Gündem

"Türkiye Demokrasi Projesi" ve SBK bağlantısı...

ABD'de kurulan FETÖ bağlantılı "Türk Demokrasi Projesi" isimli oluşum Türkiye'de tartışılmaya devam ediyor. Bu girişimin direkt olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldığını vurgulayan İbrahim Karagül ise Sezgin Baran Korkmaz'ın bu projedeki rolünü sorguladı...

ABD'de aralarında FETÖ’cü isimlerin de bulunduğu "Türk Demokrasi Projesi" isimli grup tartışma yarattı.

Söz konusu girişimin Türkiye karşıtı lobi faaliyetlerini organize ve koordine etmek amacıyla kurulduğu belirtiliyor.


Projenin kuruluş amacı ise "Türkiye’yi daha demokratik politikalar benimsemeye teşvik etmek ve bu sayede Türkiye’nin daha güvenilir bir bölgesel ve uluslararası ortak olabilmesini sağlamak." olarak gösteriliyor.

Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül ise bugün köşesinde "Türk Demokrasi Projesi" girişiminin hiç de masum bir sivil toplum hareketi olmadığına dikkat çekti.

"Bütün namussuzlar bir araya getirilmiş… İnsanı çıldırtacak vahim ilişkiler. Gizli bir ağ, karanlık bir ortaklık." başlığını taşıyan yazısında söz konusu oluşumu "yeni bir Erdoğan karşıtı cephe" olarak tanımladı.

Projenin Türkiye bağlantılarına da ikkat çeken Karagül şu ifadeleri kullandı;

"“Türkiye Demokrasi Projesi” adı altında bir araya gelenlerin tamamı 28 Şubat’ın failleri, 17/25 Aralık müdahalesinin failleri, 15 Temmuz saldırısının failleri, küresel “İslâm’la savaş” projesinin failleri, Türkiye içinde ve yakın çevresindeki terör saldırılarının failleri, Fırat Kalkanı ve sonrası operasyonlarda Türkiye’ye yönelik saldırıların failleri, İstanbul ve Ankara sokaklarında bombalar patlatarak yapılan sivil katliamların failleri… Listenin tamamını yazsak son otuz yılın bütün kirli ve kanlı hesapları ortaya saçılır.

Kuruluşun internet sitesine baktığınızda dikkat çeken ilk şey, FETÖ, Neoconlar, İsrail aşırı sağı, PKK ortaklığını görüyorsunuz. Bu, görünen tarafı. Bir de içerideki ortakları var. Muhalefet partileri var. Sermaye çevreleri var. Kara para aklayıp bu paralarla Türkiye’de darbe ve iç operasyonlar fonlayan, terör finansmanı sağlayanlar var.

İnsanı çıldırtacak vahim ilişkiler. Gizli bir ağ, karanlık bir ortaklık.."

BOLTON, BUSH, ERDEMİR...

Projenin kurucuları arasında yer alan isimlere de bir bir parantez açan İbrahim Karagül şunları kaydetti;

"Dünyanın en kirli ve kanlı isimlerinden, zihinsel özürlü, hasta ruhlu John Bolton ismini orada görünce her şey o an berraklaşıyor zaten. Adam Türkiye için “alarm” sinyalleri veriyor. Erdoğan’ı devirme çağrıları yapıyor. Bir başkası “Türkiye’yi hizaya sokmak görevimiz” havalarına girmiş.

George Bush’un kardeşi Jeb Bush’tan FETÖ’den hakkında yakalama kararı bulunan Aykan Erdemir’e, ABD’deki aşırı sağ Yahudi kuruluşların temsilcilerine kadar bütün Türkiye düşmanları toplanmış. Bir de bunun görünmeyen ortakları var. Bir de bunun Dubai’deki ortakları var.

Erdoğan’ı hedef alan yeni bir saldırı planı.."

SEZGİN BARAN KORKMAZ BAĞLANTISI...

“Türkiye Demokrasi Projesi” ile hedef alınanın direkt olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunun altını çizen Yeni Şafak yazarı, "17/25 Aralık ve 15 Temmuz’daki bütün FETÖ yaygaraları, PKK tezleri, Neocon tezleri, İsrail aşırı sağı tezleri hepsi burada. Doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan hedef alınıyor. Ne pahasına olursa olsun “Erdoğan’ı devir, Türkiye’yi durdur” hedefine kilitlenmişler." dedi.

Karagül yazısını şöyle sürdürdü;

"Otoriterlik, demokrasiden uzaklaşma, Batı ile araya mesafe koyma gibi bütün çirkinliklere örtü olan kavramların arkasına gizlenip Erdoğan’a yönelik yeni bir saldırı planı için harekete geçmişler.

Ne o? Yeni bir ABD-NATO müdahalesi mi tertip ediliyor?

Bu kavramlarla otuz yıldır coğrafyamızda ülkeleri ve şehirleri harabeye çevirenler, milyonları katledenler, bütün değer ve kimliklerimizi aşağılayanlar, “21. Yüzyıl Haçlı Saldırıları”nı organize edenler yeniden harekete geçmiş.

