24 Ağustos 2019
24 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
5 sa 40 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 04:42 Güneş 06:15 Öğle 13:12 İkindi 16:57 Akşam 19:58 Yatsı 21:25
Teknoloji

"Kötülüğün" teorisi...

Seçimleri teknoloji devleri mi manipüle etti?

Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Bilal Eren, İstanbul'da yenilenen belediye seçimlerinin ardından ilginç bir konuya dikkat çekti.

Seçimleri teknoloji devleri mi manipüle etti?

“Düşünmeye değmez mi?” sorusu ile sözlerine başlayan Bilal Eren vatandaşların oy verme eğilimlerinin ABD merkezli teknoloji devleri tarafından manipüle edilmiş olabileceği iddiasını ortaya attı.

"Oy verme ve ait hissetme davranışlarını asla küçümsemeden ve olaylara bakış açımızdaki sebep/sonuç ilişkisini en üstte tutarak bazı fikirlerimi paylaşmak istiyorum" diyen Eren şu ifadeleri kullandı;

"Net bir tarih başlangıcı olmamakla birlikte son iki senedir ülkemizde artan 'kötülüğün görünürlüğünün' tesadüf olmadığını düşünüyorum.

Daha doğrusu artan bu 'görünürlüğün' doğal olmadığı kanısındayım.

Bu görüşümü bir komplo teorisiyle besleyecek değilim, önümüzde duran şeyi anlamaya çalışıyorum. Katkı ve eleştirilerinizi beklerim.


Zamanın ruhu ve daha önemlisi ana akım medyanın çeşitli sebeplerle (siyaset/medya ilişkisi, habercilik kalitesindeki düşüş, geleneksel medyanın dijital dönüşümü ıskalaması gibi) gerilemesi haber kaynaklarımızı açık/kapalı sosyal medya platformlarına/gruplarına yöneltti.

Bu yönelimi sayılarla anlatan Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Enstitüsü 2019 Raporu (Türkiye Bölümü);

(link: https://reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/sites/default/files/2019-06/DNR_2019_FINAL_0.pdf) reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/sites/default/…

Ne demek istiyorum;

1. FB, Twitter, WhatsApp vb. mecraları her açtığınızda komşusuna tecavüz eden adam, trafikte balta sallayan şoför, iflas eden eden iş adamı, yalan söyleyen siyasetçi, ülkeyi terk eden yatırımcı, öğrencisini döven öğretmen haberlerini 'daha çok' mu görüyorsunuz?

2. Tıkladığınız veya görüntülediğiniz haberlerin/hesapların/sayfaların duvarınızı ele geçirdiğinin, hep bu haberlere denk geldiğinizi ve daha önemlisi 'ötekinin' görünmediğinin farkında mısınız?

Bunlar olmuyor demiyorum. Evet, birçok anlamda iyi haber ve verilerin azaldığı bir dönemdeyiz.

Bahsetmek istediğim, kötülüğün/umutsuzluğun 'görünürlüğünün' artması/arttırılması.

Ne oluyor?

Cambridge Analytica Skandalını duymuşsunuzdur. Skandala ismini veren şirketin dünya çapında 200’den fazla seçimde ve şirket danışmanlıklarında neler yaptığını öğrendik. Konuyla ilgili çok ciddi tartışmalar/süreçler devam ediyor, özellikle ABD ve İngiltere’de.

Duymayanlar için skandalın tüm detaylarını aşağıdaki yazılarımda derlemiştim;

(link: https://link.medium.com/4CGyA8WxOX) link.medium.com/4CGyA8WxOX

(link: https://link.medium.com/1sH0LgYxOX) link.medium.com/1sH0LgYxOX

Trump Seçimi Facebook ile mi Kazandı?

'Sadece 68 defa 'Beğen' butonuna basmış herhangi bir Facebook kullanıcısının hangi partiye oy vereceğini %85 doğrulukla bulabiliriz…'"