15 Ekim 2019
23 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
38 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 05:43 Güneş 07:08 Öğle 12:55 İkindi 16:00 Akşam 18:32 Yatsı 19:51
Gündem

Oktar'ın sağ kolu anlattı!

‘Cinsel ilişkiye girmenin şifresi...’

Adnan Oktar örgütüne yönelik 171'i tutuklu bulunan 226 sanıklı davanın ikinci duruşmasında Oktar'ın sağ kolu Tarkan Yavaş savunma yaptı. Mahkeme Başkanı'nın, "Yemek yemenin cinsel ilişkiye girileceğine yönelik bir şifre olup olmadığını" sorduğu Yavaş, "Bu iftiradır" dedi.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Silivri Ceza İnfaz Kurumları'nın karşısında bulunan duruşma salonunda yapılan davanın ilk duruşmasına Adnan Oktar, Oktar Babuna, Tarkan Yavaş, Ayşegül Hüma Babuna da aralarında bulunduğu 162 tutuklu ve 20 tutuksuz sanık katıldı. Davanın bugünkü duruşmasına, tutuklu sanık Tarkan Yavaş'ın savunması ile başlandı.

Arkadaşlarının eğitimli ve son derece medeni olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Yavaş, Türkiye'nin her yerinde verdikleri konferanslar ile İslamiyeti anlattıklarını, millet ve ülke için çalıştıklarını söyledi. Bunları yaparken suç örgütü ile suçlandıklarını savunan Yavaş, "Bunu anlatırken suç örgütü ile suçlanmak hukuki ve mantıki değil. Günlük yaşantıdaki faaliyetlerimiz örgüt faaliyeti olarak iddianamede yer almış. Materyalist felsefeye karşı dünyadaki en etkin çalışmayı biz yapıyoruz. Burada bir örgüt yok. Bizim arkadaş camiamızın yapısı da buna müsait değil zaten" dedi.

 Yavaş, " Bizim hiçbir şekilde şiddetle, terörle bir ilişkimiz yok. Hiçbir arkadaşımız bürokraside görevli değil. Hiçbir arkadaşımız asker değil, polis değil. Bir avuç arkadaşımız var, onlar da kültürel faaliyetlerle ilgileniyorlar" dedi.

Adnan Oktar'ın hayatının mücadele ile geçtiğini söyleyen Yavaş, "Adnan Oktar'ın yerine herhangi biri kendisini bir dakika onun yerine koyarsa beyni iflas eder. İmanın gücü olması lazım bunlara dayanmak için. Çok zor bir hayat. Allah rızasıyla geçtiği için kolay geçiyor" dedi.

TURNİKE SUÇLAMASINA İLİŞKİN KONUŞTU

Yavaş, iddianamede yüklenen turnike suçlamasına ilişkin olarak, "Sayın Başkan, bu turnike sistemi dediğiniz konu aslında her gün 200 bin Müslüman kadına genelevlerde fuhuş yaptırılmasıdır. Bunu eleştirdik, buna karşı çıktık. Biz buna karşıyız. Buna karşı çıktığımız için bu konuyla karşımıza geliyorlar. Yapımızla uygun değil bu. Biz bir kere Allah'tan korkan insanlarız. Biz çekiniriz böyle bir şeyden, asla yapmayız" dedi.

ÖRGÜT İÇİ CİNSEL İSTİSMAR SUÇLAMASINA YÖNELİK DE SAVUNMA YAPTI

 Kadınlara yönelik yıllarca süren cinsel taciz suçlamasına da değinen Yavaş, "Yıllarca süren cinsel tacizden bahsediliyor. 50-60 kişinin cinsel istismarından söz ediliyor. Böyle bir şey mümkün değil, hayatın olağan akışına aykırı. Buradaki bayan arkadaşların hiçbirinin psikolojik sorunları yok. Böyle bir şey yaşasalar onun travmalarını taşırlardı. Bunlar iftira. Aramıza giren 5-6 kişilik menfaat çetesinin iftiraları. Operasyon öncesi bizi itibarsızlaştırmak için sosyal medyada bize iftiralar attılar" dedi. Yavaş, "Ceylan Özgül bize atılan iftiraların merkezinde olan bir insan. Sen 10-15 yıl bizimle kalmışsın. Prensesler gibi yaşadın. Cinsel istismara uğramadığını, böyle bir şey görmediğini söylüyor. Ben yaşamadım diyor. Şimdi niye suç örgütü diyorsun" diye konuştu.

1999 yılında kendilerine yapılan operasyon ve sonrasında yaşadıklarına ilişkin olarak 2008 yılında Bilim Araştırmaları Vakfı Başkanı sıfatıyla Zekeriya Öz'e bir dilekçe verdiğini söyleyen Yavaş, "Orada o gün de Zekeriya Öz vardı, o dilekçeyi ona verdim" dedi. Mahkeme Başkanı, "Neden dilekçeyi müracaata değil de Zekeriya Öz'e verdin" diye sordu. Yavaş bu soruyu, "Adil Serdar Saçan vardı. Bize bir hafta çok ciddi işkence yaptı. Sakat kalan arkadaşlarımız oldu. 28 Şubat'ın devamıydı. Muazzam baskılar vardı. Bunları paylaşalım diye gittik, ön plana çıkan kişi olarak ona verdik dilekçeyi verdim. Şimdi bu Ergenekon davasına müdahil olmak olarak algılandı. Bunları devletimizle paylaşalım, tarihe not düşelim diye gittik. Zekeriya Öz devletin savcısıydı" dedi.

Erkek grubunun imamı olduğu yönündeki iddiayı kabul etmeyen Yavaş, gelir giderlerinin kayıt dışı olduğuna yönelik iddiaya ilişkin olarak da, "Her türlü faaliyetimiz kayıt altındadır" dedi. Mahkeme Başkanı'nın, "Yemek yemenin cinsel ilişkiye girileceğine yönelik bir şifre olup olmadığını" sorduğu Yavaş, "Bu iftiradır" dedi.

Operasyon gecesi bir kişinin polise ateş açtığı, iki kurşun isabet eden polis memurunun çelik yelek sayesinde hayatta kaldığı hatırlatılan Yavaş, "O münferit bir olay. O arkadaşımızın uykusu çok ağır. Terör örgütlerinin tehdidi nedeniyle teyakkuzda yatıyor. Ruhsatlı silahı var. Ateş açıyor. Polis olduğu anlaşılınca da, 'Aaaa diyor, hakkınızı helal edin diyor' polislere" dedi.