13 Şubat 2021
2 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
57 dk
Akşam'a kalan süre
İmsak 06:29 Güneş 07:54 Öğle 13:23 İkindi 16:14 Akşam 18:42 Yatsı 20:03
Gündem

Dünya savaşının sinyalleri mi?

TERÖR VE YIKIM İÇİN YENİ SİLAH: KORONAVİRÜS!

SuperHaber programcısı - gazeteci Metehan Demir, SuperHaber YouTube Koordinatörü Barış Özkan’ın sorularını yanıtladı…

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de koronavirüs ile mücadele tüm hızıyla devam ederken ABD’den gelen bir açıklama oldukça dikkat çekti. Amerikan Genelkurmay Başkanı Mark Milley, koronavirüs ve salgınlar konusunda hayli tedirgin edici sözler sarfederken yeni bir tehdidi de gözler önüne serdi. Milley, "Bu virüs (Kovid-19) veya başka bir tip virüs biyolojik bir sistem olarak kötü emeller için kullanılabilir mi? Elbette ki evet. Bu olabilir ve bu bir kaygıdır. Ulus devletler zaten böyle bir kabiliyet geliştirme kapasitesine sahip. Asıl daha büyük kaygı ise bir terör örgütünün veya sorumlu aktör gibi davranmayan birilerinin bunu kullanmasıdır. Bu çok büyük bir kaygıdır. Ayrıca, elinde hiç silah olmayan örgütlerin biyolojik silahlar geliştirip bunları kullanmalarını ve korkunç bir yıkıma neden olmalarını hayal etmek hiç de zor değil. Henüz örgütlerin elinde böyle bir şey yok ancak bu bir ihtimal. Böyle bir kabiliyete müdahale etmek ve onu yok etmek bakımından tedbirli olmamız gerekir. Ama aynı zamanda devam eden salgından da ders almamız gerekir ve bunları kendimizi savunmak için kullanmalıyız. Dolayısıyla gelecekte kişisel koruma malzemelerimizin, böyle bir durum söz konusu olduğuna müdahale edecek ekiplerimizin hazır olmasını temin etmemiz, böyle bir biyolojik saldırının etkisini azaltmak için kendimize uygulayacağımız protokol ve prosedürleri hazır etmemiz gerekir." İfadelerini kullandı.

DEMİR: TÜRKİYE HAZIRLIKLARINI YAPIYOR

ABD Genelkurmay Başkanı’nın açıklamasını değerlendiren Metehan Demir, “Ortada çok fazla komplo teorileri var. Asıl mesele, ABD Genel Kurmay Başkanı’nın geçen gün bir konferanstaki konuşmaları çok dikkat çekici. Bunlar bir işarettir. Böyle bir konumda olan birisinin durduk yere böyle bir açıklama yapması normal değil. Bu bir uyarı aslında. Ankara’da bu konunun neler getireceği, nasıl tehditler yaratabileceğine dair çalışmalar yapılıyor. Türkiye’nin terörle mücadelesi ve başarısı tüm dünyaya örnek, tarihe geçmiş bir hikayedir. Bu hikayenin gerçekleştirilmesinde devletin tecrübesi çok büyük rol oynamıştır. Her yeni gelişmede potansiyel terör tehditleri konusunda uzman masalar var. Bununla ilgili çalışmalar da başlamış durumda. Terör örgütlerinin oluşum mantığına bakıldığında, örneğin A ve B devleti arasında büyük bir çekişme varsa taşeron olarak kullanılan ve diğer devlete karşı yönlendirilen aparatlardır. Bu terör örgütlerine de A ve B devletleri arasındaki gerginlikte, B devleti bu terör örgütlerini kullanıyorsa onların her türlü ihtiyaçlarına en acımasız şekilde sağlayan bir yapıya da girebiliyor. Türkiye’ye yönelik terör tehditlerine baktığımızda, PKK ile mücadelede 84’ten bu yana defalarca bitirilmesi gerekirken nasıl bitirilmediği, akla hayale sığmayacak hava savunma sistemleriyle ve silahlarla desteklendiği ortada. Pazara çıkıp almıyor, bunlara gönderiliyor. Türkiye’nin ayakta kalmasında en büyük zararlı etkiyi kim yaratır diye düşünüldüğünde PKK akla geldiği için destekleniyor. Tüm terör örgütlerinin mantığında bu geçerlidir. Bakıldığında terör örgütlerine A ve B arasındaki ilişki sistematiğinde diğer devlet tarafından verilmesi normaldir. Asla kabul edilemez ama dünyada gelinen kötülükler seviyesinde bizim yadırgamamız gereken bir gerçek halini aldı. Koronavirüsle dünyanın nasıl dize getirildiğini gördük. bu aslında Ankara’da yapılan bir çalışmada şöyle belirtiliyor; ‘Bu ve buna benzer virüslerin laboratuvar yoluyla yaratılarak, iyileştirme mekanizmalarının elde tutularak, karşı tarafı yıkıcı yolla kullanılabileceğini göz önünde tutmamız lazım.’ denildi. Koronavirüs aşısı için tüm dünya alarma geçti. Ülkeler birbirini yiyor, şu an dünyanın %53’ü aşıya ulaştı. %47’si risk altında, 2024’e kadar zar zor olaşabilecek. İngiltere ve Kanada kendisini iki üç kere aşılatacak kadar aşı almış. Bazı terör örgütleri ya da terör düşünceli devletler savaşın kolayını buldular. Artık top, tüfek, uçak, gemi, askeri mühimmata gerek yok, bu tip unsurlarla karşı tarafı berbat edebileceğini düşünüyorlar. Bu sıradan bir açıklama değil. ABD’liler bunu istihbaratını almasalar durduk yere bunu yapmaz. ’Henüz örgütlerin elinde bir unsur yok ama bu bir ihtimal’ diyorlar. O yüzden bu kabiliyete müdahale etmek, onu yok etmek bakımından tedbirli olmamız gerekir. Aynı zamanda da herkes kendi kirli planlarını yapar. Türkiye’ye karşı yapılan, oynanan kirli planları hepimiz gördük. Biz buna karşı Türkiye’nin sınırlarından giren ve çıkan, Türkiye’de faaliyet içinde olan tüm terör örgütü menşei her yapının üzerine devletin acımadan gitmesi lazım. Ben bunu çok riskli görüyorum. Dünyada bazı ülkeler elektromanyetik mikrodalga silahları bulduğundan bahsediyor. Bazı mahallelerde denendi ve denenen insanların üzerinde sersemlik, unutkanlık, baş ağrısı, burun kanaması vb. semptomlar yaşandı. Silahın nereden kullanıldığı da bilinmiyor. Dünya savaşları mı geliyor? deniyor ama bence dünya savaşları olarak tanımlanan süreç, artık boyut değiştirmiş görünmeyen bir süreç olarak üzerimize yükleniyor. Tedirginim ama dikkatli olursak üstesinden gelebiliriz. Karamsarlık içinde olmamamız ve çok dikkatli olmamız lazım. Terör örgütleri ya da büyük güç grupları ‘Bir virüs bunları yapabiliyorsa ben neler yapabilirim? Bu tehdit mekanizmasından ne kazanabilirim?’ diye aklından geçiriyordur.” dedi.

Metehan Demir’in açıklamalarının tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz…

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

Sitene Ekle

Yorumlar