21 Ekim 2018
17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 48 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 05:50 Güneş 07:15 Öğle 12:55 İkindi 15:53 Akşam 18:23 Yatsı 19:42
Derya Oruçoğlu

Derya Oruçoğlu

Üslup...

Ocak ayında yapılan 'baskın seçim'de Dursun Özbek'i geride bırakarak Galatasaray'ın 37'nci başkanı olan Mustafa Cengiz, geçen haftaki olağan kongrede de selefinin aldığı oy sayısını neredeyse ikiye katlayarak (2525-1361) koltuğunu korudu. Cengiz'in yaklaşık 4 ay arayla iki seçim kazanması birçok nedenle açıklanabilir. 2 yıl sonra gelen şampiyonluğun, yani saha sonuçlarının genelde olduğu gibi önemli rol oynadığı söylenebilir...


Ancak bu noktada, devre arası transfer edilen Nagatomo dahil şampiyon kadronun tamamen Dursun Özbek tarafından kurulduğunu, 'İmparator' Fatih Terim'in de yine Özbek tarafından takımın başına getirildiğini unutmamak gerek. Terim boşta olmasına rağmen önce Lucescu'nun kapısının çalınmış olması gibi Galatasaray camiasının önemli kısmını rahatsız eden bir gerçeğe rağmen ipi göğüsleyen tüm aktörler kulübe Özbek döneminde kazandırıldı. Ne var ki kongre üyelerinin tercihi yine Cengiz oldu...


Bence bu tablonun ortaya çıkışında en önemli faktörlerden biri, Dursun Özbek'in ocak ayındaki olağanüstü genel kurul öncesi takındığı 'tek adamvari' tavır ve bu eksendeki açıklamalarıydı. Geçen haftaki kongre öncesi ifade tarzı ciddi şekilde değişse; hatta yönetimde geçirdiği sürede çok önemli dersler aldığını dile getirse de Özbek'e yetmedi. Kendi inşa ettiği takımın elde ettiği şampiyonluk bile geçmişteki 'üslup' hataları nedeniyle rakibi Mustafa Cengiz'e yaradı. Belki de olağanüstü genel kurulda Cengiz'i sadece Özbek'e rakip olduğu için başkanlık koltuğuna oturtan kongre üyeleri, geçen hafta güvenoyu ile 'reel başkan' ilan etti...


Şimdi ise gözler Fenerbahçe'nin olağan genel kuruluna çevrildi. Sarı-Lacivertli kulüpte 20 yıllık Aziz Yıldırım döneminde benzeri görülmeyen bir seçim heyecanı yaşanıyor. 1998'de Vefa Küçük'ü sadece 1 oyla geride bırakarak koltuğa oturan Yıldırım, şu ana kadar toplam 8 olağan, 4 olağanüstü kongreden zaferle ayrılmayı başardı. Ancak bu kez bir dönem kendisinin de yerine aday gösterdiği Ali Koç gibi ciddi bir rakip ile karşı karşıya...


Seçim öncesi izlediği politika ve kullandığı üsluba bakıldığında başkan da bunun farkında görünüyor. Sinirlerine hakim olmakta zorlanan ve başkanlığı döneminde sık sık sert çıkışları ile gündeme gelen Yıldırım, bu kez seçim çalışmalarında çok daha ılımlı davranıyor. Geçmişte yayına çıkma konusunda 'seçici' davranan ve genelde kulübün yayın organlarını kullanan Yıldırım, şimdilerde radyolara bile bağlanıyor!.. Kimbilir, belki de bu yeni görüntünün ortaya çıkmasında rakibi Ali Koç'un takdir toplayan üslubu, alçak gönüllü yaklaşımı, mümkün olan her davete icabet etmesi gibi faktörler de etkili olmuştur. Ne de olsa tatlı dil yılanı deliğinden çıkarıyor!..

Diğer Yazıları