Popüler Haberler

Vampir kelebek nedir? Zararlı mı?

‘Vampir kelebek’ ya da ‘yalancı kelebek’ olarak bilinen zararlı böcek türü, Karadeniz’den sonra İstanbul’da da yayılmaya başladığı belirtiliyor. Vampir kelebek nedir? Zararlı mı? Nasıl mücadele edilir? Detaylı bilgileri haberimizde bulabilirsiniz.

‘Vampir kelebek’ ya da ‘yalancı kelebek’ olarak bilinen böcek türünün, Karadeniz’den İstanbul’a yayılmaya başladığı belirtiliyor. Artan popülasyona dikkat çeken uzmanlar, böceğe karşı mücadelenin önemini vurguluyor. Vampir kelebek nedir? Zararlı mı? Nasıl mücadele edilir? Aslında bir çekirge olan bu türle ilgili bilgileri ve istila ile ilgili son durumu bu haberden takip edebilirsiniz.


‘Vampir kelebek’ ya da ‘yalancı kelebek’ olarak bilinen zararlı böcek türü, Karadeniz’den sonra İstanbul’da da yayılmaya başladı. Bu türün saldırdığı bitkiler ölümle karşı karşıya geliyor. Artan popülasyona dikkat çeken uzmanlar, böceğe karşı mücadelenin önemini vurguluyor.

VAMPİR KELEBEK NEDİR?
Halk arasındaki ismiyle “Vampir kelebek” ya da “yalancı kelebek,” bilimsel adıyla Ricania Japonica veya Ricania Simulans, Asya kökenli zararlı böcek türü. Uzmanlara göre bu zararlı Japonya, Çin ve Kore’den geldiği tahmin edilen bitkilerin üzerinde Türkiye’ye ulaştı ve Doğu Karadeniz’de tespit edildi. Son zamanlarda İstanbul’da da görülmeye başlayan kelebekler büyük bir tehdit. Görünüş olarak kelebeğe benzediğinden, halk arasında kelebek denilse de bir kelebek türü değil, çekirge. Bu böcekler, meyveden sebzeye, çalılardan süs bitkilerine kadar bütün bitkilere yapışarak öz suyunu emiyor, onları verimsizleştiriyor. Zararlının topluca saldırdığı bitkiler, kuruma ve ölümle karşı karşıya kalıyor.

‘İSTANBUL’A KAMYONLA GELDİ’
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynel Arslangündoğdu, bu türü İstanbul’da ilk olarak 2010 yılında tespit ettiklerini anlattı. Bir araştırması sırasında buldukları bu canlının İstanbul’a nasıl geldiği hakkında tahmini şöyle: “Sarıyer’de bir çay firmasına ait paketleme fabrikası var. Buraya çaylar Rize’den kamyonlarla gelir, bu tesiste paketlenir. Rize’de saptanan bu böceklerin bu yolla İstanbul’a geldiğini düşünüyorum.”

Kendilerine çok sayıda ihbar ulaştığını kaydeden Arslangündoğdu, “İnsanlar bu böcekten rahatsız oluyorlar. Çünkü bu böcek her yere yayılmış vaziyette. İnsanların yaşadıkları mekânlara, sıcak alanlara ve ışığa geliyor” dedi. Arslangündoğdu’ya göre asıl sorunun böceğin aşırı üremesi. Sayılarını azaltmak için önerisiyse doğal düşmanının bulunması, ışık tuzaklarının kullanılması ve yumurtaların yerleştiği bitkilerin imha edilmesi. Arslangündoğdu, birkaç yıl içerisinde popülasyonunun dengeye gireceğini öngörüyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, bu böceğin yoğun görüldüğü Karadeniz’de tarım ürünlerinde ciddi kayıplara sebep olduğu anlattı. “Ülkemiz açısından son derece önemli iki ürün olan çay ve fındık da zararlının tehdidi altındadır” diyen Demir bu böceğe karşı uyardı: “Mücadelesi çok zor olan zararlının mutlaka kontrol altına alınması gerekir. Aksi halde Karadeniz sahil şeridi çok ciddi tehlike altında. Tüm Karadeniz sahil şeridini istila edebilir.” Zararlının Düzce ve İstanbul’da da tespit edildiğine dikkat çeken Demir, “Önlem alınmadığı takdirde Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan patlama İstanbul’da da yaşanabilir. Bu olayın vahametinin birkaç kat daha artması anlamına geliyor. ”

NASIL MÜCADELE EDİLİR?
Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı ve üniversitelerin zararlıyla mücadele çalışmalarını sürdüğünü söyleyen Prof. Dr. Demir, “Alanda henüz etkili bir mücadele yöntemi mevcut değil” dedi. Kendilerinin de böcekle mücadelede mantar kullanımını araştırdıklarını aktaran Demir “Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarda iki mantarın zararlı üzerinde oldukça etkili olduğu belirlendi” dedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre bu türle kimyasal mücadele önerilmiyor, zararlının yumurta bıraktığı bitkilerin temizliği ve imha edilmesi öneriliyor.

