Gündem |

TÜİK, Kılıçdaroğlu'nun "baskını" sonrası kapılarını açtı!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir süre önce yaptığı "baskın" ile siyasi tartışmaların odağına yerleşen Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'ten yaşananlara ilişkin önemli açıklamalar geldi.

Habertürk yazarı Kemal Öztürk'ü, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun kapısına dayandığı kurum binasına davet eden TÜİK Başkanı Sait Eren Dinçer, Öztürk'ün sorularına yanıt verdi.

"TÜİK’te gizlediğiniz, sakladığınız görülmesini istemediğiniz bir şey mi var ki kurumu kapalı bir kutu haline getirdiniz?" şeklindeki bir soruya, "Hayır. Tam tersi. Her şeyimiz çok açık, net ve gizlenecek hiçbir şeyimiz yok." cevabını veren Dinçer, yaşanan krizi ise şöyle anlattı;

"Kurumu siyasi tartışmaların bir parçası haline getirmek istemedim. Bu kurum siyasetten uzak, tartışmalardan uzak kalıp, ülkenin en kritik verilerini üretmeli. Çok hayati bir iş bu. Görüşmeme nedenimiz budur.

Biz aslında Aralık ayı içinde kurumu basına ve konu uzmanlarına açmayı planlıyorduk. Hatta alternatif enflasyon ölçen Prof. Veysel Ulusoy ve ekibini de davet edecektik. Kendisiyle görüştüm. Zaman planlaması yapıyorduk. Sonra da ekonomi ve finans yazarlarını, uzmanları davet edecektik. Fakat Sayın Kılıçdaroğlu’nun aniden talebi tüm bu çalışmaları ertelememize neden oldu. Ben gerçekten hayatım boyunca hiç siyasetle uğraşmadım. Tüm hayatım akademi. Kurumu da siyasi tartışmaların parçası olmaması için korumaya çalıştım. Belki sonuçları farklı oldu. Ancak niyetim kurumu dışa kapatmak asla değildir."

TÜİK Başkanı, "Sizin rakamlarınızla asgari ücretlinin, emeklinin, yetim maaşı alanların ücreti belirleniyor. Ülkenin geleceği planlanıyor. Bunun çok büyük bir vebal ve sorumluluk olduğunu biliyorsunuz değil mi?" şeklindeki bir soruyu ise şöyle yanıtladı;

"Bilmez olur muyuz? Burada gördüğünüz arkadaşlarımızla bu kritik rakamları açıklarken bunu hep konuşup, helalleşiyoruz. Herkes milyonlarca insanın sorumluluğunu üzerinde taşıdığını, vebali olduğunu biliyor. Bazı günler sabaha kadar çalışıyor burada arkadaşlar. Hatamız olabilir, insanız. Ancak kasıtlı yanlış bilgi vermek çok ağır bir suçlama. Bunu kabul etmeyiz… Şunu da belirtmeliyim, bugüne kadar ne Cumhurbaşkanımızdan ne de bakanımızdan en ufak bir telkin, müdahale veya talimat almadım."

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN