Gündem

Uçak mı, helikopter mi yangın söndürmede daha etkili?

Bir yandan güney illerinde etkili olan orman yangınları ile mücadele aralıksız sürerken, diğer yandan kamuoyunda yangınlarla mücadelede yeterlilik konusu tartışmaya açıldı. Türkiye'nin orman yangınlarına müdahalede uçak yerine helikopter tercihi kimi kesimlerce eleştirilmeye devam ediliyor. Peki Türkiye neden yangın söndürme uçağı kullanmıyor? İşte yanıtı...

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

Türkiye'nin güney illerini saran orman yangınları ile mücadele günlerdir devam ediyor.

Farklı illerde eşzamanlı olarak çıkan yangınlar hem sabotaj ihtimali, hem de yangın söndürme çalışmaları açısından kamuoyunda uzun süredir tartışılıyor.

Muhalefet tarafından, yangınlara müdahale etmekte geç ve yavaş kalındığı gerekçesiyle Tarım ve Orman Bakanlığına eleştiriler yöneltiliyor.

Eleştirilerin odağında, Türkiye'de "yetersiz sayıda yangın söndürme uçağı olduğu" iddiası yer alıyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise bu eleştiriye teknik bir yanıt veriyor. Pakdemirli, THK uçaklarıyla ilgili tartışmalara ilişkin "Coğrafyaya göre uçak değil de helikopterin daha iyi olduğu kararı alınmış. Bizim THK ile sorunumuz yok. Envanterimizde yangın söndürme uçağı ve helikopteri yok. Bu ezelden beri böyle" ifadelerini kullanıyor.

YANGIN SÖNDÜRMEDE UÇAK MI, HELİKOPTER Mİ ETKİLİ?

Bakan Pakdemirli'nin açıklamasına rağmen medyada yer alan manipülatif haber ve yorumlar nedeniyle aynı konu üzerinde tartışmalar aralıksız devam ediyor.

Ancak sosyal medyada bu konuya nokta koyabilecek yeni mesajlar geldi.

Twitter'da uzun süredir orman yangınları ve yangınlara müdahale konusunda önemli paylaşımlar yapan "Orman Bölge Şefi" isimli hesap üzerinden bu konuya ilişkin kritik uzmanlık bilgileri verildi.

Yangın uçağı ve yangın helikopteri konusunda uzman görüşlerinin yer aldığı o Twitter serisinde şu ifadeler yer aldı;

"Ülkemizde 2009 yılına kadar yangınla mücadelede amfibik uçak değil, havaalanı dolum şeklinde uçak kullanılıyordu. Uçaklar su kaynaklarından değil, sadece havaalanlarında su alımı yapabiliyordu.

2009 yılından itibaren deniz, göl, barajlardan su alabilen amfibik uçakları kullanmaya başladık. Havaalanı dolum uçaklar 1.5 ton su alabilirken, 2009 yılındaki amfibik uçaklar 4.5 ton su alıyordu. 2020 ve 2021 yıllarında ilk kez kullanılan amfibik uçaklar ise 10 ton su alıyor.

Yine ülkemizde 2020 yılına kadar 2.5 ton su alabilen helikopterler kullanılırken, 2020 ve 2021 yıllarında ilk kez 3.5 ton, 7.5 ton ve 10 ton su alabilen helikopterler de kullanılmaya başlandı. Yani özellikle 2-3 yıldır yangınla mücadelede hava gücü ciddi derecede güçlendirildi.

2021 yılında 3 adet amfibik uçak ve 39 adet su atar helikopter kullanılıyor. Kullanılan hava araçlarının toplam su kapasitesi 2018 yılına kadar 80.000 ton iken, 2021 yılı itibariyle 148.000 ton oldu.

Yangınla mücadelede uçak mı yoksa helikopter mi daha kullanışlı sorusuna gelirsek; her iki hava aracının da kendine göre avantajı ve dezavantajı bulunuyor. Helikopterler birçok su kaynağından su alabilirken, uçaklar sadece deniz, göl ve büyük barajlardan su alabiliyor.

Uçaklar hız yaparak özellikle dış yangınlara daha erken intikal ederken, helikopterler kısmen daha geç intikal ediyor. Helikopterlerin manevra kabiliyeti yüksek olduğundan her bölgeye rahatça müdahale edebilirken, uçaklar bunu yapamıyor.

Uçaklar yüksek kapasitede su alabilirken, helikopterler daha düşük kapasitede su alabiliyor. Uçaklar her su kaynağından su alamadığı için su atma süresi uzuyorken, helikopterler birçok su kaynağından su alıyor ve seri şekilde su atabiliyor.

Su kaynaklarının olmadığı ve yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde OGM tarafından tesis edilmiş 4.006 yangın havuzu/göleti bulunuyor. Helikopterler en yakın yangın havuzu koordinatına yönlendiriliyor ve duymadığınız birçok yangın bu sayede büyümeden kontrol altına alınıyor.

Her yangında uçak ya da helikopter kıyaslanıyor ama kara gücü unutuluyor. Kamuoyunda uçak ve helikopterler kadar yer almasa da, kara unsurları en önemli gücümüz. Birçok yangına helikopter ve uçak daha havalanamadan 12 dakika gibi sürede kara araçlarıyla ilk müdahale yapılıyor.

2021 yılı itibariyle 1078 arazöz, 281 su tankeri, 2270 ilk müdahale aracı, 181 dozer ve 501 iş makinası olmak uzere toplam 4311 adet kara unsuruyla yangınlara müdahale ediliyor. Geçen yıllara kıyasla kara gücü de ciddi oranda arttı.

Tüm bunlara ek olarak tüm hem hava hem de kara gücümüzün artmasını tabiki istiyoruz. İklim değişikliği ve küresel ısınma etkisini her yıl daha fazla hissettiriyor. Bu sebeple özellikle son 2-3 yıldır hava ve kara gücümüz ciddi oranda arttırıldı.

Sonuç olarak yangınla mücadelede uçak ve helikopterleri kıyasladığımızda; her ikisinin de olması gerekiyor. Ülkemizin dağlık, engebeli arazi yapısını dikkate aldığımızda ise birçok yangında helikopterlerden çok ama çok daha fazla verim alıyoruz.

Bazı ülkelerin çok fazla miktarda uçakları olmasına rağmen, aylarca yangınları kontrol altına alamadıklarını da görüyoruz. Orman yangını doğal bir afet ve dünyadaki olumsuz etkisini her geçen gün arttırıyor.

Ülkemizin orman yangınlarıyla mücadelede ileri seviyede olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Hava şartlarının yangın için çok müsait olduğu günde iki günde 58 farklı noktada yangın çıkıyor/çıkartılıyor ise bunun mücadelesi tabiki zor olacak ama başaracağız.

Orman Teşkilatı iki gündür cansiparane bir mücadele veriyor. Bir yandan vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği, bir yandan ormanlarımız diğer yandan da ormandaki canlarımız için çabalıyoruz. Sadece yangınlarla savaşmıyoruz aynı zamanda vatanı da savunuyoruz."