Ekonomi |

Türkiye’de elektrikli araç pazarı büyüyor: Yüzde 352 arttı

Türkiye’de elektrikli araç pazarı son dönemde büyüme ivmesini büyük oranda artırdı. . 2021 yılında 2 bin 849 adet elektrikli otomobil satılırken, 20 bin 915 adet hibrit model satıldığı kaydedildi. Elektrikli araç satışındaki artış bir yılda yüzde 352’yi buldu. Uzmanlar, TOGG’un satışa çıkması ile birlikte büyümenin katlanarak artacağı görüşünde…

İklim değişikliği ve fosil yakıtlarda yaşanan maliyet artışı, tüketicileri elektrikli otomobillere yönlendiriyor. Ülkemizde de bu araçların pazar payı her geçen gün artmaya devam ediyor. 2021 yılında 2 bin 849 adet elektrikli otomobil satılırken, 20 bin 915 adet hibrit model satıldığı kaydedildi. Bu veriler elektrikli ve hibrit araçların pazar payını bir yıl önceye oranla artırdığını gösteriyor. 2020 yılında 17 bin 780 hibrit ve elektrikli araç satılmıştı.

Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği Başkanı Berkan Bayram, Türkiye’de satış oranlarının geçen yıla oranla arttığını ama bu artışın henüz yetersiz olduğunu belirtti. Milliyet Gazetesi Dış Haberler Müdürü ve Otomotiv Editörü Levent Köprülü ise teşviklerin artması gerektiğini, “Elektrikli araçların yaygınlaştırılmasına ilişkin daha fazla teşvike ve eyleme ihtiyacımız olduğu kesin” sözleriyle ifade etti.

ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN SAYISI ARTTI

TEHAD verilerine göre, 2021 yılında Türkiye otomotiv pazarında 772 bin araç satış gerçekleşti. Bir önceki yıla göre otomotiv pazarında yüzde 2,54'lük düşüş yaşandı. Tüketicilerin elektrikli ve hibrit otomobilleri tercih etme oranı ise her yıl giderek artıyor. Türkiye’de 2021 yılında 2 bin 849 adet elektrikli otomobil satıldı. Bu rakam 2020 yılında 844 adetti. Hibrit otomobil sınıfında ise 20 bin 915 adet satış gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları ise yüzde 325,2 artış gösterdi.

Milliyet gazetesinde yer alan habere göre, Berkan Bayram, tüketicilerin elektrikli ve hibrit araçlara yönelmesi konusunda teşvikler verilmesinin bu alandaki ilerlemeyi hızlandırabileceğini belirtti. Dünya genelinde elektrikli araçların tercih edilmesi için ciddi teşviklerin olduğunun altını çizen Bayram, Türkiye’de henüz buna benzer bir çalışma olmadığını söyledi. Bayram “Ülkemizde elektrikli araçlar özelinde maalesef bir teşvik mevcut değil. Birçok ülke bu araçların alımını ciddi şekilde teşvik ediyor. Elektrikli araç satış rakamlarının fazla olduğu birçok ülkede, bu araçlara sıfır vergi uygulanıyor” dedi.

Berkan Bayram buna benzer çalışmaların Türkiye’de de yapılması gerektiğinin önemli olduğunu vurguladı ve “2020 yılında Avrupa'da satılan 1,4 milyon elektrikli araç rakamına ciddi vergi teşvikleriyle ulaşılabildi. Bu konuda Türkiye de vergi düzenlemesi başta olmak üzere çeşitli düzenlemeler yapmalı” şeklinde konuştu.

Levent Köprülü ise toplu alım yapan şirketlerin de bu satışlarda önemli etkisi olduğunu düşündüğünü söyledi. Köprülü, “Tamamen elektrikli modellerin yaygınlaşmasında, özellikle lüks markaların birbiri ardına Türkiye’de satışa sunduğu modellerin etkili olduğu, bunun bir trend haline geldiğini düşünüyorum. Bununla birlikte yine karbon ayak izini düşürmek isteyen şirketler de elektrikli araç alımına yöneldi” dedi.

Hali hazırda elektrikli araçlara teşvik yönünde bazı düzenlemeler yapılmaya çalışıldığını söyleyen Köprülü, Glasgow İklim Zirvesi kararlarını hatırlattı. Levent Köprülü, “Glasgow’da attığımız imza nedeniyle çevre için hızlıca aksiyon almamız gerekiyor ve bunların başında da elektrikli araçlara geçiş geliyor" yorumunu yaptı.

ALTYAPI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Türkiye genelinde elektrikli araçların kullanımını kolaylaştırmak için altyapı çalışmaları da tüm hızıyla sürüyor. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından hazırlanan "Elektrikli Araç Şarj Üniteleri ve İstasyonları-Kurulum ve Güvenlik Gerekleri Standardı" yönetmeliği doğrultusunda şarj istasyonlarının kurulacağı alanlara yönelik belirleme çalışmaları sürüyor.

Berkan Bayram altyapı çalışmalarının çok büyük önem taşıdığını belirtti. Bayram, "Ülkemizde elektrikli araç pazarının başlangıç tarihi olarak 2011 yılını baz alabiliriz. Bu tarih itibarıyla günümüze kadar toplam 8 bin elektrikli araç yola çıktı. Yani toplam pazarın yıllık 770 bin adet olduğu ülkemizde, 8 bin adetlik elektrikli araç parkının ülkemiz altyapısına herhangi bir olumsuz etkisi bulunmuyor. Ancak bu durum elektrikli araçların sayısının artmasıyla birlikte değişim gösterecektir. Zaten bu konunun da farkında olunduğu için ilgili kurumlar altyapı ve şarj istasyonlarını ihtiyacı karşılayacak şekilde düzenlemeye devam ediyor” dedi.

