Gündem |

Suriyelilerle temas kuran yabancılar kimler?

Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu, Altındağ provokasyonu sonrası hiç konuşulmayan bir noktaya dikkat çekti... Okan Müderrisoğlu, Türkiye'de bulunan Suriyeli mülteciler ile hangi "yabancı" STK'ların temas içinde olduğunun tespit edilmesi gerektiğini söyledi...

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

Türkiye'ye sığınan Suriyeli sığınmacılar konusunda en tehlikeli provokasyonlardan biri geçtiğimiz günlerde Ankara'da yaşandı.

Ankara'nın Altındağ ilçesinde salı akşamı yaşanan kavga sonucu Suriyeliler tarafından bıçaklanan Emirhan Yalçın'ın hastanede hayatını kaybetti. Bunun üzerine çarşamba akşamı Önder ve Battalgazi mahallelerinde Suriyelilerin evleri ve dükkanları hedef alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü, olaylara karıştıkları tespit edilen 148 kişinin yakalandığını açıkladı.

O YABANCILAR KİM?

Bu konuda Sabah yazarı Okan Müderrisoğlu'ndan dikkat çeken tespitler geldi.

Altındağ'da yaşanan, Türk- Suriyeli çatışmasını "çok boyutlu" düşünmek gerektiğini belirten Müderrisoğlu, "Her şeyden önce... Üzerinde durulması gereken öncelikli konu, Suriyeli sığınmacılarla hangi yollarla temas kurulduğu ve maddi ilişki biçimi kullanılarak ne tür faaliyetler yürütüldüğü olmalı." dedi.

AB'nin uzun süredir Suriyelileri Türkiye içinde tutmaya dönük politikalar geliştirdiğini ve 6 milyar Euro'luk finansman paketi sözü verildiğini hatırlatan Sabah yazarı şöyle devam etti;

"Ama durun bir dakika! Türkiye Cumhuriyeti'nin bütçesinde yer alması asla söz konusu olmayan bu kaynak transferinin, Türkiye'deki resmi kurumlar aracılığıyla sığınmacılara ulaştırılmasına da engel konuldu. İşte bu kritik ayrıntı, Suriyelilere yardım adı altında hangi örgütlerin iş başında olduğunu öğrenmemizi gerektiriyor. Yani... Suriyelilere yardım çalışması yürüten, yabancılar eliyle kurulan ama Türkçe isim taşıyan dernekleri... Yabancı finansmanıyla sığınmacılara dönük proje üstlenen aktörleri mercek altına almalıyız."

BAŞKA BİR "AJANDA" MI VAR?

Bu derneklerin şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Müderrisoğlu şunları kaydetti;

"Yardım gönüllüsü, proje yöneticisi olarak görünen kişilerin özgeçmişleri bilinmeli. Özetle... İnsani gerekçeleri öne alarak Suriyelilerle ilişki kuran fakat eş zamanlı olarak bir başka ajanda takip ettiği izlenimi veren kişi ve kurumların tespiti ile amacı dışında faaliyet gösterenlerin ayıklanması artık zaruret. Aynı şekilde... AB, Dünya Bankası, BM veya diplomatik misyon üzerinden fonlanan bütün projelerin uygulandığı merkezler, projelerin Türkiye'nin çıkar ve öncelikleri ile örtüşme biçimi ile proje yürütücüsü yabancıların da resmi bir merkezde kayıtlarının tutulması, hesap ve işlemlerinin denetimi de bir ihtiyaç. Hatta... TBMM'nin, yabancı sivil toplum kuruluşları ve uluslararası örgütlerin Türkiye'deki faaliyetleriyle ilgili bir "çerçeve yasa" çıkarmasında da büyük fayda var."