Gündem

Tehlike sanılandan çok daha fazla!

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görevli olan Doç. Dr. Bülent Özmen, son günlerde sürdürülen çalışmaların, Ankara'nın deprem tehlikesinin bilinenin aksine daha fazla olduğunu gösterdiğini söyledi. Konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Özmen, "AFAD, 2019 yılında yeni bir deprem tehlikesi haritası yayımladı, Ankara kent merkezinde bulunan bütün ilçelerdeki beklenen deprem tehlike parametrelerini yüzde 50 kadar artırdı" ifadelerini kullandı.

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görevli bulunan Doç. Dr. Bülent Özmen, geçtiğimiz gün Ankara’nın Kalecik ilçesinde yaşanan 4,5 büyüklüğündeki korkutan depreme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Özmen, depremin Ankara’nın yaklaşık olarak 40 kilometre doğusunda olan 'Çankırı Fayı' diye adlandırılan Kalecik'ten Çankırı’ya doğru uzandığı bilinen fayın en güney kısmındaki Elmadağ fay zonu üzerinde oluştuğunu söyledi.

Söz konusu bölgede aralıklı zamanlarla bu büyüklükte depremler olduğunu söyleyen Doç. Dr. Özmen, "Geçtiğimiz sene yine bu zamanlarda; 23 Ocak tarihinde aynı bölgede 4,5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş. Her ne kadar Ankara şehir merkezinin altından geçen bir fay olmasa da merkezin 30-40 kilometre ilerisinde deprem üretme potansiyeli bulunan fayların bulunduğunu ve bunların da aktif halde olduğunu ifade edelim. Bu meydana gelen depremler bize uyarı yapıyor; 'ben de aktifim, ilerleyen senelerde daha yıkıcı deprem üretme ihtimalim de bulunuyor, bunları da göz önünde bulundurun' diyor" diye konuştu.

ANKARA ÇEVRESİNDEKİ FAYLAR NE DURUMDA?

Dr. Özmen, Ankara'nın Kalecik ilçesinde yaşanan depreme neden olan fay zonunun 1928 senesinde Kalecik bölgesinde 5,6 büyüklüğünde deprem oluşturduğunu söyleyerek, şu ifadeleri kullandı;

"Bu fay ve bununla alakalı diğer faylar da 6 şiddetine ulaşacak büyüklüklerde deprem oluşturma potansiyeline sahip faylardır. Ankara şehir merkezini baz alarak 35-40 kilometrelik bir mesafeyi yarı çap çizersek bu alan içerisine düşmekte olan diri faylarımız bulunuyor. Bunların boyutu oldukça küçük ve yaklaşık olarak 5 şiddetine yetişecek yükseklikte sarsıntı oluşturma potansiyeli olan faylar mevcut. Çemberi 40 ila 60 km arası kadar büyültürsek Çankırı Fayı, Dodurga Fayı gibi 6-6,5 şiddetine varacak büyüklükte deprem oluşturma potansiyeli olan faylarımız da bulunuyor. Bu çapı 70-80 km çevresine daha fazla büyüttüğümüz anda ise Ezine Pazarı Fayı, Kuzey Anadolu Fayı, Seyfe Fayı, Tuz Gölü Fayı gibi 7 ve 7 şiddetinin üstünde deprem oluşturma gücü olan faylar da mevcut."

"ANKARA'NIN DEPREM TEHLİKESİ ARTTI MI?"

Doç. Dr. Özmen, bu fayların bin yıl ya da 2 bin yıl gibi zamanda kayma hızlarını gerçekleştirmeleri sebebiyle başkentin deprem tehlikesinin az olduğunun düşünüldüğüne değinerek, "Halbuki son yıllarda sürdürülen çalışmalar bizlere Ankara’da deprem olma riskinin sanılandan daha yüksek olduğunu gösteriyor ki Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) 2019 yılında yeni bir deprem tehlikesi haritası yayımladı. Bu haritada da Ankara şehir merkezinde yer alan bütün ilçelerdeki beklenen deprem tehlike parametrelerini yaklaşık yüzde 50 artırdı. Yani bu durum resmi olarak haritada da ortaya çıkmış oldu. Yine bugün yaşanan depremle ilgili gündemimizde olan Kalecik ilçesinin de 2019 senesinde yayımlanmış ve yürürlüğe girmiş deprem tehlike haritasında da beklenen yer ivmeleri 30 kadar artış gösterdi. Sonuç olarak son hareketlerle beraber ve resmi haritayla birlikte bu bölgedeki deprem tehlikesinin artış gösterdiğini bu sonuçlar da bize söylüyor" açıklamasında bulundu.