21 Kasım 2018
15 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
9 sa 27 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:22 Güneş 07:51 Öğle 12:56 İkindi 15:26 Akşam 17:49 Yatsı 19:12
Röportaj

TİM Başkan Adayı Oğuz Satıcı

"Türkiye gündeminin birinci maddesi ihracat olmalı''

Satıcı: Türkiye’de yeni bir dönem başlıyor. Yeni bir sayfa açıldı. 25 Haziran hepimiz yeni bir Türkiye’ye uyandık. Türkiye’de bütün her şey yeni baştan kurgulanıyor. Böyle bir dönemde Türkiye’nin ihracatını Türkiye’nin gündeminin birinci maddesi yapmak için böyle bir yola çıktım. Çünkü inancım her zaman şu ki, Türkiye’nin kalkınmasını üretim ve ihracat yapması gerekiyor. Türkiye’nin ihracatçı gücünü ihracat vizyonunu ön plana çıkartıp gelişmesi büyümesi için hizmet edeceğiz.

"Türkiye gündeminin birinci maddesi ihracat olmalı''

“Türkiye’nin dünyadaki gözü, kulağı olacağız. Biz Türkiye’ye karşı yanlış anlamaları düzeltenler olacağız. Türkiye’deki en rasyonel örgütlenme Türkiye İhracatçılar Meclisi’dir. İşin içinde olanlar, bu yapıya üyedir. Ben de bu yüzden bu çatının altındayım. TİM ve ihracatçılar yaşayan bir organizma… Değişen tek şey bakış açısı… Bu yaşayan organizmayı kendi bakış açımızla daha ileri taşıyacağız” diyen TİM Başkan Adayı Oğuz Satıcı ile ekonomiyi, Türkiye İhracatını cumartesi yapılacak olan TİM Başkanlık yarışı öncesi konuştuk.

2001 Başkan olduğunuz dönemi nasıl bir dönemdi?

2001 yılında ben Türkiye İhracatçılar Meclisine başkan oldum. Tam bir kriz dönemiydi. O kriz döneminde insanların hiçbir şeyin mümkün olmadığını düşündüğü zamanda biz mümkün olduğunu yapabileceğimizi düşündük. Üretim ve ihracatla ülkemizin ayağa kalkacağını düşündük. 26 milyar dolardan aldığımız ihracatı 2008’in sonunda 132 milyar dolara çıkardık. Ayrıca bu süre içerisinde 2023 vizyon projesini hazırladık. Bu dönemde sayın Başbakanımız şimdiki Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın koordinasyonu ile bu çalışmaları yürüttük. Güçlü bir koordinasyon ile bu hedeflere ulaşılabileceğinide herkese gösterdik. Şimdi yeni dönemde de yine aynı şansın olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’nin ihracatçı gücünü ihracat vizyonunu ön plana çıkartıp gelişmesi büyümesi için hizmet etmek istiyorum. 2001 – 2008 arasında yaptığım başkanlığı bıraktıktan sonra 10 yıl boyunca uluslararası sermaye piyasalarında çeşitli işler yaptım. Bilgilendim, birikim yaptım. Yeni kanallar edindim. Şimdi bunları Türk ihracatçısına aktarmak istiyorum.

İhracatta Türkiye’nin temel sorunu konuşursak ne söylersiniz?

Türkiye’nin çok dövize ihtiyacı var. Temel sorunumuz bu. Bunu ihracat yoluyla kendi öz kaynaklarımızla yarattığım katma değerle kendi emeğimizle aklımızla kazanmalıyız. Bunu sadece bir finansman sıcak para sermaye hareketi olarak görürsek kalıcı olmaz. Kalıcı olan ülkenin kendi dövizini kendinin üretmesidir. Bunun da yolu daha fazla üretim ve ihracat yapmaktır. Bunu yapmaya Türkiye’nin alt yapısı uygun. 2008’de kurduğumuz koordinasyon sistemi gibi bir sistemle dünya düzeyinde gerisine düştüğümüz hedefleri hızla yakalayacağız. Türkiye’yi ileriye taşıyacağız.

