Gündem |

Türkiye’nin kapkara mahalle baskısı tarihi: “Kanal İstanbul’u bu yüzden savunamıyorlar”

Muhalefetin iktidarla ilgili olumlu sözler söyleyen sanatçılara, bilim insanlarına, iş insanlarına uyguladığı mahalle baskısı bir kez daha gündeme geldi. Araştırmacı İdris Kardaş, Kanal İstanbul'un yapımını savunan akademisyenlerin bu baskıdan çekindiği için TV'lerde konuşamadığına dikkat çekti.

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

Hükümetin hizmetlerini takdir eden her kesimden insanın, basında, sosyal medyada linç edilmesinin akademisyenleri baskı altında tuttuğuna dikkat çeken araştırmacı İdris Kardaş ile Korkusuz yazarı Barış Yarkadaş arasındaki polemik, muhalefetin linç kültürünü yeniden tartışmaya açtı.

Araştırmacı İdris Kardaş ile Korkusuz yazarı Barış Yarkadaş ilk olarak Haber Global'in canlı yayınında karşılaştı. Kardaş'ın "Kanal İstabul'un yapımını destekleyen 240'ın üzerinde bilim insanı var" sözleri üzerine Yarkadaş, "Öyleyse neden çıkıp TV'lerde savunmuyorlar" sorusunu sordu. İdris Kardaş ise buna "Muhalefetin baskısından dolayı konuşamıyorlar" şeklinde yanıt verdi.

KÖŞESİNE TAŞIDI

Barış Yarkadaş, dünkü köşe yazısında İdris Kardaş ile yaşadığı diyaloğu yazdı. Yarkadaş, Kardaş'ın gerekçesinin 'içi boş' olduğunu savunarak şunları söyledi:

"Allah aşkına siz söyleyin! Muhalefet “adı var kendi yok” bilim insanlarına ne yapabilir? Düşüncelerini beğenmedikleri bilim insanlarını gözaltına mı aldırtacaklar? Yoksa işten mi kovdurtacaklar? Ya da Melih Bulu gibi yapıp üniversitenin kapısına kilit vurarak okula mı aldırtmayacaklar?

Bunların hiç birinin olmayacağını, muhalefetin bunları yapabilme gücünün de niyetinin de olmadığını hepimiz biliyoruz. Sanırım, bu sözde bilim insanları baskıdan değil, utandıklarından ortaya çıkmıyor ya da çıkamıyor! Veya, bahsi geçen sayıda bilim insanı aslında yok!"

MUHALEFETİN LİNÇLERİNİ TEK TEK SIRALADI

Araştırmacı İdris Kardaş ise bugün Twitter hesabından yaptığı paylaşımda muhalefetin farklı isimlere uyguladığı linçleri tek tek sıraladı. Yarkadaş'a "verimli bir tartışma konusu açtığı için" teşekkür eden Kardaş, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

Barış Yarkadaş, birlikte katıldığımız tv yayınında
"Kanal İstanbul’u akademisyenler neden çıkıp savunmuyor" sorusuna karşı "linç edilmekten çekiniyorlar" cevabımı köşesine taşımış. Kendisine teşekkür ederim verimli bir tartışma konusu.

Geçmiş örneklere bakalım mı?

Hemen herkesin sevdiği MFÖ’nün solisti Mazhar Alanson “Peygamberime de aşığım” dediği için ve Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü’nü aldığı için linç edilen ve sonrasında konserleri iptal edilen önemli bir sanatçımız.

Bülent Ortaçgil mesela. Usta müzisyen, 24 Haziran'daki seçimlerde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzde 52 civarında oy aldığını belirterek "Muhalefet bunu kabul etmeli” dediği için muhalif mahalleden büyük linç yedi.

Sadece iktidarı olumlamanız değil muhalefeti en ufak eleştirmeniz bile linç edilmeniz için yeterli olabiliyor. Feridün Düzağaç böyle biri sanatçı. FD adlı şarkısı HDP tarafından izinsiz kullanılınca bunu eleştirdi ve muhalif mahalleden ağır linç geldi. Twitter hesabını kapattı.

60 yıllık sanatçı Özdemir Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülü aldığı için linç edildi. Başka bir zaman da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğum günü kutlamasına katıldı diye linç edildi, konserlerine boykot çağrıları geldi ve biletleri iade edildi.

Hemen her kesimin şarkılarıyla büyüdüğü 45 yıllık sanatçı solcu Selda Bağcan, kendi mahallesindeki linç kültürünü şöyle anlatıyor bir röportajında. "Bizim sol kesim sağdan daha tutucu. AKP’li belediyenin konserine gitsen üzerine çarpı atarlar."

Yılların sanatçısı İlhan Şeşen; "Sağlık sistemi çok kötüydü, düzelttiler. Eskiden SSK hastanelerinde yılan gibi kuyruklar olurdu, girmezdiniz. Muayene olmak ölümden beterdi. Sağlık sistemi şimdi iyi” dediği için linç edildi. AKP’li değilim diye açıklama yapmak zorunda kaldı.

Yine sol kesimin çok sevdiği yılların sanatçısı Derya Köroğlu “Sol halkın taleplerine daha iyi kulak vermeli” dediği için kendi mahallesi tarafından linç edildi. Linçten bezdiği için röportajda o kısmı inkar etti. Gazete ise ses kaydını yayınladı.

Sinemamızın tartışmasız büyük ustası 79 yaşındaki Şener Şen, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat ödülünü aldığı için yine muhalif mahallede linç edildi. Linç edilmek için iktidarı övmeniz gerekmiyor, ödül de alamazsınız. Şener Şen ödülünü ironik bir şekilde toplumsal barışa adamıştı.

Sermiyan Midyat, Türkiye’de hükümetin pandemi sürecindeki başarısını anlattığı videosunda “beni tanıyorsunuz övgüsünün eleştirisinin nereye gideceğini hesap etmeden konuşan bir deli kardeşinizim” demek zorunda kalmıştı. Linç yine de geliyor tabi. Ahmet Hakan köşesine taşımıştı.

Yılların Erkan Oğur’u İbrahim Kalın ile çalışma yaptı diye kendi mahallesinden linç yedi. Linç öyle büyüktü ki gururunu ayaklar altına alma pahasına “İçimin bir köşesi cız etmişti. Bu benim hatam, hatasız insan gösterin” diye açıklama yapmak zorunda kaldı.

Konserine CB Erdoğan katıldı diye dünyaca ünlü sanatçı Fazıl Say da ağır lince uğradı. Açıklamasında; "Benim için çok can acıtıcıydı, yıpratıcıydı, kırıcıydı. Aylarca içime kapandım. Bu dostlarla her şey bitti, yollar bir daha düzelmemek üzere ayrıldı. Sanki suç işlemişim gibi"