9 Nisan 2020
13 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 1 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 04:58 Güneş 06:27 Öğle 13:11 İkindi 16:50 Akşam 19:44 Yatsı 21:08
Gündem

Türkiye'de aşı çalışmaları ne durumda?

Virüs uzmanı Virolog Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz, virüsle mücadelenin en önemli unsurlarından olan el temizliği sırasında kullanılan malzemeler ve sürelere ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle dezenfektanlara karşı vatandaşları uyaran Hasöksüz, kaynar suyun da virüslere karşı iyi bir temizleyici olduğunu ancak sadece yüzey temizliklerinde kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Hasöksüz, Türkiye'deki aşı çalışmaları hakkında da bilgi verdi...

SuperHaber
SuperHaber

CNN Türk'te Başak Şengül'ün hazırlayıp sunduğu Gece Görüşü'nde korona virüsle mücadele ele alındı. 

Bu çerçevede virüse karşı önerilen tedbirlerin başında gelen el hijyeni başta olmak üzere aşı çalışmaları gibi merak edilen birçok konu uzmanlar tarafından değerlendirildi. 

Programda İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi VİROLOJİ Anabilimdalı Öğretim üyesi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz de konuklar arasındaydı. 

Hasöksüz ilk olarak el hijyeni konusunda kullanılan malzemeler ve etkileri konusunda bilgi verdi. 

Normal sabunlarla yapılan temizliğin 40 saniye, antibakteriyal etkili sabunlarla ise 20 saniye kadar sürmesinin daha faydalı olacağını ifade eden Hasöksüz, ellerin yıkanması sırasında yapılanın eldeki gözeneklere girmiş olan virüsleri sabun ve suyla elden akıtmak olduğunu ifade etti. 

Alkolün virüslerin hücre duvarını parçalamada çok daha kısa sürede etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hasöksüz, el dezenfektanları konusunda ise çekincesi olduğunu ifade etti. 

El dezenfektanlarından fazla kullanılmasından endişe duyduğunun altını çizen Hasöksüz bunun nedeninin ise dezenfektanlar içerisinde hücrenin yapısını bozan maddeler bulunması olduğunu söyledi. 

El dezenfektanlarının virüs ya da bakterilerin hücre yapısını bozarken aynı zamanda elin dış yüzeyindeki epidel dokuya da zarar verebileceğini belirten Prof. Hasöksüz bu nedenle dezenfaktanların kullanımının ardından mutlaka ellerin suyla yıkanmasını tavsiye etti. 

Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz, Hakan Bayrakçı'nın sorusu üzerine sıcak suyun virüslerin temizlenmesinde etkili bir yöntem olduğunu söyledi. Kendi operasyon odalarında temizliği buharla yaptıklarını ifade eden Hasöksüz, bir insanın ancak 42 dereceye kadar sıcaklığa dayanabileceğini ifade ederek, kaynar suyla ellerin temizlenmeye kalkılmamasını istedi. 

Eğer deterjan ya da dezenfektanın olmaması halinde kaynar suyun virüs bulaşmış yüzeylerin temizlenmesinde kullanılabileceğinin altını çizdi. 

Türkiye'de aşı konusunda Teknokoji Bakanlığı'nın devrede olduğunu ifade eden Prof. Hasöksüz, şu anda oluşturulan ekibin hangi tip aşı ve kimlerle yapılacağına ilişkin bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. 

ABD'de yapılan çalışmalarda ele alınan rekonminant aşılar konusunda çekincesini belirten Prof. Dr. Hasöksüz, koronovirüs açısından bu tip aşıların soru işareti taşıdığını ifade etti. Bunun sebebini ise virüsün yüksek değişme (mutasyon) özelliği olarak açıkladı. Bu nedenle bu tip aşıyı iyi düşünüp, iyi planlamak gerektiğinin altını çizdi. 

Aşı çeşitleri içerisinde inaktif denilen bir tür olduğunu belirten Hasöksüz, virüsü çoğaltıp, öldürdükten sonra kullanılması esasına dayanan bu aşının şöyle bir avantaj sağladığını söyledi: "Eğer mutasyon değişse, ona karşı antikor zayıf olsa dahi virüsün diğer kısımlarında sabit noktalar var nükleprotein gibi o zaman oluşan antikor kullanılabilir."

Yorumlar