Gündem

Türkiye'ye hakaretler yağdıran Ahmet Şık'ın hangi Alman vakıfla ilişkisi var?

Türkiye'ye yaptığı skandal hakaretlerle gündeme gelen TİP'li milletvekili Ahmet Şık'ın Alman istihbaratı ile bağlantılı bir vakıfla ilişkili olduğu iddia edildi. Heinrich Böll Derneği'nin Şık'ın milletvekili seçilmesi için gerekli finansmanı sağladığı ve HDP listesinde seçilebileceği bir sıraya alınmasını sağladığı belirtiliyor.

Katıldığı bir canlı yayında Türkiye Cumhuriyeti'ne 'katil' diyerek büyük tepki çeken ve hakkında soruşturma başlatılan TİP'li milletvekili Ahmet Şık ile ilgili ortaya dikkat çeken bir iddia çıktı. Milletvekili olarak HDP'den seçilen Ahmet Şık'ın Alman federal istihbarat servisi BDN ve federal hükümet tarafından finanse edilen bir dernekle ilişkisi olduğu iddia edildi.

Emre Erciş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Ahmet Şık'ın milletvekili olmasının önünü Heinrich Böll Derneği'nin açtığını söyledi.

Emre Erciş, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"İşte Türkiye’de faaliyet yürüten Friedrich Ebert, Friedrich Naumann, Heinrich Böll,Konrad Adenauer, Alexander von Humboldt, Hans Seidel gibi Alman Vakıfları da doğrudan bu istihbarat ağının içinde yer alıyor ve BND adına espiyonaj, ajitasyon,sabotaj gibi faaliyetler yürütüyor.

Alman Prof.Dr. Schmidt Eenboom, “Undercover” isimli kitabında, Alman siyasi partilerin kendi bünyelerinde faaliyet yürüten vakıfların, birinci derecede Federal yönetim tarafından finanse edildiği ve hedef ülkenin sivil toplumunu oluşturduğu belgelerle anlatılmakta.

BDN ve Federal Hükümet tarafından finanse edilen, Alman parlamentosunda faaliyet yürüten partilerden birisi olan “Yeşiller Partisi”nin Türkiye’deki temsilcisi, Heinrich Böll Derneği. Bu vakıfla birlikte Alman Yeşiller Partisi’nin Türkiye’deki partneri, PKK’nın siyasi kolu HDP.

Heinrich Böll Derneği, 1988’de Berlin’de kuruldu. Derneğin Almanya kolu, 2 alanda faaliyet yürütüyor. Birinci alanı, apolitik çevre projeleri kapsamında Almanya’da yaşayan “Yabancılar” olurken ağırlık verdiği ikinci faaliyet alanıysa Almanya’da yaşayan Kürt kökenli Türkler.

Dernek,2. faaliyet alanı kapsamında Türkiye karşıtı tüm etnik, ideolojik ve dinsel yapıları bir çatı altında toplamaya çalışıyor.Bu kapsamda,“Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı-BfV”, İçişleri, Dışişleri Bakanlığı, akademiler,bunlara bağlı haber ajanslarıyla birlikte çalışıyor.

Derneğin Almanya’daki faaliyetlerinin finansörü, İçişleri Bakanlığı’nın “Global Fonları”. Derneğin asıl faaliyet alanı, Almanya için stratejik öneme sahip olan, başta ülkemiz olmak üzere, “Arka Bahçe” olarak kodlandırılan ülkeler. Her yıl yüz milyonlarca Euro fon sağlanıyor.

1994'te Türkiye’de faaliyete geçen dernek “İnsan ve Azınlık Hakları, Çevre Sorunları ve STK’ların Küreselleşmesi” başlıkları altında 3 alanda faaliyet yürütüyor.Dernek tarafından en yoğun mesainin harcandığı alan, “İnsan ve Azınlık Hakları” adı altında yürütülen çalışmalar.

Türkiye'de faaliyet yürüten Heinrich Böll Derneğin'in yöneticileri arasında yer alan ve Almanya İçişleri Bakanlığı ile BND'nin örtülü ödeneklerinden sağlanan milyonlarca Euroluk fonlarına dağıtan isim, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ın eşi Yonca Verdioğlu.

TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ı aslında hepimiz FETÖ mağduru olarak tanırız. Oysa Ahmet Şık'ın geçmişi çok az yerde detaylı yer alır. Bunlardan birisi de şuan yayından kaldırılmış olan Oda TV'deki "Emniyet Dinlemeleri Utah Üzerinden mi Sızdırılıyor" başlıklı haber.

Oda TV tarafından yayından kaldırılan haberde yer alan bilgilere göre, FETÖ'nün TSK'ya kurduğu kumpaslarda rol alan, Utah üzerinden FETÖ'cüler tarafından gönderilen belgeleri kamuoyuna servis eden isimlerden birisi de Ahmet Şık.

Ahmet Şık'ın seçilmesi garanti yerden Milletvekili adayı yapılmasında en önemli rolü oynayan hiç kuşkusuz Almanya Gizli Servisi BND ve İçişleri-Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen Heinrich Böll Derneği'nin yöneticilerinden ve kasayı elinde tutan eşi Yonca Verdioğlu.

Ahmet Şık TİP'e transfer olmadan önce HDP'nin Milletvekiliydi ve TBMM'de oluşturulan "Adalet Komisyonu"nun da bir üyesiydi. Yani, kanunlar ve tekliflerle ilgili tüm çalışmalara dahil olup bir çok belgeye erişim sağlayabilen bir isimdi.

Daha önemlisi HDP ile Alman Yeşiller Partisi ve Heinrich Böll Derneği'nin mevcut olan organik ilişkisi. Heinrich Böll Derneği, Almanya'daki faaliyetlerinde Almanya'nin iç siyasetine karışamazken Türkiye'de bırakın siyasete karışmayı, HDP'nin kimi aday göstereceğini belirliyor.

HDP'nin PKK ilişkisi, "Buz Dağı"nın görünen yüzü. O dağın arka ardında Alman Gizli Servisi BND, MI6 koordinesindeki CEFTUS var ve TBMM üyesi HDP Milletvekilleri, önce Alman Yeşiller Partisi ardından Heinrich Böll Derneğiyle Alman ve İngiliz Gizli Servisiyle ilişkili.

Türkiye'de faaliyet yürüten Alman Vakıflarına bir çözüm bulunmazsa biz onların röntgenini çekeceğimize onlar bizim röntgenimizi çekmeye devam edecek. Dahası, doğrudan BND ile ilişkili şahıslar Milletvekili olur ve Türk Devletine 'Terörist ve Katil' demeye devam eder...!"