19 Haziran 2018
22 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 11 dk
Güneş'e kalan süre
İmsak 03:24 Güneş 05:25 Öğle 13:11 İkindi 17:10 Akşam 20:46 Yatsı 22:37
Prof. Dr. Metin Hülagü

Prof. Dr. Metin Hülagü

Sultan Vahdeddin ve Sevgililer Günü

Kutsal Sevgililer Günü! Antik Yunan’a, en bilinen özelliklerinden biri çapkınlık olan "Tanrıların ve İnsanların Babası" Zeus ile Zeus'un eşi ve ablası olan tanrıça Hera'ya kadar uzanıyormuş…

Ne harika şeyler ve yaratıcısı zekâ ürünü değil mi!

Ve nihayet Sevgililer Günü Aziz Valentine ile taçlandırılmış ve Roma’da yaşayıp yine bir papaz olan Claudius ile topluma takdim süreci tamamlanmış…

Sevgililer Günü:

Batı’nın kendi mitolojik kökenli kültürünü/saçmalıklarını Doğu toplumlarına aktarması…

Bir anlamada kilisenin icadı…

Elçileri ve tebliğcileri papazlar…

Batı’nın Doğu’ya kültürel ihracı…

Sorumluluk ve bağımlılık altına girmeden gençlere süresiz gönül birlikteliği empoze etme vesilesi…

Ve tabii ki tüketim ekonomisi ve ticari hareketlilik…

Bir taşla bir sürü kuş…

Maalesef artık Batı kültürünün yakıcı külleri altındayız…

Külleri üzerimize savurma işinde ise papazlar oldukça etkin. Aziz Valentin, Papa Claudis, Keşiş Rasputin ve daha başkaları ama hep kilise merkezli isimler.

Yazık ki bu tür rehberler ve ithal ürünler sayesinde milli günlerimizi unutmuşuz ve unutuyoruz.

Yaklaşık bir asır önce alınan bir karardan bahsetmek istiyorum sizlere.

Milli mevcudiyeti hedefleyen…

Var olma veya yok olma endişesini içeren…

Geçici sevdaları değil daimi birliktelikleri öneren…

Bugün de aynı sıkıntılarımız olduğunu hatırlatan…

Dün Osmanlı Sultanı bugün ise Sayın Cumhurbaşkanı tarafından ama farklı versiyonları ile özendirilmeye çalışılan…

Evlilik Günü”nden bahsetmek istiyorum.

Bundan tam 98 yıl önce Sultan Vahdeddin bir kararnameye imza atmıştı. Kararname “1 Mayıs”ın “Evlilik Günü” olarak kabul edilmesini öngörüyor, bütün imparatorlukta evlenenlerin sayısını artırmayı ve düşük seyreden doğum yüzdesini yükseltmeyi hedefliyordu.

Böyle bir Kararname ile probleme çare bulma fikri o dönemin İçişleri Bakanı Nazım Beyin önerisiydi.

Nazım Bey Türkiye’deki doğum oranının düşük olmasını genç kızların havailik, hoppalık ve ciddiyetsizliklerine bağlıyordu.

Sultan Vahdeddin’in 1920 Nisanında imzaladığı söz konusu kararname daha evvel evlenmemiş kimselerin 1 Mayıs’ta evlenmelerini teşvik ediyordu.

Bekâr gençleri evlenmeye teşvik etmek üzere ikna unsuru olarak ise “1 Mayıs günü evleneceklerden devletin hiçbir şekilde evlilik masrafı almayacağı belirtilmekte ve düğüne davet edilenlerden de çiftlere hediye vermemeleri istenmekteydi.

1 Mayıs’ta evlenenlerin doğacak çocuklarına Sultan Vahdeddin’in çocuklarından, Ertuğrul, Rukiye veya Ulviye, isimlerinden birisini koymaları halinde kendilerine hediye olarak bir bilezik verilmesi devletin vaadiydi. Evlenen yeni çiftler bu bileziği çocuğun doğduğu vilayetin valisine gidip ondan alabileceklerdi.

Sultan Vahdeddin’in konuya dair tebliği tüm vilayetlere gönderilmişse de tebliğin asıl hedef kitlesi daha ziyade Bursa vilayeti olmuştu.

Bursa halkı, alkollü içecekleri fazlaca tüketmeleri ve doğum nispetinde aşırı düşüklük göstermeleri nedenleri ile dönemin basını tarafından daha evvelce bir hayli tenkit edilmiş ve adeta hırpalanmıştı.

Hükümet yetkilileri Anadolu’nun birçok yerinde erkek ve bayanların birlikte katılıp eğlendiği müzik ve eğlence içerikli “Ateşli Geceler” adı verilen eğlencelerin tertiplendiğinden söz etmekteydi.

Bu “Ateşli Geceler” adlı eğlence tertipleri Meclis’te bulunan ve Anadolu’dan gelen mebusları oldukça rahatsız etmişti. Milletvekilleri nihayet bu duruma karşı alınacak tedbiri, bu tür eğlencelerin yasaklanmasını ön gören bir yasa teklifini Meclis’e sunmakta görmüşlerdi.

Sultan Vahdettin’in milli “Evlilik Günü” Kararnamesinden Aziz Valentine’in ithal “Sevgililer Günü”ne…

Evet, kültür hayatımızda bayağı mesafe almışız…!

Diğer Yazıları