Gündem |

Samed Karagöz'den 15 Temmuz anıtlarına itiraz!

Milliyet yazarı Samed Karagöz, "İtirazım var!" başlıklı yazısında 15 Temmuz anıtlarının uluslararası bir yarışma ile belirlenmesi gerektiğini bir kez daha söyleyerek, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan anıtlara ilişkin değerlendirmelerini kaleme aldı.

Milliyet yazarı Samed Karagöz, "İtirazım var!" başlıklı yazısında 15 Temmuz anıtlarının uluslararası bir yarışma ile belirlenmesi gerektiğini yineleyerek, "15 Temmuz’la ilgili anıtların uluslararası yarışmayla yapılması gerektiğini daha önce söylemiştim, tekrar etmekte bir beis yok" dedi.

İşte o satırlar:

15 Temmuz’la ilgili anıtların uluslararası yarışmayla yapılması gerektiğini daha önce söylemiştim, tekrar etmekte bir beis yok

Bu ülkenin gördüğü en dehşet verici gecelerden birinin, bu milletin gösterdiği en büyük kenetlenmelerden birinin yıldönümü olan 15 Temmuz yaklaşıyor. Birçok devlet kurumu da bu ilk yıldönümüne özel hazırlıklarda bulunuyor. Darbe girişiminin savuşturulduğu ilk günlerde Kuleli Askeri Lisesi’nin Darbe Müzesi yapılması gerektiğini, ülkedeki bütün ortaöğrenim çağındaki gençlerin bu müzeyi mutlaka ziyaret etmelerinin imkanının sağlanması gerektiğini, hatta Japonya’da Hiroşima’daki gibi zorunlu hale gelmesini söylemiş, yazmış birisi olarak yapılanları değerlendirmek istiyorum. Kuleli’nin akıbetinin hâlâ belirsiz olduğunu da tam burada belirtmek gerekiyor.

İKİ ANIT ÖRNEĞİ

İlk olarak asker üniforması giymiş teröristlerin acımasızca halka ateş ettiği, o dönemdeki adıyla Boğaziçi Köprüsü, bugünkü adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde Avrupa istikametinden Asya’ya geçişte, sık sık Şehitler Tepesi’ne benzetilen tepede yapılan anıttan bahsetmek istiyorum.

Altunizade İlahiyat Camii’nin mimarı Hilmi Şenalp’in projesi şu günlerde hızla inşa ediliyor. Mimarının sözleriyle anıtı anlamaya çalışalım:

“Kubbe, şehitlerin aslında ölüler olmayıp sonsuz bir hayata mazhar olduğunu ifade etmektedir. Kubbeyi teşkil eden geometrik kollar milletin böylesine bir teşebbüs karşısında ortaya koyduğu birlik, beraberlik ve kenetlenmeye atıftır. Bu tevhid ve kenetlenme sayesindedir ki milletimizin ve devletimizin bekasını temin edecek çok güçlü ve sarsılmaz bir çatı oluşmuştur.”

Ortaya çıkan esere ve projesinin çizimlerine bakınca sayın Hilmi Şenalp’in anlattıklarını göremiyorum. Sadece ben değil etrafımda sorduğum hiçbir mimar, hiçbir sanatveser bu anlatılanları göremiyor. En basitinden anıt niye beşgen, niye bu kadar geometrik? Bunun bir cevabı var mı?

Diğer bir anıt da Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin karşına yapılıyor. Bu anıt en azından daha anlamlı ve sanatsal bir iddiadan uzak olduğu için daha kabul edilebilir bir durumda. Zaten anıtla alakalı açıklamayı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in de bizzat yapması bunu doğruluyor. Düz ve açık anlama sahip. Anıtın en üstünde ay-yıldız var, bunu yedi insan figürü tutuyor, bu da yedi bölgeyi temsil ediyor vs.

Bu tarz anıtların uluslararası yarışmayla yapılması gerektiğini daha önce söylemiştim, tekrar etmekte bir beis yok. Olan oldu, lakin olacak olanlarda daha dikkatli olunsa daha kalıcı eserler ortaya çıkar.

İSİMSİZ KAHRAMANLAR

15 Temmuz sonrası şehitlerimizi sürekli andık, anmaya da devam edeceğiz. Ortada son derece büyük bir kahramanlık, vatan sevgisi var. Henüz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan halkımızı meydanlara davet etmeden önce meydanlara çıkan, tankların önünde duran halkımızın bu davranışı takdire şayandır. Bir de isimsiz kalmış kahramanlar var. Şehit veya gazi olmamış ama o gecenin seyrini değiştirenler var. Ve belki de esas önemlisi, bu halkın düşmanı olanlar var. Onları unutmamamız gerekiyor.

Çengelköy’ü kana bulayan askerlerin başındaki kişinin adını kaç kişi biliyor, bu askerlerle çatışan diğer askerlerin hikayesi ne zaman anlatılacak? Peki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne bu ismin verilmesine neden olan sözde komutan? Komutanlarına direndikleri için infaz edilen askerler ne olacak? Ayrıca bu askerler niçin şehit olarak anılmaz?

Bizi biz yapan, bu ülkenin işgaline hep beraber karşı çıktığımız 15 Temmuz’u layıkıyla anlatalım ki bir daha başka 15 Temmuzlar yaşanmasın.