Türkiye faizi neden düşürdü?

Sonda söyleyeceğimizi şimdi yazalım… Anlı-şanlı ekonomistler yıllardır tek bir öngörüleri tutmazken, enflasyon yükselirken, faizler de yükseltilir diyerek Anglo-Sakson öğretinin dayattığı bilgilerle idare etmeye çalışıyorlar.

İbrahim Açar
İbrahim Açar

Londra Ekonomi Okulu mezunu Kemal Derviş, 2001’de bakan olduğunda dünyanın en yüksek faizi veriliyordu ve bakan olduktan hemen sonra devalüasyon yapıldı. Yani yüksek faiz sorunu çözmedi. Gecelik faziler yüzde 5000’lere çıktı Üstelik yüksek faize rağmen enflasyon da düşmeyince, dönemin yetkilileri, zam şampiyonu yeşil biber olduğu günlerde “Hanımlar bir müddet yeşil biber almasın” diye dalga bile geçti. Ardından devalüasyon yapıldı ve bunu da Derviş’in yakın arkadaşı bir gazeteci açıkladı. Sonra IMF dönemi başladı. Gelen paralar, büyük patronlara dağıtıldı. IMF Türkiye temsilcisi ve sıradan bir memur olan Carlo Cottarelli, yüceltilerek, ‘suyunu bile marketten kendi taşıyor’ maskaralıkları, gazete manşetlerini süsledi. Ancak sömürge ülkelerinde görülen bu psikoloji uzun süre Türk aydınlarını (!) ele geçirdi.

Türkiye faizi neden düşürdü?

Şimdi hala akademisyenler niye faiz düşürülüyor derken, faiz artırmanın işe yaramadığını Nobel ödüllü hocalar söylemeye başladı.

Nobel ödüllü iktisatçı Joseph Stiglitz, “Çare faizde değil yatırım ve üretimde” diye ortodoks anlayışı eleştirdi.

Columbia Üniversitesi Profesörü ve Nobel ödüllü iktisatçı Joseph Stiglitz, arz yönlü enflasyonu hafifletmek için faizleri çok agresif artıran merkez bankalarının yapmak istediklerinin tam tersine fiyat artışlarını tetiklediğini söyledi. Dünyada yaşanan faiz indirimleriyle resesyon yani durgunluk tehlikesi ortaya çıktığını artık Batılı teorisyenler de söylerken Stiglitz, faizleri artırmanın arz tarafındaki problemleri çözmediğini belirterek, “Hatta daha da kötüleştirebilir. Çünkü arz sıkıntılarına yönelik daha fazla yatırım yapılması gerekir. Ancak faizlerin artırılması bu yatırımları zorlaştırıyor” dedi.

Stiglitz, standart faiz artışı öneren ekonomik modellerin daha fazla enflasyona yol açabileceğini bildirdi. Örnek olarak, ABD konut piyasasına atıfta bulunan Stiglitz, ev sahiplerinin yüksek faiz maliyetini kiracılara yansıtarak fiyat artışını beslediklerini belirtti. Stiglitz, “Faiz artırmanın daha fazla gıda ve enerji üretimine ve arz sorunlarını çözmeye nasıl bir katkısı olabilir? Faiz artışı sorunların temeline inmiyor, durumu kötüleştirme riski barındırıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin faizi düşürmek için yaptığı her hamle faiz lobisinin itirazıyla karşılaştı. Yüksek faiz, “düşük enflasyon” için olmazsa olmaz şart ve değiştirilemez ekonomi kuralı olarak sunuldu. Ancak Kovid-19 etkisiyle yükselen enflasyonu düşürmek için faize sarılan ABD ve Avrupa ülkeleri umduklarını bulamadı. Faizi ne kadar yükseltseler de son 30-40 yılın enflasyonunu yaşıyorlar.

Türkiye’de ise Merkez Bankası, Batı ülkelerinde kabul görmüş politikalarını bir kenara iterek kendine özgü bir politika izlemesiyle dikkat çekt. 2021’i yüzde 36 enflasyon ile kapatan Türkiye; düşük faiz ortamında daha fazla yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme politikasını benimsedi. Geçen yılın son dört ayında (eylül-aralık) üst üste aldığı kararlarla faizi yüzde 18’den yüzde 14’e düşüren Merkez Bankası, son yaptığı indirimle faizi yüzde 9’a çekti.

Peki neden Türkiye faiz indirimine devam ediyor?

Başlıca nedeni yatırımları arttırmak, işsizliği azaltmak ve alt gelir grubunu rahatlatmak.
İktidar, 2023 seçimlerine yüksek faiz, yüksek enflasyon ve yüksek işsizlik oranlarıyla gitmek istemiyor. Yatırımları arttırarak, işsizliğin azaltılması amaçlanıyor.

Bu verilerin başında büyüme geliyor. Türkiye Covid sonrası büyüyen ender ülkelerden oldu. İşsizlik azalmaya başladı. Düşük faizle yatırım iştahı arttı. Her ay milyarlarca liralık yatırım teşvik belgelerinin verilmesi bunu ispatı. Üretimi artırarak enflasyonu düşürmek en sağlıklı çözüm.

Türkiye faizi neden düşürdü? ile ilgili etiketler faiz