25 Mayıs 2018
22 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 36 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 03:39 Güneş 05:31 Öğle 13:07 İkindi 17:04 Akşam 20:31 Yatsı 22:14
Hande Alpaslan

Hande Alpaslan

Ülkeyi gazetelerin 3.sayfa haberlerine çeviren programlar...

Yayımlanan bir KHK ile evlilik programlarının formatlarının değiştirilmesi kararı alınmıştı. Ekranlarda Müge Anlı ile popüler olan kayıpları arama, cinayet çözme temalı gündüz kuşağı programlarına yenileri eklendi ve bizlere bir annenin çocuğunu öldürmesini doğal karşılamamız için gereken doktrinler yükleniyor..

Televizyonun başındayım...Geçen ay reyting raporlarında ilk yüze giremeyen Balçiçek İlter'in sunduğu "OLAY YERİ" programında gergin anlar yaşanıyor. 7 yıldır kayıp olan kızları Melike'yi arayan Toyguncu ailesi canlı yayında "Tuğba bizim kızımız" diyen aile ile karşı karşıya geliyor.

İki aile kayıp olan kız için birbirine giriyor,stüdyoda gergin anlar..

Evet yanlış duymadınız iki aile bildiğiniz yok senin kızın,yok benim kızım diye birbirine giriyor..

Melike olduğu iddia edilen Tuğba'nın kaçmaya çalışması iki aileyi bir kez daha karşı karşıya getiriyor.

Tuğba'nın ailesi olduğunu söyleyen kişilerin, genç kızın hasta olduğunu söylemesi ile ortam bir anda yeniden geriliyor.Kızcağızda başka bir travma daha oluşuyor...ben Melikemiyim? Tuğbamıyım?

Hep bu problemler yüzünden kan grubum anneminkinden farklı çıkınca tıpa tıp benzememize rağmen büyük bir korkuya kapılmıştım.Toplumun yani bizlerin güven ve korku dinamiklerimizle oynuyorlar..O gencecik kızlarında...

Anne oğluna, oğul babaya, teyze görümcesine kızıyor,bağırıyor. Sunucu da alıyor eline kalemi, 'profesör dedektifini' çağırıyor yanına, şema çiziyor. Sonra gelsin reklam arası!

Diğer taraftan;Seda Sayan ve Uğur Aslan'ın sunuculuğunu üstlendiği Artık Susma adlı programda, Yeşilçam'ın usta ismi Hale Soygazi hakkında çarpıcı bir iddia ortaya atılıyor...

Programda Edremitli Murat, bir günlükken evlatlık verildiğini, annesinin Türk sinemasının dev isimlerinden biri olduğunu, bu yıldız ismin ‘Türkiye Güzeli’ seçildiğini, fotomodellik ve oyunculuk yaptığını ileri sürüyor.

Doğumun ise Alibeyköy’de gerçekleştiğini iddia ediyor. İddiaları Mehmet Yüzüak adlı şahıs araştırma yaptığını söyleyerek destekliyor.

Bu mevzu programda günlerce,saatlerce tartışılıyor ve bir dayanak olmamasına rağmen gündeme gelmeye devam ederek Yeşilçam sanatçılarını zan altında bırakıyor.

Diğer taraftan Soygazi’nin filmografisi de Murat Şar adlı şahsın annesi olma ihtimalini ortadan kaldırıyor. Çünkü 1974 Nisan doğumlu Şar’a hamile olması gereken 1973-1974 yıllarında, ünlü oyuncunun “Vurun Kahpeye”, “Tatlım”, “Oh Olsun”, “Bataklık Bülbülü”, “Unutma Beni”, gibi ses getiren projeler dahil tam 18 filmde rol aldığı biliniyor.

Sonra yoksul bir ailenin evine konuk oluyoruz,arkada reytinge katkısı bulunması için hemen hüzünlü bir müzik..

Esra Erol'un programına değinmiyorum bile çünkü farklı format altında,subliminal evlilik programı devam ediyor...Geçen sene başka bir evlilik programında ki yarışmacı,yine geçen sene Zuhal Topal'ın programında ki damat adayı ile barışmak için programa konuk oluyor...adı başka,içeriği aynı devam ediyor..

Toplum genelinde uyandırdığı rahatsızlık ve türk aile yapısına zarar vermesi gerekçesiyle kaldırılan evlendirme programları yerine her kanalda cinayet ve kayıp arama programları peydah oldu.

Bir kısmı reytinglerle olan savaşını kaybederek tarihin tozlu raflarında yerini aldı ama büyük bir kısmı halen devam ediyor...

Toplum olarak neden bu kadar ayarsızlığımız var,kanallara bakınca görüyoruz ki; herkes aşık ya da herkes ölü bunun bir ortası yok mu?

Ülkemizde yayın yapan çoğu program formatı gibi suç konulu programların arkasında da Amerika yatıyor. Bu program formatları Amerika’da yayın hayatlarına başlamadan önce algı yönetimi uzmanlarından destek alınarak tasarlanıyor.

Aslında programcılar bu programları yapmakta haksız değiller çünkü televizyon kanalları birer ticari işletmedir ve insanların dikkatlerini ne kadar kanallarında tutabilirlerse o kadar para kazanırlar. Üstelik bu tip programlarda gerçekten şu ana kadar çözülememiş bazı suçlar aydınlatılabilir ve mağduriyetler giderilebilir.

Ama işin gerçeği insanlara iyilik yapmak değil para kazanmaktır.

Bakın Acun Ilıcalı bile Tv 8 yayın hayatına başlarken bilinçli bir şekilde kanalından negatif ve moral bozucu her şeyi uzak tutmuştu. Kanalda genelde eğlence programları dönmekteydi. Ancak son zamanlarda “Gerçeğin Peşinde” isimli “cinayet çözme” programıyla olumsuz şeyler yayınlamama kuralının o da dışına çıktı.

Türkiye’nin ilerde oluşturulması gereken Milli Algı Yönetimi (MAS) stratejisi ve buna bağlı direkt başkana bağlı görev yapacak bir Milli Algı Teşkilatı’nın televizyon yayıncılığına önem vermesi en büyük hayallerimden biri..

Münferit olaylar defalarca ekrana taşınarak "bakın insanlar kötü varlıklar" düşüncesi yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.Umarım izdivaç programlarından daha hızlı bir şekilde cinayet programları çılgınlığı da toplumda yerini bulmaz ve tarihe karışır.

Hande Alpaslan/SuperHaber

Diğer Yazıları