Medya |

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 'Fondaş medya'ya sahip çıktı! UMED’den sert tepki geldi

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, yurt dışından fon alan medya kuruluşlarına yönelik düzenleme getirileceği duyurulunca hikimeti eleştirmişti. Fonlanan medyaya sahipo çıkan TGC’ye sert tepki Uluslararası Medya Enformasyon Derneği’nden (UMED) geldi. UMED Başkan Yardımcısı Kemal Gümüş, "Emperyalizm tarafından beslenen sözde medya kuruluşlarının sözde haberleri incelendiğinde beşinci kol faaliyetleri açıkça görünürken, bu algı merkezlerine destek vermek vatana ihanettir." dedi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, yurt dışından fon alan medya kuruluşlarına yönelik düzenleme yapılacağının duyurulmasını eleştirdi. Fonlanan medyaya destek veren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne sert tepki Uluslararası Medya Enformasyon Derneği’nden (UMED) geldi.

Uluslararası Medya Enformasyon Derneği Başkan yardımcısı Gazeteci Yazar Kemal Gümüş, UMED adına yaptığı açıklamada, “Emperyalizm tarafından beslenen sözde medya kuruluşlarının sözde haberleri incelendiğinde beşinci kol faaliyetleri açıkça görünürken, bu algı merkezlerine destek vermek vatana ihanettir. Unutulmamalıdır ki Fondaş Medya bizi değil emperyalizmi temsil etmektedir.” dedi.

ABD, Norveç, İsviçre ve Almanya’dan fonlandıkları ortaya çıkan medya kuruluşlarına sahip çıkan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne (TGC) ağır sözlerle tepki gösteren Kemal Gümüş, Twitter'dan şu açıklamaları yaptı:

“ABD tarafından fonlanan medya kuruluşlarına düzenleme yapılacağı haberleri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde (TGC) paniğe yol açtı. Söz konusu adımı “gazeteciliğe müdahale” olarak nitelendiren TGC, ABD beslemesi ‘Fondaş Medya’ya ise sahip çıktı.

Bugün aldıkları talimatlar doğrultusunda ülkemizi hedef alan Fondaş Medya’ya sahip çıkan TGC, kumpas, şantaj, montaj ve tuzakları saymakla bitmeyen yöntemleri kara propaganda ve psikolojik harekat olan FETÖ’cüleri de üyelikten çıkarmamıştı.

Emperyalizm tarafından beslenen sözde medya kuruluşlarının sözde haberleri incelendiğinde beşinci kol faaliyetleri açıkça görünürken, bu algı merkezlerine destek vermek vatana ihanettir. Unutulmamalıdır ki Fondaş Medya bizi değil emperyalizmi temsil etmektedir.

‘Fondaş medya’ sadece TGC tarafından değil, sol ve liberal çevrelerce de desteklenmektedir. ABD solculuğu yapanlar ile faşist liberalizmin kölesi olanların aldıkları fonlar ile birlik ve beraberliğimizi hedef alanlara omuz vermeleri şaşırtıcı değildir. Emperyalizmin ortak hedeflerine 100 yıldır birlikte hizmet ettikleri bilinmektedir.

Biz, UMED olarak ülkemizde yapılan her türlü 5.kol faaliyetine karşı, devletin alacağı her önleme sonuna kadar destek vereceğiz. Emperyalizmin beslemesi ‘Fondaş Medya’nın bu topraklara daha fazla fitne ekmesine de kalemimiz ve yüreğimizle izin vermeyeceğiz.”

 


TGC, FONLANAN MEDYA KURULUŞLARINA BU AÇIKLAMA İLE DESTEK VERDİ

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, iktidarın yurt dışından fon alan bazı medya kuruluşlarına yönelik düzenleme getireceğini duyurmasını eleştirmiş ve şu açıklamayı yapmıştı:

“Son 20 yıldır iktidar medyanın yüzde 95’ini kontrol ederek kendi medyasını oluşturmuştur. Kamu ve özel kuruluşların reklam ve ilanlarının da iktidar medyasına yönlendirilmesini sağlamıştır. Bağımsız medya kuruluşlarına reklam ve ilan verilmesini baskıyla engellemeye devam etmektedir. İktidarın bu faaliyetleri anayasayla güvence altına alınan basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne direkt müdahaledir.

Aynı iktidar, şimdi şeffaf bir biçimde uluslararası fonlardan alınan desteklerle ayakta durmaya çalışan medya kuruluşlarının faaliyetlerini şaşırtıcı bir biçimde milli güvenlik sorunu olarak tanımlamakta ve yerli, milli medya oluşturarak bu alana da müdahale edeceğinin açıklamalarını yapmaktadır.

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne, evrensel gazetecilik ilkelerine uygun habercilik yapmak esastır. Yurttaşların medyanın fon kaynakları konusunda şeffaf bir biçimde bilgilendirilmesi gereklidir. İktidar da kendi medyasına sağladığı fonlar konusunda şeffaf olmalıdır. Bu yapılıyorsa milli güvenlik sorunu söz konusu değildir. Yıllardır haberi suç, gazeteciliği terör faaliyetiymiş gibi göstermeye çalışan iktidarın, şimdi milli güvenlik sorunu diyerek baskı ve sansür uygulamalarına bir yenisini daha eklenmek istediğini görüyoruz. Yaşadığımız dönemde yalnız Türkiye’de değil, başta Almanya olmak üzere birçok ülkede iktidarın hoşuna gitmeyen haberleri yapan gazetecilerin de tehdit edildiğini gözlüyoruz.

İktidarı hem yurt içinde hem de yurt dışında gazetecileri hedef gösterip, can güvenliklerini yok saymaktan, gazeteciliğe müdahale etmekten, bağımsız medya kuruluşlarını kontrol altına almak için yeni baskı yöntemleri yaratmaya çalışmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz.”