Gündem |

'Türk ordusunun Suriye’ye girme ihtimali artık riskli'... Darbe sonrası ABD analizi!

Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, FETÖ'cü darbe girişimi sırasında ve sonrasında CIA'a yakınlığı ile bilinen ABD'li düşünce kuruluşu Stratfor'un analizlerini köşesine taşıdı. Karaca, Stratfor'un ilk andan itibaren darbeyi destekler görüntü çizdiğini belitti. Stratfor'un darbe girişiminin başarısızlıkla sonlanması ile “Epeydir ağızlara sakız olan Türk ordusunun Suriye’ye girme ihtimali artık iyice riskli.” yorumu yaptığını aktardı

* Gölge CIA yayınındaki Gülen analizi

Cumhurbaşkan Erdoğan, “Üst akıl FETÖ değil, o sadece maşa” diyor. Doğal olarak maşayı tutan bir el var.

Sözgelimi gölge CIA olarak bilinen ve darbe gecesi Erdoğan’ın uçağının rota bilgilerini Twitter’dan paylaşması dikkat çeken Stratfor’un darbe anlarından itibaren saniye saniye bilgi geçtiği satırlar ilginçti.*

Darbe gecesi Türkiye saatiyle 23.39’da yayın yapmaya başladı Stratfor ve darbeden hiç de rahatsız değildi, bilakis meşrulaştırmaya çalışıyordu.

“Ordu, (...) son dönemde ülkenin Erdoğan yönetimindeki iç ve dış siyasetinden gittikçe daha fazla rahatsızlık içindeydi. Mesela ordu komutası, Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyine askeri müdahale teklifine alenen karşıydı.”

“Darbe girişiminin 2014’ten beri hükümetin yoğun bir temizlik kampanyasına hedef olan Gülen Hareketi’nden destek toplaması kuvvetle muhtemel.”

“Darbe girişiminin büyük şehirlere askeri birlikleri konuşlandıracak kadar komuta zincirinde üst düzey isimleri içermesi dikkat çekici. Bununla birlikte hâlâ bir karşı-darbe ihtimali söz konusu.”

Türkiye saatiyle saat 02.36 olduğunda Stratfor, tanklı tüfekli insanların karşısına silahsız ve savunmasız olarak çıkan halkın direnişini “karşı darbe” olarak tanımlamaktan geri durmadı.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve iktidar partisi AKP’nin çağrısının ardından vatandaşlar Türkiye’nin caddelerine akın edip karşı darbeye benzer bir süreci başlattılar.”

“Kaosun ortasında Türk Hava Kuvvetleri’nin pozisyonu netleşmiş görünüyor. Hava Kuvvetleri içinde birçok Gülen Hareketi sempatizanı bulunması da bu birimin darbeciler safında olabileceği izlenimi uyandırıyor.”

“Gövde gösterisi niteliğindeki operasyonları ve zaman zaman stratejik hedefleri bombalaması Türk Hava Kuvvetleri’nin muhtemelen safını belirlemiş olduğunun bir göstergesi.”

Stratejik hedefler ne ola ki? Boğaz Köprüsü mü? Meclis binası mı? MİT mi? Özel Kuvvetler mi? Yoksa direnmeye gelen halk mı stratejik hedef?

“Darbeciler başarıyor” teması saat sabahın 03.02’si iken değişmeye başlıyor.

“... Ancak darbe girişimi çoktan aşınmaya başladı ve kutuplaşmış bir fraksiyon öncülük ettiğinden başarısız olma şansı yüksek.”

Sonra iş “Gülen Hareketi analizi”ne dönüyor. “Darbeyi Gülen’cilerin yaptığının delili yok” diyen ABD yetkilileri kendi gölge CIA’lerini okumalı.

“Orduya yerleşmiş durumdaki Gülen Hareketi taraftarlarının darbe girişimine önderlik ettiğine dair birçok gösterge var. 1970’lerden beri Türkiye’de ciddi bir nüfuz inşa etmeye çalışıyorlar. Diğer TSK birimlerine kıyasla Jandarma Komutanlığı’nda askeriyeye girenlerin geçmişlerinin daha gevşek bir şekilde sorgulanmasından istifade ederek buradan işe başladılar ve yavaş yavaş komuta zincirine girecek şekilde çalıştılar. (...) Erdoğan 2014’ten itibaren medyada ve hükümette Gülen’cilerin nüfuzunu kırmak için kitlesel temizlik kampanyasını devreye soktu. Ancak ordudaki Gülen’ci etki tamamen temizlenmedi. Belki de bu, Gülen’cilerin, görevden alınmalarını engellemek için önemli askeri şahsiyetler hakkında ellerinde tuttukları geniş şantaj gücünden kaynaklanıyor olabilir.”

Gelinen noktada darbe başarılı olamadı. Neden? Stratfor’a göre bunun nedeni Türkiye’deki laik siyasi askeri ve sivillerin darbenin arkasında olmaması. CHP’nin darbe karşıtlığı örnek olarak veriliyor.

Derken darbenin sahibinin “İslamcılar” olduğu iddiası geliyor. Bu kısım çok ilginç:

“Bu darbe girişimi ordu içindeki İslamcı bölünmenin bir ürünü ve bölünme içinde bölünme varsa eğer darbeler başarılı olamaz.”

“Ordu içinde laik güçleri iyice yabancılaştıran İslamcı bir fraksiyon olarak Gülen’ciler...” ifadesi, aklını peynir ekmekle yemiş olmak değilse darbenin başarısızlığına karşı alınmış bir tedbir olsa gerek.

Ne de olsa “İslamcılar kaka” demek darbe gününe kadar Erdoğan’a yakın medyadaki siyaset magazincilerinin dahi günlük spor faaliyeti haline gelmişti.

16 Temmuz saat 22.00 olduğunda ise temenni gibi görünen şu satırlara yer veriliyor:

“Erdoğan hükümeti ve AKP orduda çok büyük bir temizlik harekâtına girişmek zorunda. Bu da Ankara’nın orduyu bir politika ve milli strateji aracı olarak kullanmasını zorlaştıracak. Darbe bastırıldı, ama bu girişimin artçı şokları daha uzunca bir süre Türkiye’yi felç edebilir.”

“Epeydir ağızlara sakız olan Türk ordusunun Suriye’ye girme ihtimali artık iyice riskli.”

“PYD’ye gelince, Türkiye’nin kendi iç çatışması örgüte bir açılım sağlayarak Suriye’de genişlemesini ve Kürt bölgelerini birbirine bağlayıp coğrafi bütünlüğü tesis etmesini sağlayabilir.”

“Türk ordusunun yaralarını sarması yıllar alacaktır.”

Size de bu darbe daha en baştan küresel ve stratejik bir mühendislik faaliyeti olarak tasarlanmış gibi gelmiyor mu?

* ortadogugunlugu.blogspot.com.tr adresinden daha ayrıntılı bilgiye ulaşılabilir.