10 Mayıs 2021
12 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
2 sa 6 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 04:01 Güneş 05:45 Öğle 13:06 İkindi 16:59 Akşam 20:17 Yatsı 21:53
Gündem

Acımasız hırs çağı

"Türkiye'nin bilge insanları sahaya inmeli"

Tüm dünyada büyük bir değişim ve gelişim süreci yaşanırken Türkiye'de değişen dünyada daha güçlü bir konuma gelmeye çalışıyor. Yeni Şafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül, Türkiye'nin bilge insanlarının sahaya inmesi gerektiğini belirterek, "Birikimlerini, donanımlarını Türkiye için harekete geçirmeli" dedi.

Yeni Şafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül bugünkü köşe yazısında Türkiye'nin bilge ve entellektüel insanlarına çağrı yaptı. Karagül, bilge insanların öne çıkması gerektiğini belirterek, "Ülkemizin varlıklarının, değerlerinin sadece ekonomik, siyasi, güvenlik eksenli olduğu kanaati genişletilmeli. Sadece teknoloji, sadece iletişim, sadece zenginlik ölçütlerine kısılıp kalmadan bütün yönleriyle ülkenin, milletin yükselişine imza atılmalı" ifadelerini kullandı.

İbrahim Karagül'ün yazısından ilgili bölüm şöyle:

"Türkiye’nin bilge insanları sahaya inmeli.

Birikimlerini, donanımlarını Türkiye için harekete geçirmeli.

Yüzlerce yıllık bilgi, birikim, derinlik, miras, akıl, hafıza, yüz yıl sonra yeniden ayağa kalkan ülkemiz ve milletimiz için, geleceğimiz için, yarınlara bırakılacak güçlü miras için risk almalı, öne çıkmalı, çıkarılmalı.

Bu fedakârlığın, en üst insani ve milli değer olduğu gerçeği ile sorumluluk hissedilmeli.

Türkiye’nin yükselişine imza atın

Ülkemizin varlıklarının, değerlerinin sadece ekonomik, siyasi, güvenlik eksenli olduğu kanaati genişletilmeli. Sadece teknoloji, sadece iletişim, sadece zenginlik ölçütlerine kısılıp kalmadan bütün yönleriyle ülkenin, milletin yükselişine imza atılmalı.

Kültür de, sanat da, mimari de, felsefe de, medeniyet de, yaşam konforu da güç ve imkândan beslenir. Savunma, ekonomi, teknoloji nasıl güç üretiyorsa, nasıl güçten besleniyorsa diğerleri de öyle üretmeli, ürettiğini paylaşmalı, Türkiye’nin canlı hayatına sunmalı.

Tehditler ve tehlikeler yenilendi. Acımasız hırs ve çılgınlıklar çağı.

İnsanlığın belirsizliklerle dolu bir geleceğe yöneldiği, birçok ülkenin gücünün eridiği, her milletin geçmişinden bir şeyler bulmak için kendine yöneldiği, güçlü bir gelecek kurabilmek için her türlü arayışa girdiği yılları yaşıyoruz.

Sadece Covid-19 salgınının ülkeleri tüketebildiği, toplumsal psikolojiyi çökertebildiği, siyasi otoriteleri sarsabildiği, ülke bütünlüklerini tehdit edebildiği bir dünyada, tehditler, tehlikeler yenilenmiştir. Bir adım sonrasında belki de insanlık çok daha büyük sıkıntılarla yüzleşecek.

Dünyadaki güç düzeninin dağıldığı, yeniden yapılanamadığı, dengenin bozulduğu, adaletsizliğin korkunç boyutlara ulaştığı, insan ırkının en acımasız hırs ve tamahının kitleleri yok edebilecek ölçüde çılgınlaştığı, bunu sınırlayacak hiçbir mekanizmanın kalmadığı bir “yeni hayat”a uyandık.

Sadece devletin görevi değil. Ülke direncini, dayanışmayı sarsar, çok ağır yaralar alırız.

Şimdi; bu hayata tutunmanın yollarını, araçlarını, imkânlarını, donanımlarını arıyoruz. Böyle bir dünyada Türkiye’yi büyütmek, ayakta tutmak, ortak iyiliğimizi, ortak imkânlarımızı ve ortak geleceğimizi güvenceye almak sadece siyasilerin, hükümetin sorunu değil.

Türkiye’yi korumak sadece askerin, polisin mücadelesiyle sınırlı değil. Sadece Ar-Ge merkezlerinde harıl harıl “yeni” bir şey üretmeye çalışanların görevi değil.

Bütün beklentiyi devlete hasretmek, bu seferberliğe katılmamak, katkıda bulunmamak, imkân ve araçları alana hasretmemek toplumsal dayanışmayı, ülke direncini sarsar. Bunu yaşayan her ülke, bu olağanüstülükler çağında ağır yaralar alacak."

 

YAZININ TAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Günün Videosu
Sarıkamış’ta bir gazeteci 3 yavru boz ayıyı eliyle besledi. Yavru ayılardan biri gazetecinin yakınına kadar giderken, olayı videoya kaydeden kişinin ayıya 'Pakize' ismiyle seslendiği görüldü.
Yorumlar