19 Eylül 2020
20 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
5 sa 29 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 05:16 Güneş 06:42 Öğle 13:03 İkindi 16:30 Akşam 19:14 Yatsı 20:34
Koronavirüs

Uzman isim uyardı...

Toplu taşıma camlarındaki tehlike

Toplu taşıma araçlarının camlarındaki koronavirüs tehlikesine dikkat çeken Prof. Dr. Hakan Oğuztürk, kritik uyarılarda bulundu. Bir kişinin araçta öksürüp ya da hapşırması halinde damlacıkların cama yapışacağını belirten Prof. Dr. Oğuztürk, " Başka birisi cama eline sürdü ve daha sonra o elini burnuna, ağzına ya da gözüne değdirdiği anda bulaş riski söz konusu" dedi.

Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Hakan Oğuztürk,  koronavirüsün nemli ve sıcak ortamlarda daha uzun süre canlı kalabildiğini ifade ederek, "Bu da önemli bir risk faktörü. Örneğin bir kişi toplu taşıma aracına bindi ve maske takmadı. Orada öksürdü veya hapşırdı. Sonrasında damlacık yoluyla virüs o ortamda cam dahil enfeksiyon oluşturabilecek bir zemine sahip oldu. O kişi de o bölgeden kalktıktan sonra onun yerine oturan başka birisi cama eline sürdü ve daha sonra o elini burnuna, ağzına ya da gözüne değdirdiği anda bulaş riski söz konusu. Kişi farkında olmadan oraya değmiş olabilir. Sonuçta nemli ve buğulu bir ortam. Ve o ortamda da o virüsün kuru havaya göre canlı kalma ihtimali bir miktar daha fazla. Bu anlamda o kişinin burnuna, gözüne veya ağzına farkında olmadan hele de maske takmıyorsa değdirme ihtimali virüsün o kişiye bulaşma riskini ortaya çıkarıyor." diye konuştu.

'HASTALIĞA YAKALANMA İHTİMALİNİZ YÜZDE 1-2’LERE DÜŞÜYOR'

Prof. Dr. Oğuztürk, ayrıca maske takmanın bulaş riskini ciddi oradan düşürdüğünü vurgulayarak, "Vatandaşlarımızın şunu çok iyi bilmesi gerekiyor ki sürekli 'maske' 'maske' deniyor; ama maske gerçekten faydalı olduğu için tavsiye ediliyor. Bir ortam düşünün ve siz o ortamda mesafe kurallarına uygun bir şekilde maske takmışsanız yani hem mesafe kuralına uymuşsunuz hem de diyalogda bulunduğunuz kişi maske takmış ve sizde maske takmışsanız yüzde 97-98 sizin o virüs ile muhataplığınız söz konusu olmuyor. Hastalığa yakalanma ihtimaliniz yüzde 1-2’lere düşüyor. Şöyle bir örnek verebiliriz ki siz maske taktınız ve o ortamda herhangi bir riskte söz konusu ise o maske sizde yüzde 80-85 koruyucu özelliğine sahiptir. Bu anlamda ısrarla ‘maske takın' denilmesinin altında bilimsel gerçekler olduğunu vatandaşımızın hiçbir zaman aklından çıkarmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

DHA

 

Yorumlar