Gündem |

Türkiye ziyaretinde Kürt vekillere ne dedi?

ABD Başkan Adayı Joe Biden'ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan skandal açıklamaları tartışılmaya devam ediyor. 2016 yılında Türkiye'ye 2 kez gelen Biden'ı yakından takip eden gazeteci Kübra Par, başkan adayının söylemlerinin yıllar içinde bir değişiklik göstermediğini, o dönemde de terör örgütü PYD'yi desteklediğini yazdı. Par, yazısında 4 yıl önce Kürt vekillerle yapılan toplantıda nelerin konuşulduğunu da kaleme aldı.

ABD Başkan adayı Joe Biden, Türkiye'de muhalefeti destekleyerek iktidarı devirme planını "Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan'a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz." sözleriyle anlattı.

2016 YILINDA 2 TÜRKİYE ZİYARETİ

Biden'ın skandal sözlerini bugünkü köşesinde kaleme alan Habertürk yazarı Kübra Par, Joe Biden'ın Başkan Yardımcılığı görevinin son döneminde, 2016 yılında Türkiye’ye yaptığı 2 ziyarete değindi.

Biden’ın 22 Ocak 2016’daki ziyaretinin yakın tanıklarından biri olan Par, "Joe Biden’a eşlik eden eşi Jill Biden ile özel bir röportaj yapmıştım. Hatta 2 gün boyunca, İstanbul’daki programlarında yanındaki tek gazeteci bendim." dedi.

KÜRT MESELESİ ÜZERİNE BİR YUVARLAK MASA TOPLANTISI

22 Ocak 2016’da Biden'ın, hükümet ile resmi görüşmelerinin yanı sıra yarı sivil başka görüşmeler de yaptığını belirten Par, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir grup bölge milletvekili ile Kürt meselesi üzerine bir yuvarlak masa toplantısı yapmıştı.

Sonra da, aralarında gazeteciler Kadri Gürsel ve Aslı Aydıntaşbaş, öğretim üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, Osman Kavala'nın da bulunduğu sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle buluşarak basın ve ifade özgürlüğü temalı bir görüşme yapmıştı.

Ayrıca o dönemde cezaevinde olan Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar, Rakel Dink ve Türkan Elçi gibi sembol isimlerle de buluşmuştu.

Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirilen mutat bir diplomatik görüşmenin ötesinde, hükümete mesajlar içeren bir programdı yani.

Biden’ın 9 ay önce yaptığı konuşma şimdi Türkiye gündemini sarsınca o günleri yeniden hatırladım.

Ve aklımda şu soru belirdi; Biden’in 2020 Aralık ayında Kürtler, Erdoğan ve Türkiye muhalefeti üzerine sarf ettiği sözler ile ondan tam 4 yıl önce, 2016 yılının Ocak ayında İstanbul’a yaptığı ziyaret arasında bir bağlantı var mıydı?

Daha doğrusu görüşlerinde bir değişiklik var mıydı?

Biden’ın 2016'daki ziyaretinin temel meselelerinden biri Suriye’deki Kürtlerin durumuydu.

Türk hükümetinin itirazlarına rağmen Suriye’de DAEŞ'le mücadele için PYD’ye destek vermekte kararlıydılar.

İşte bu yüzden Biden’ın Kürt meselesi başlıklı bir toplantı düzenleyip tüm partilerden vekiller davet etmesi manidardı.

AK Parti'den Galip Ensarioğlu, Orhan Miroğlu; CHP'den Sezgin Tanrıkulu, Fikri Sağlar; HDP'den Ayhan Bilgen, Altan Tan ve Leyla Zana katılmıştı. MHP'den Oktay Vural ise zehir zemberek bir açıklama yaparak katılmayı reddetmişti.

Peki o gün Biden vekillerle ne konuşmuştu? Şimdi çok tartışılan sözlerine benzer bir şey söylemiş miydi?

Toplantıya katılan birkaç ismi arayıp sordum.

Orhan Miroğlu’nun anlattığına göre Biden görüşmeye şu sözlerle başlamış:

“ABD çıkarlarının ne olduğunu biliyorum ama bu çıkarların Türkiye’nin milli çıkarlarıyla örtüştüğünden emin değilim.”

Konuşmanın devamında ise Suriye’de Kürtleri desteklemekte kararlı olduklarını belli etmiş.

Biden’ın kanserden ölen oğlu Beau Irak’ta savaşmıştı. Toplantıda onu da anımsatarak, “Şimdi küçük oğlum Hunter’ı Suriye’ye göndermek için ikna edemem” diyerek ABD askerinin DAEŞ'le mücadelede sahada olmasını istemediklerini anlatmış.

Lafın kısası Biden o zaman da Türkiye’ye karşı PYD’nin yanındaydı. Düşünce ve basın özgürlüğü konusunda Erdoğan’ı eleştiriyordu. Sözleriyle olmasa bile görüşmeyi seçtiği isimlerle muhalefeti desteklediğini işaret ediyordu.

Fakat o zaman 15 Temmuz darbe girişimi henüz yaşanmamıştı ve ABD’nin iç siyasetimize müdahalesi konusunda kamuoyunda bugünkü kadar yüksek bir hassasiyet yoktu.

Yani Biden’ın düşünceleri değişmemiş olabilir ama atladığı çok önemli bir şey var: iktidarıyla muhalefetiyle Türkiye artık dış müdahale konusunda çok daha uyanık bir ülke."

PAR'IN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