Levent Köprülü ise çalışmaları umut verici bulduğunu söyledi. Köprülü, “Şu an elektrikli araçların fiyatlarındaki yükseklik ve şarj noktalarının azlığı, tüketicilerin bir miktar soğuk bakmasına neden oluyor. Son dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren bazı büyük şirket ve holdinglerin elektrikli araç şarj alt yapısı konusundaki hamleleri cesaret verici. Büyük elektrik firmaları, kurdukları şirketlerle şarj istasyonu atağı başlatırken, son dönemde önemli markalara ait özellikle de şehirlerarası yollarda bulunan benzin istasyonlarında şarj noktaları oluşturulması bence güzel bir çaba. Bu çalışmalar bir süre sonra araç fiyatlarını da uygun hale getirecektir ve tüketiciler bu araçlara yönelecektir" detaylarını paylaştı.

'TOGG ÖNEMLİ BİR BASAMAK OLACAK'

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen TOGG otomobillerinin Türk otomotiv sanayisine önemli katkılar kazandıracağının altını çizen Bayram, “TOGG çok kapsamlı bir proje. Bu yıl fabrikası faaliyete geçecek. TOGG, Türk otomotiv sektörüne birçok yeni yetenek kazandıracak. İlk seri üretim araçların 2023’ün başında yollarda olmasını bekliyoruz. Bu süreye kadar şarj istasyonları ve bakım merkezleri gibi çalışmalarda çoktan başladı diye tahmin ediyorum" diye konuştu.

TOGG projesinin büyük potansiyeli olduğunu söyleyen Levent Köprülü de, “TOGG projesi Türk tüketicisi için teşvik edici bir unsur olarak görülebilir. Zira yerli olması sebebiyle de tercih edilebileceğini umuyorum. TOGG’un üretmeyi planladığı araçlarda bulunacak teknolojik özellikler, yabancı markaları tercih edenleri bile cesaretlendirebilir” diyerek projeden umutlu olduğunu vurguladı.

DÜNYA YENİ BİR DÖNEME GİRİYOR

Elektrikli otomobillerin küresel otomotiv sektöründe köklü bir değişime kapı araladığının altını çizen Berkan Bayram, TOGG’un bu açıdan büyük bir avantaja sahip olduğunu belirtti. Bayram, “Elektrikli araçlara geçiş aslında daha uzun vadede gerçekleşecekti yani tahmin edilen buydu. Yapılan tüm öngörü raporları 2030'lu yıllar ile birlikte elektrikli otomobillerin pazara hakim olacağını tahmin ediyordu ama bu sektöre yeni giren markalar otomobil üretiminde söz sahibi olan büyük markalara galip geldi ve elektrikli araçlar hayatımıza daha hızlı girdiler. Bu sebeple son 3 yıldır Avrupa'da ve Çin'de çok hızlı bir dönüşüm başladı. Şu anda dünya elektrikli otomobil pazarı 10 milyon adetlik psikolojik sınıra ulaşmış durumda. Bu pazar her yıl katlanarak artıyor. 2012 yılında sadece 2 bin 200 adet araç satabilen Tesla, 10 yıllık süreçte 3 kıtada 6 fabrikaya ulaştı. 2021 yılını ise hedeflediği 1 milyon adetlik satış rakamı ile kapattı" dedi ve sektörün önemli değişikliklerin eşiğinde olduğunu söyledi.

Elektrikli otomobil üretimi gerçekleştirerek otomotiv pazarına giren markaların sektördeki üretim alışkanlıklarını değiştirmeye başladığını vurgulayan Bayram, TOGG’un da sektördeki yeni üreticilerden biri olduğunu ve bu sebeple avantajlı olduğunu söyledi. Bayram, TOGG hakkında “Projenin başarısı, dünyayı ne kadar kavrayabildiği ile doğru orantılıdır. Proje için en büyük tehdit ise kısa vadeli başarı umudunun peşinden koşarak geleneksele yenilmesi ile olabilir. TOGG’un elektrikli araç pazarında büyük hedefleri olan bir marka olacağını ve beklentileri karşılayacağını umut ediyorum” sözlerini kullandı.

Elektrikli otomobillerin gelişmeye devam ettiğini ve geçiş sürecinin henüz tamamlanmadığını belirten Levent Köprülü, “Satışlar artmış olsa da henüz istenilen seviyede değil. Yani bu dönüşümün çok yavaş ilerlediğini söylemek mümkün. Hemen her marka, tamamen elektrikli otomobiller konusunda çalışma yürütüyor. Hatta bazıları, elini çabuk tutmak için birkaç markayla iş birliği yaparak geliştirme ve üretime hazırlama sürecini kısaltmaya çalışıyor. Dolayısıyla bu ortamda TOGG’un yeri, aslında tüm bu gelişmelerin tam da merkezi. Zira bu dönem, elektrikli araçların ve araç içi teknolojilerinin halen geliştirilme aşamasında olduğu bir dönem. TOGG, yıllar önce yapılmış ve tamamlanmış değil, henüz daha gelişmekte olan bir yapıya doğuyor. Hem de dünyadaki benzer rakipleri gibi. Bununla birlikte aynı zamanda teknoloji geliştiren bir marka olduğundan sadece elektrikli otomobil değil, teknoloji satan bir marka olarak da bilinecek" şeklinde konuştu.