İşte burada bir çifte standart var" 

Sitene Ekle

Yorumlar