Seçilirseniz ne yapacaksınız ilk iş olarak?

Bu işin birinci adımı doğru hikayeyi yazmak, Türkiye’nin yeni bir ihracat hikayesine ihtiyacı var. Biz 2001 yılında göreve geldiğimizde yazdığımız hikaye 18 yıl boyunca Türkiye’yi taşıdı. Ama hikayeler eskiyebiliyor. Artık birebir iletişime ihtiyaç var. Zaman, şartlar, teknoloji, konjoktör hatta Türkiye’nin yönetim şekli bile değişti. Dolayısıyla yeni bir sistem lazım. İlk bunu yapacağız.

Türkiye’nin yönetim sisteminin değişmesi işinizi kolaylaştırır mı?

Daha kolaylaştırcaktır. Türkiye’nin yeni modelinin en büyük gücü koordinasyon kabiliyeti tek merkezli olması. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından yönetilecek bir kabine. Burda bu koordinasyon gücünü elde etmişseniz herşey çok hızla yapılabilir. Türkiye’nin ihracatını üretimini çok ileri taşıyacağını düşünüyorum.

Türkiye yurt dışında bilinirliği nasıl?

Dünya Türkiye’yi yeterince tanımıyor. Türkiye hakkında bilgisi yok. Türkiye kendini geliştirmesi için çok uzun bir yolu var.

Türkiye eskiye göre güçlümü dünyada?

Türkiye her zaman güçlü bir ülke.. Kendi insanı ve kaynakları ile bir çok şeyin altından kalkacak gücü var. Sadece motive olmak ve doğru bir hikayenin peşinden gidebilsin herşeyi başarırız. Türkiye bulunduğu şartlarda hem şanslı hemde çok güçlü. Türkiye avrupanın ortasında bir ülke değil etrafı ateş çemberi olan bir ülke. 17-25 Aralık, 15 Temmuz gibi büyük bir kumpası yaşadık. Türkiye’nin yaşadığı sivil ve askeri darbe girişimini dünyanın hangi ülkesi yaşasaydı kolay ayağa kalkamazdı. Türkiye bütün bu yaşanan olumsuzluklara rağmen güçlü duruşunu bozmadan yoluna devam ediyor.

Türkiye’nin ekonomisi için ne yapmalı?

Türkiye motive olup hedeflerine kilitlendiğinde çok daha hızlı büyüme potansiyellerine sahip ben bu yeni dönemde bunların hızla olacağını düşünüyorum. Buna uygun alt yapı, insan kaynağı var. Şimdi tamamen ekonomiye kilitlenip hedefe süratle ulaşmak zamanı…

TÜRKİYE KENDİ DÖVİZİNİ KENDİ ÜRETMELİ

Kalıcı olan, ülkemin kendi dövizini kendinin üretmesidir. Bununda yolu daha fazla üretim ve ihracat yapmaktır. Daha karlı üretim ve ihracat yapmak bunu yapmaya

BİZE DÜNYADA DAHA FAZLA YER AÇILACAK

İhracatın sürekli Türkiye’nin gündeminde olması gerekli. Türkiye’nin gündeminde olmuyorsan dünyanın da gündeminde olamazsın. Kendi mahallende sevgi saygı görmüyorsan, dünya mahallende de sana saygı göstermezler.

Doğal pazarımız Avrupa’yı sürekli geliştireceğiz. Çin sadece tedarikçi ülke olmayacak. Bir pazar da olacak. Hindistan, Uzak Asya, sadece Kuzey Amerika değil, Amerika kıtasının tamamı ve Afrika…

Dünyayı karış karış dolaşacağız. Çinli firmalar iç talebe yönelirse, bize dünyada daha fazla yer açılacak.

E-TİCARETTE BÜYÜK FIRSAT VAR

Önümüzdeki dönem rekabetçiliğin anahtarı internetin maliyeti, hızı olacak. E-ticarette Türkiye ihracatının alacağı daha çok yol var. E-ticarette payımız yüzde 1 bile değil. Burada büyük fırsatlar var.