Gündem

Soylu’dan iki gazeteye sert yanıt

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu hakkında geçtiğimiz yıl İstanbul'un fethinin 567. yıldönümünde Fatih Sultan Mehmet Türbesi’ni ziyareti sırasında yürürken ellerini arkasına bağlayarak saygısızlık yaptığı gerekçesi ile inceleme başlatılmıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuyla ilgili yaptığı açıklamayı çarpıttığını öne sürdüğü Sözcü ve Karar gazetelerine tepki gösterdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili başlatılan incelemeyle ilgili açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Soylu şu ifadelerde bulunmuştu:

"BİR SORUŞTURMA SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

"Bir, burada kişiye özel durum söz konusu değildir. İki, burada bir soruşturma söz konusu değildir. Kimse ayrıcalıklı değildir. Devlet memurları diye bir kanun var. Devlet memurları kanunu, devlet memurunu korumak, onun her şikayette karşı karşıya kaldığı bir meselede suistimale uğramaması için de kendine bir alt yapı oluşturmuştur. Bu kanun uzun yıllarca kendine ait alışkanlıklar da oluşturmuş.”

Savcılığa gelen suç duyurusuyla ilgili savcının bunu ihtisas yerine gönderdiğini söyleyen Soylu, eğer durum kamu görevlileriyle ilgiliyse suç duyurusunun İçişleri Bakanlığı'na ulaştığını belirterek, şunları ifade etti:

"Savcı burada şunu düşünür, 'Evet bana bir ihbar geldi, ben bunu ihtisas yerine göndereyim' der. İhtisas yeri neresidir? Kamu görevlileriyle ilgiliyse bize bildiriyor. Gümrükle ilgiliyse onu da bakanlığına gönderir, 'Şuna bir bak, sen bunun yetkilisisin, soruşturma izni verip vermemene göre ben de yoluma devam edeceğim' der. Bu bir rutindir. Bu rutin de kamu görevlilerini ve devlet memurlarını korur. Aksi olursa her ihbar ve her şikayette savcı ihtiyaç gördüğü andan itibaren çağırır, diyelim ki devlet memurları kanunu yok, vatandaş birisini savcıya şikayet ettiği anda her birinde şüpheli durumuna gider. Devlet memurları kanunu tam da bu işi korumak için vardır. Bize geldiğinde ne yapabiliriz, araştırma yapabiliriz. Ama şikayete bağlı bir konuda araştırma yapabilme kabiliyetin yoktur çünkü bunun bir de karşısı vardır, yani vatandaş. Araştırmada dersin ki, 'Ben böyle lüzum görmedim' dersin, o zaman gider Danıştay'a der ki 'İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu belediye başkanını koruyor' ya da 'İşini savsaklıyor' diyebilir. Bunlarla ilgili eksik işlem yaptığınız an Danıştay'dan döner. Bu işlemler oturmuştur. Sonra soruşturma izni verecek misiniz, vermeyecek misiniz? Bunun için ifade de değil, beyandır. Der ki, 'Kastım şudur', bu konuyla ilgili soruşturma izni veririz ya da vermeyiz."

Geçen sene İBB'nin izin almadan yardım toplama girişimini hatırlatan Soylu, İBB'nin yerel mahkemeye, idari mahkemeye ve Danıştay'a başvurduğunu ancak kaybettiğini söyledi.

Bakan Soylu, "Biz eğer birtakım siyasal çıkarımlarımıza göre devleti idare edeceksek, yarın bu devletin yerinde yeller eser. Biz doğru olanı yapacağız, hakikatin mağlubiyetine zemin açmayacağız. Biz doğrusunu yapalım, vatandaşımız feraset sahibidir bunları anlayabilme kabiliyetine sahiptir. Biz sessiz kalsaydık 100 binin üzerinde dernek vardı, 'Biz de topluyoruz' diyecekti. Madem öyle istiyorsunuz kanunu öyle değiştirin. Kuralları uygulamak zorundayız. Kurallar birinin istifade edeceği, birinin istifade etmeyeceği şeklinde olmaz." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şöyle devam etti:

 "Burada kişiye özel bir durum söz konusu değildir. Buradan ucuz kahramanlık çıkarmanın bir anlamı söz konusu değildir. Türkiye'de birçok belediyeye bunu yaptık, birçok belediyeye de bu yapılıyor. Kanun böyle. Neticede ne yapacağız? Böyle bir şey geldiği zaman, böyle bir sonuç geldiği zaman zannediyorum buna ait beyanı da vermişler. Ben buna izin vermem. Soruşturma izni vermem. Ama öbürüne vermek isterim, kayyumlara gitti 'siz şöylesiniz' falan dedi. Arkadaşlarım diyor ki, 'burada herhangi bir durum söz konusu değil, burada vermememiz gerekir' diyorlar, belki ona da vermeyeceğiz. Devletin kuralları işleyecek, bu kadar net. Eğer savcıya geleni savcı bize göndermezse, biz bu incelemeyi yapmazsak orada devletin kuralları işlemez, vatandaş da der ki 'devlet beni kale almıyor.' İşin bir de siyasi boyutunu söyleyeyim, bunun siyasal bir karşılığı olmaz. Bazı arkadaşların 'Burada mağduriyet üretiyor' demesine katılmıyorum. Hiç böyle bir mağduriyet söz konusu değil. Siz kanunun, kuralın gerekliliğini yerine getirin, devletinizi dimdik ayakta tutun, doğrusunu halk karar verir."

‘ALLAH’A HAVALE EDİYORUM’

Soylu bu açıklamalarını çarpıtarak yayınladığını öne sürdüğü iki gazeteye Twitter’dan yanıt verdi. Soylu tweetinde, “Sözcü gazetesi dün, Karar gazetesi bugün, Yalan söylemeyi iftira atmayı, demokrasi olarak tarif eden, tüm kavramları iğdiş eden hastalıklı zihniyet... Aynı yalanı yazmak ve yaymakta bir sakınca görmüyorlar... Mübarek gün, Allah’a havale ediyorum...” açıklamasında bulundu.

Yorumlar
Günün Videosu
Marmara'yı kaplayan deniz salyalarının temizlenmesi için 8 Haziran'da seferberlik başlatıldı. Çalışmaların ilk başladığı yer olan Caddebostan Plajı'nda salyaların tamamen temizlenmediği görüldü. Ancak vatandaşlar buna aldırmadan yüzmeye devam etti.