ÇAY
Çay (Camellia sinensis), çaygiller (Theaceae) familyasından nemli iklimlerde yetişen, yaprak ve tomurcukları içecek maddesi üretmekte kullanılan bir tarım bitkisi. Yeşil çay, siyah çay, ve oolong çayı farklı oksidasyon seviyelerinden geçirilerek üretilir. Diğer yandan Kukicha çayı (sürgün çayı) yapraklardan ziyade sürgün ve gövdeden elde edilir.

Anavatanı Güney ve Güneydoğu Asya olmasına karşın dünya üzerinde tropik ve subtropikal bölgelerde de yetiştirilmektedir. Tarım amaçlı yetiştirilenler 2 m'nin altında küçük ağaç görünümünde herdem yeşil bitkilerdir. Serbest bırakıldığında 9 m boyunda bir ağaç formunu kazanır. Kuvvetli ana köke sahiptir.

Morfolojik özellikleri
Sürgün
Genç dallar grimsi-sarı tüysüzken ilerleyen dönemde morumsu-kızıl renkte beyaz sık tüylü olur. Uç tomurcukları gümüşi-gri ipek tüylüdür.

Yaprak
Yaprak sapı 4–7 mm sık tüylü, yaprak ayası eliptik, dikdörtgensi-eliptik ya da yalnızca dikdörtgensi 5-14 × 2-7.5 cm boyutlarında kayışımsıdır. Yaprakların alt yüzü soluk yeşil tüysüz veya tüylü, üst yüzeyi koyu yeşil parlak ve tüysüzdür. Yapraklarda orta damarın her iki yanı kabarık, 7-9 kadar ikincil damarlıdır. Yaprak tabanı geniş kama şeklindedir. Yaprak kenarı testere dişli ya da ince testere dişli; yaprak ucu körelmiş sivri uçlu, inci sivri uçlu ya da küttür.

Çiçek
2.5-3.5 cm çapındaki çiçekler gövde koltuğunda tekli ya da üçü kümelenmiş halde bulunur. Çiçek sapı 5–10 mm uzunluğunda, geriye doğru eğilmiş, tüylü veya tüysüz, ucu kalınlaşmıştır. 2 brahtecik 2 mm uzunluğunda yumurta biçiminde geçicidir. 5 çanak yapraklar geniş yumurtamsı yarı dairemsi, 3–5 mm uzunluğunda, dış yanı tüysüz veya beyaz tüylü, iç tarafı beyaz ipek tüylü, kenarıda kirpiklidir. Taç yapraklar 6-8 kadar beyaz renklidir. Dışdaki 1-3'ü taç yaprak benzeridir. İçdeki taç yapraklar ters yumurta ile geniş ters yumurta, 1.5-2 × 1.2–2 cm boyutunda, tabanları birleşmiş vaziyette olup ucu yuvarlaktır. Çok sayıdaki erkek organ 0.8-1.3 cm uzunluğunda tüysüzdür. Yumurtalık 3 gözlü, küre biçiminde sık beyaz tüylü, keçemsi veya çok az tüylüdür. Boyuncuk 1 cm tüysüz veya tabanı tüylü, tepe kısmı 3 lopludur.

Meyve
Kapsül yassı, 2 yuvarlaklı ya da nadiren küremsi, 1-1.5 × 1.5–3 cm boyutlarında, 2 gözlü olup her bir gözde birer tohum yer alır. Meyve 1 mm kalınlığındadır. Kahverengi tohumlar yarı küremsi olup 1-1.4 cm çapındadır.

Üretimi
Geleneksel olarak çayın iki varyasyonu yetiştirilir: Camellia sinensis türünün sinensis variyasyonu (çalı şeklinde, küçük yapraklı, soğuğa dayanıklı, dağlık bölgelerde büyür) sadece Çin'de ve Hindistanın Darjiling ilinde yetiştirilir. Camellia sinensis türünün 1830'da Assam'da bulunan variyasyonu assamica (sinensisden daha hızlı büyür, daha büyük yapraklı) örneğin Hindistan'ın diğer bölgelerinde ve Sri Lanka'da yetiştirilir. Ancak bu iki variyasyon dünyada gitgide hibritler tarafından ikinci plana itilir.


Çay subtropik ve tropik iklimde, özellikle dağlık bölgelerde yetiştirilir. Büyük bir farkla en fazla çay Asya'da, daha düşük oranda Afrika, Amerika, Avustralya ve hatta Avrupa'da (Azorlarda ve Türkiye'de) yetiştirilir. En önemli çay üreten ülkeler Çin, Hindistan, Kenya, Sri Lanka ve Türkiye'dir, ve bu ülkeler toplam dünya çay üretiminin dörtte üçünü karşılar. Japonya'da sadece yeşil çay üretilir. Japonya'da çay sırf makine ile toplanıyor olsa da en yüksek kaliteye sahiptir.

En çok çay tüketen (ithal eden) ülkeler ise Büyük Britanya, Rusya, Pakistan, ABD ve Arap ülkeleridir.

