18 Nisan 2019
11 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 12 dk
Yatsı'ya kalan süre
İmsak 04:42 Güneş 06:14 Öğle 13:09 İkindi 16:53 Akşam 19:53 Yatsı 21:19
İzzet Çapa

İzzet Çapa

İnadına inanmaya devam ediyorum ben gelecek güzel günlere hala…

Ofiste, sokakta, çarşıda, pazarda hayat siyasete kilitlenmiş durumda. Pazar günü seçim var, dolayısıyla da bu vaziyet gayet doğal. Eş dost, hısım akraba bana da haliyle fikrimi soruyorlar.

Bilirsiniz pek sevmem politik meselelere girmeyi, siyasi işler üzerine, haddimi aşan şeyler söylemeyi…

Hangi aday memleket için daha faydalı olacaksa o kazansın cümlesi yetişiyor böyle zamanlarda imdadıma. Samimi fikrim de bu zaten...

Ama bu defa bambaşka bir hava var ortalıkta beni derinden rahatsız eden. Bir karamsarlık bulutu, kötüye dair bir beklenti rüzgarı esiyor her yerde.

Seçimlerden sonra döviz acayip fırlayacak, enflasyon artacak, ortalık müthiş karışacak diyor fısıltı gazeteleri…

İşte bakın asıl bu halet-i ruhiye tedirgin ediyor beni.

Her kim kazanırsa kazansın, sandıktan hangi aday çıkarsa çıksın pazartesi sabahı yine aynı ülkede, yine aynı ülkeye uyanacağız oysa. Üstelik bu bir yerel seçim, mahalli idareler belirlenecek sonuçta…

O yüzden kötümserlik tellallarına kulak asmamaya gayret ediyorum kendi çapımda. Moralimi yüksek tutabilmek, seçim sonrası için de planlar yapabilmek, hayatıma – hayatımıza devam edebilmek için ihtiyacım var buna.

Hiç bir seçimin bu ülke için kader seçimi olduğuna inanmıyorum, inanmak istemiyorum.

Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin temelleri sağlamdır, ilelebet de payidar kalacak; bunu adım gibi biliyorum.

Siz siz olun, etraftaki dedikodulara fazla kulak asıp, enseyi karartmayın derim naçizane. Bu ülke neler yaşadı, neler atlattı, her ne sıkıntı gelecekse başına onu da geçer mutlaka, atlatır eminim bir şekilde…

Mühim olan gelecek güzel dair umudumuzu yitirmemektir. Önemli olan Türkiye’den asla ve hiçbir zaman ümidi kesmemektir...

Böyle zamanlarda, Ata’mın ‘Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur’ sözü rehber oldu hep bana.

Belki kızacak birileri bu kadar iyimser olmama; ama kusuruma bakmasınlar kesmem – kesemem ümidimi ben memleketimden.

Güzel günlere inanmak olsun suçum madem, öyleyse haydi gelin buyurun vurun beni iyi niyetimden…

Diğer Yazıları