16 Nisan 2021
14 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
2 sa 22 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 04:45 Güneş 06:17 Öğle 13:09 İkindi 16:52 Akşam 19:51 Yatsı 21:17
Gündem

Şehit babası güçlükle anlattı

'İşkence gördüler, ayakları kırıldı...'

Gara'da terör örgütü PKK tarafından şehit edilen Astsubay Başçavuş Semih Özbey, dün Malatya'da son yolculuğuna uğurlandı. Sözcü yazarı İsmail Saymaz, şehidin babası Gürsel Özbey ile görüştü. Konuşmakta güçlük çeken baba Özbey, "Eğer doğruysa çocukların cesetleri üzerinde işkence gördükleri, ayaklarının kırıldığı… Nedir bu ya! Var mı böyle bir şey! İnsan hakkı kutsal değil mi?" dedi.

Pençe Kartal-2 Harekat bölgesinde yer alan Gara'da terör örgütü PKK tarafından alıkonularak şehit edilen 13 Türk vatandaşından Jandarma Personel Astsubay Başçavuş Semih Özbey, dün memleketi Malatya'da son yolculuğuna uğurlandı.

 Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz, annesi aylardır evlat nöbetinde olan şehidin babası ile görüştü.

Oğlunun cenazesi sonrasında acılı baba ile konuşan Saymaz, "Yaslıydı. Özbey, altı yıldır çektikleri acıyı, verdikleri mücadeleyi, sonuçsuz kalan çabalarını ve hislerini anlattı." ifadesini kullandı.

 İşte Saymaz'ın röportajından öne çıkanlar:

Nasıl geçti bu altı yıl?

Nasıl geçirilir, söyleyeyim. Her gün ölen bir insan… Her gün çocuğunun ne olduğunu, ne yiyip ne içtiğini… Eğer anlatılanlar doğruysa bu çocuklar her gün işkence görmüşler ya! Var mı böyle bir adalet, var mı böyle bir dünya ya! (Ağlıyor) Var mı? Bu sözün bittiği yer. Bu insanlık dışı bir şey. Eğer doğruysa çocukların cesetleri üzerinde işkence gördükleri, ayaklarının kırıldığı… Nedir bu ya! Var mı böyle bir şey! İnsan hakkı kutsal değil mi?

Siz çok çabaladınız temas kurmak için, değil mi?

Çok, çok…

Hiç yaklaşabildiniz mi?

Asla! Bir iki defa yaklaşma ihtimalimiz oldu. Ama onun önünde de engeller oldu. İki defa bu çocukların görüntülerini yayınladılar. Daha sonra mektup gönderdiği söylendi. Başka hiçbir temas yok. Ben altı yıldır çocuğumun ne sesini duymuşum, ne yüzünü görmüşüm.

Nasıl kaçırılmıştı oğlunuz?

Benim çocuğum Rize'de görev yapıyordu. Rize'den özel arabasıyla gelirken Pülümür yolunda alıyorlar çocuğu. Sivil halde… Oradaki insanlar diyor ki: “Bu çocuk 22 yaşında. Bundan ne istiyorsunuz!” Diyorlar ki: “Bunu misafir edeceğiz, bu bizim misafirimiz.” Misafirlik altı yıl sürdü. Biz bu arada her gün öldük, dirildik.

Kavuşacağınızı umuyordunuz.

Evet, bize hep derlerdi ki: “Toprağın altında olacağına dağın ardında olsun. Bir gün gelir.” Bunu niye yaptılar, bilmiyorum.

Diğer ailelerle görüşebildiniz mi?

Biz Malatya'da olduğumuz için hepsi geldiler, cenazeleri teşhis ettiler. Başından beri zaten 13 kişiydi. 13 kişiyi de infaz ettiler. Ben tamamının resmini gördüm. Benim çocuğumun sadece yüzünü gösterdiler. Vücudunu gösteremeyeceklerini söylediler.

 RÖPORTAJIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Yorumlar