29 Ekim 2020
18 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
44 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 05:59 Güneş 07:25 Öğle 12:53 İkindi 15:43 Akşam 18:11 Yatsı 19:31
Gündem

AB’den itiraf gibi sözler

TÜRKİYE İMPARATORLUĞU KORKUSU!

SuperHaber programcısı - Gazeteci Metehan Demir ile SuperHaber YouTube Koordinatörü Barış Özkan, Doğu Akdeniz’de yaşanan son gelişmeleri konuştu…

Doğu Akdeniz’de gerilim sürerken AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa Parlamentosu’nda çok dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Borrell, “Eski imparatorluklar geri gelmeye başladı. Bunlardan 3’ü Rusya, Çin ve Türkiye. Bunlar küresel ve bölgesel yaklaşımlarla eskinin büyük imparatorlukları. Bu durum, bizim için yeni bir ortam sunuyor.” İfadelerini kullandı.

Üzerinde çok da durulmayan bu açıklamanın önemine işaret eden Metehan Demir, "Josep Borrell, bu ifadeyi söylediği zaman işin rengi değişir. Çünkü Avrupa Birliği adına konuşmaya yetkili her ağzından çıkan şey, Avrupa Birliği’ni temsil eden politikaları yansıtıyor. Borrell’in bu ilk açıklamaları değil, bir önceki açıklamasına bakalım. İşin rengi iyice değişsin.Borrell, dedi ki 'Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de artan nüfusuna dikkat çekiyor ve eski imparatorluklar geri gelmeye başlıyor, bunlardan biri de Türkiye' diyor, Türkiye ile zıtlaşarak sorunlara çözüm bulunamayacağı çok açık. Her defasına Türkiye’ye karşı her alanda inanılmaz saplantı ve takınlarla politikalar izleyen Fransa başta olmak üzere, Avrupa Birliği müzakerelerimizi dondurdular mı? Yunanistan, Bulgaristan, Romanya gibi bazı ülkelerin Avrupa Birliği’ne eklenmesiyle artık sayısı 30’a varan, neredeyse kıstas olarak Türkiye’nin aşağısında olan ülkeleri Avrupa Birliği’nin içine aldılar. Ancak Türkiye’yi almadılar. Bunları yan yana koyduğun zaman Avrupa Birliği’nin batının belleğinde derinlerde bir yerlerde zihinlerde sıkışmış korkularda ‘Türkiye’nin imparatorluk olarak geri döneceği saplantısı’ olduğu ortaya çıktı. Türkiye saplantısının nasıl yürüdüğüne bakıyoruz bir zamandan beri. Türkiye’nin son dönemdeki bu politikalarının çok agresif, saldıran ve tansiyon yükselten politikalar olduğunu söylemeleri de dışarıdan zırh ya da imaj yönetimi ve uydurma olarak koyuyorlar. Türkiye’nin Libya’da bulunması ulusal güvenlik meselesidir. Suriye’de, Irak’ta bulunması keyiften değildir. Libya’da bulunuyorsun Doğu Akdeniz’deki yetki alanlarıyla ilgili anlaşmalar yapıyorsun çünkü senin haklarını Doğu Akdeniz’de karasularından adım atamaz hale getirmek üzere karşına sürüyorlar, köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Suriye’de adım atıyorsun, Suriye’den DHKP-C, PYD/YPG ve PKK olmak üzere birçok noktadan saldırı oluyor. Onu aşağıda terörün kaynağını kurutma, önleyici darbe vurma konseptiyle ileride karşılamak zorunda kalıyorsun. Irak’ta kandilin ağzını tutmak zorundasın. Eskiden 500 terörist sınırı geçerek geliyorlardı. Hadi bakalım şimdi denesinler, yaklaşmak bile mümkün değil. Türkiye, Irak-Suriye, İran-Irak sınırını tuttu, kendi sınırıyla birlikte. Türkiye oralarda tutuyor ki buradaki vatandaşları yaşasın diye. Bu milli bir politikadır, bunun hükümet siyaset politikasından farklı olduğunu görmemiz gerekiyor. Orada görev yapan vatan evlatlarımız da Türkiye Cumhuriyeti için görev yapıyorlar. Bu çok önemli, aynı noktadan yürüdüğümüzde adamlar bunu dışarıdan nasıl algılıyorlar ‘Doğu Akdeniz’de gemileri var, sondaj yapıyorlar.’ Sen yaparsan, doğalgazla ilgili yeni rezervler ararsan, ben neden aramayayım? Ege’de 2300’den fazla aidiyet tartışması var, sen o adalara bayrak dikmeye çalışırsan, haklarını 6 milden 12 mile çıkarırsan ben burada seyirci mi kalacağım? Onlar her geçen gün yeni adım atıyor, sen yeni adım atmazsan onlar sana atmadığın adımları geri geri ödettiriyorlar. Ancak bu şartlar altında Avrupa Birliği’nde Kıbrıs’ta sorun çıkartıyor, ihracatında sorun çıkartıyor. Çünkü kafalarında hep ‘Türkler geliyor' saplantısı var. Burada Rusya ve Çin ile beraber anılması meselesi tartışma çıkarttı. Rusya’nın ve Çin’in uygulamaları ve eleştireceği konuları bir köşeye koyuyorum. Ancak Rusya ve Çin ile ilgili saplantı ve takıntılarının bu ülkelerin büyüklüğünü ve dünya konjonktüründeki belirleyici rollerine baktığımız zaman Türkiye’nin de aynı eksende Türkiye, Rusya ve Çin olarak değerlendirilmesi büyüklük ve onlarda yarattığı korku açısından dikkate değer bir konu." ifadelerini kullandı.

Metehan Demir’in açıklamalarının tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz… 

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

Sitene Ekle

Yorumlar