Demokrasi adı altında Türkiye’yi yeniden ABD eksenine hapsetme, şu anki yönetimi devirme, son yıllarda atılan büyük jeopolitik adımları sıfırlama, buna karşı duranları cezalandırma, ABD’yi bu yönde harekete geçirme, gerekirse yeni bir ABD-NATO müdahalesi tertip etme, yine gerekirse Türkiye’ye demokrasi adı altında bir dış müdahale yapılmasını sağlama gibi, cahilce, aptalca, çaresizce, alçakça bir kampanya başlatılmış.

“Gelin Erdoğan’ı devirelim, Türkiye’yi içeride boğalım”

Türkiye’nin bütün vatan hainlerini orada toplamışlar. Türkiye ile ilgili eski ve yeni bütün kirli hesapları toplamışlar. ABD’de, Avrupa’da, Ortadoğu’da ve Türkiye’deki bütün Türkiye düşmanlarına çağrılar yapıyorlar.

“Gelin Erdoğan’ı devirelim”, “Gelin Türkiye’yi kontrol altına alalım”, “Gelin Türkiye’yi durdurup dağıtalım”, “Gelin bu ülkeyi Akdeniz’den, Suriye ve Irak’tan, Libya’dan, Karabağ’dan, Ege’den uzaklaştıralım, içeride hapsedip boğalım” mesajları yayıyorlar.

Buradan hiçbir şey çıkmayacak. Hiçbir şeyi başaramayacaklar. Son beş yılda yenilgi üstüne yenilgi alıyorlar. Yine yenilecekler. Yine rezil olacaklar. Bu kadar önemsememizin gerekçesi onları ciddiye almamız değil. Bu hazırlık bize daha vahim bir şeyi işaret ediyor.

Bu yapı CHP ile mi çalışıyor? Kılıçdaroğlu’na liste verdi mi? Aradaki bağı kimler sağlıyor?

Sadece soru soruyorum ve cevap arıyorum: Bu çalışmaların CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile bir işbirliği var mı? Ya da başka siyasi partilerle iş tutuyorlar mı? HDP, PKK ve FETÖ zaten işin içinde, biliyoruz. Ama siyasi partilerle ilişkiler konusu çok başka bir anlam ifade ediyor.

Bütün mücadelelerini ABD ve Avrupa’dan destek alıp Erdoğan’ı devirmek olan, bu nefret yüzünden “Türkiye karşıtı” bir siyasi duruşa savrulan, Türkiye’nin karşısında duran herkesle işbirliği yapabilen bu siyasi çevrelerle söz konusu oluşumlar arasındaki bağlantıları kimler sağlıyor?

Dışarıdan ve içeriden yeni bir saldırı hazırlığı mı bunlar? “Hazırlanın, altı ay içinde iktidardayız” diyenlere; “Size bu sözü kimler verdi” diye soramayacak mıyız? “İktidara geldiğimizde Kanal İstanbul’a destek veren şirketlerin parasını ödemeyeceğiz, projeyi durduracağız” diyen Kılıçdaroğlu’na nasıl bir liste verildi ve bu listeyi kim hazırladı? Bunu merak edemeyecek, öğrenemeyecek miyiz?

Bu operasyonu kim fonlayacaktı? Para ve ilişki trafiğinde kimler var?

Evet; “Türkiye Demokrasi Projesi” adı altında bütün eli kanlılar toplanmış. Burayı anladık. Onların kim olduklarını, ne yapmak istediklerini biliyoruz. Ama içeride bunlarla iş tutanları, ABD ve Avrupa’dan gönderilen sinyallerle hareket edenleri daha çok merak ediyoruz.

Bu alan aydınlatılmalı! Bu operasyonları finanse etmek için yürütülen para trafiği aydınlatılmalı. Sezgin Baran Korkmaz meselesi, sadece gazetecilerle ilgili bir mesele mi? Türkiye’de nasıl bir operasyon fonlanıyordu ve Korkmaz’ın içerideki asıl para ve ilişki trafiğini kimler yönetiyordu?

Daha çok soru var. Can alıcı sorularımız var.

2023’e kadar bir imha planı var.. Bu ülkenin çocukları sizi yenecek.

Güçleri bir daha asla yetmeyecek ama bu oluşum ve benzerleri bir amaç için, yeni bir rüzgâr ekiyorlar. Darbe ve müdahale için yeni bir psikolojik operasyon yürütüyorlar. Türkiye için, 2023’e kadar uygulamaya geçirilecek bir imha planı hazırlıyorlar.

Sizi yeneceğiz. Bu ülkenin vatanseverleri, Anadolu’nun çocukları sizi bir kez daha yenecek. Tarih ve coğrafya dönüşü diyoruz sürekli. Bunlar henüz bunu anlamamışlar. Ama anlayacaklar! ABD’deki kanlı oluşumlar da, içerideki ortakları da anlayacak!"

Günün Videosu
TVNET'te yayınlanan İç Hatlar programında görünmez bir kaza yaşandı. Canlı yayında Moderatör Duygu Öztürk'ün önünde bulunan cam masa, bir anda kırılarak üzerinde bulunan içeceklerle birlikte yere düştü. Görünmez kazanın ardından Öztürk'ün ve stüdyoda bulunan konukların soğukkanlılığı dikkatlerden kaçmadı.