Çay çeşidine adını vermiş, tanılan çay üretim yöreleri:
Darjiling – çayların kraliçesi olduğu söylenir; Hindistanın kuzeydoğusunda Himalaya'nın güney eteklerinde, 2000 m yükseklikte yetişir - çayı açık renk, güzel kokulu olur ve nazik bir lezzeti vardır.
Ceylon – Sri Lanka – Çoğu çay karışımlarına ilave edilen standart bir çay - bakır kırmızısı renkli
Assam – Kuzey Hindistan, Brahmaputra dağları – koyu renk, sert bir lezzeti olur
Japonya – en kaliteli yeşil çay Sencha buradan gelir. Serin bir iklimde yetişmesiyle ayrı bir lezzete sahiptir. Koyu yeşil renk olan Gyokuro çayıda Japonyadan gelir; bu çay birkaç hafta gölgede veya yarıgölgede yetiştirilir. Bu çay dünyanın en pahalı çaylarındandır. Daha da pahalı olan bir Japon çayı Maçadır. Bu toz olarak satılan çayı Japonlar geleneksel çay rituelinde kullanırlar.
Tayvan – Yüksek kaliteli Oolong çayı, hafif oksidasyonlaştırılmış Pouchong çayı[2] ve Kaplan çayı ve Crocodile Lapsang Souchong gibi çok tüssülenmiş çay türleri buradan gelir.
Yunnan – Çin – çiçek kokulu, doğal. Yarı oksidasyonlu, yeşil veya siyah çay olarak satılır. Yunnan'ın diğer meşhur bir çayı ise Pu Erh Çayı'dır, bu çay sonradan oksidasyonlanır ve Pide veya kuş yuvası şeklinde satılır. Bu çay yıllandıkça kıymetlenir. 80 yaşında olanı elde etmek mümkündür.
Bengal – Bangladeş – lezzetli, büyük yapraklı, kahvaltılık çay
Rize – Türkiye, siyah çay, rahatlatıcı, hafif kaliteli
Hangzhou – Çin – sadece yeşil olarak, çiçek kokulu, doğal
Afrika – Mozambik, Kenya, Zimbabve, Kamerun, basit kaliteli, genelde diğer çay türleri ile, karışımların içinde kaybolup giderler. Sadece Kenya'dan elle toplanan kaliteli bir çay üretilir ki bunun hafif limonlu gibi tadı Ceylon çayına benzer.
Cava – Endonezya – açık renk, meyve tadı
Sumatra – Endonezya – Bütün yıl üretilir. İyi bir günlük çaydır.
Gürcistan – iyi bir günlük çay
Brezilya – Japon yönetimi altında çay üretimi

Ekilmesi
Çay bitkisi tohum ve çelikle üretilir. Tohumla üretimde tohumlar ılık suda 24 saat bekletilip hemen ekilir. Köklenme oranı düşük olmasına karşın kış döneminde alınan odunsu çeliklerle bitkisel hormon kullanarak yeni bitkiler üretmek mümkündür.

Hasat
Çay tüm büyüme esnasında her 6 ila 14 günde bir toplanır:
first flush ilkbahar'da Martdan Nisana kadar toplanan genç filizli çayın ferah bir tadı olur.
in between Nısan'dan Mayısın ortasına kadar toplanan çay'da daha az taze filiz bulunur. Tadı Second Flush çayına benzer;
second flush Yaz'da Mayısdan Hazirana kadar toplanan çay daha koyu demli olur. Bundan sonra yağmur çayları toplanır. Bu düşük kaliteli çay, sırf çay karışımlarını fazlalaştırmak ve dengede tutmak için kullanılır.
autumnal Sonbahar'da Ekim ve Kasım aylarında toplanan çay. Düşük kaliteli bir çay olsa da, daha az güneş görmesinden dolayı o kadar koyu demli değildir.

Bu gösterilen sınıflandırma sadece Hindistan'ın Darjiling yöresi için geçerlidir. "first flush" gibi adlandırmalar da sırf Kuzey Hindistan'da kullanılır. Başka yörelerde farklı iklimler gerekçesiyle bazen daha uzun veya daha kısa bir hasat dönemi olur.

Genel olarak çayın hasat zamanı tadını etkilemektedir. Bundan dolayı çay üretimi büyük tecrübe gerektirmektedir. En kaliteli çaylarda sadece iki yapraktan oluşan filizler toplanır.

Ekolojik özellikleri
Organik maddece zengin, drenajı iyi, asidik ve yağışın bol olduğu ortamlarda iyi gelişme gösterir. Kök tüyleri çok incedir bu yüzden kuraklığa hoş görülü değildir.

Tıbbi kullanımı
Yaprakları geleneksel Çin tıpı ve diğer sağlık sistemlerinde astım tedavisi, göğüs anjini, periferik damar hastalığı ve koroner arter hastalığında kullanılır. Yeşil çay yapraklarının ve özünün bakterilerin neden olduğu kötü nefes kokularına etkili olduğunu göstermiştir. Çay antioksidan etki gösterir.