10 Nisan 2021
11 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
2 sa 46 dk
Akşam'a kalan süre
İmsak 04:56 Güneş 06:26 Öğle 13:10 İkindi 16:50 Akşam 19:45 Yatsı 21:09
Gündem

'İstifa dilekçemle gezdim'

Sağlıkta kıdem mobbingi var!

Bursa'da asistan doktor Mustafa Yalçın’ın gördüğü baskılar sonucu yaşamına son verdiği iddiası, sağlıkta mobbingi tekrar gündeme getirdi. Kıdemli meslektaşlarının mobbingine uğradığını öne süren sağlık çalışanları, “Cebimde istifa dilekçemle gezdim. Meslekten de yaşamaktan da soğudum” diyor.

Bursa’da önceki gün ‘Kayak yapmaya gidiyorum’ diyerek evden çıkıp intihar eden Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli asistan doktor Mustafa Yalçın Türkiye'ye hüzne boğdu. Yalçın'ın ölümünün ardından ortaya çıkan mektubu ise akıllarda pek çok soru işareti bıraktı.

Milliyet'ten Çiğdem Yılmaz'ın haberine göre, Yalçın’ın ölümü sonrası sağlık çalışanları ‘mobbing cinayettir’ etiketiyle paylaşım yaparak uğradıkları kötü muamelenin son bulmasını istedi. Asistan ve intern doktorlar, kıdemli meslektaşlarının mobbingine maruz kaldıklarından yakınırken, hocalar da ilk yıllarda asistanların karşı karşıya kaldığı nöbet yükünün yıpratıcı olduğunu söylüyor.

‘İSTİFAMLA GEZDİM’

Antalya’daki bir devlet hastanesinde asistan doktor olan F.D. (30), maruz kaldığı mobbingi şöyle anlattı: “Cerrahi bölümde asistanlık yapıyorum ve ameliyatlardayım sürekli. Burada inanılmaz bir hiyerarşi var. Özellikle uzmanların ağır psikolojik tacizlerine maruz kalıyoruz. Bu tacizler ağır hakaretlere varabiliyor. Bir uzmanla uzun süredir sıkıntı yaşıyorum. Anabilim dalı başkanımıza söylememe rağmen hiçbir şey yapılmadı. 2-3 hafta önce artık gözümü kararttım ve mobbing davası açacağımı söyledim. Bunun üzerine duruldu. Hayatına son veren doktorun durumunu o kadar iyi anlıyorum ki, inanın ben de o noktaya geldim. Canıma kast etmeyi düşündüm. Aylarca cebimde istifa dilekçemle gezdim.”

‘İLİKLERİMİZE KADAR’

Kayseri’de bir hastanede asistan doktor olan E.Ö. (29) de, “O doktoru çok iyi anlıyorum. Bazen mobbingi iliklerimize kadar hissedebiliyoruz. Bir arkadaşım sırf gördüğü mobbing nedeniyle asistanlığı bıraktı. Hakarete varan söylemlerle karşı karşıya kalıyoruz. 36 saat nöbet tutuyoruz, iş yükümüz çok fazla” dedi.

Z.T. (27) İzmir’de bir devlet hastanesinde intern. “Hastanede yaşadıklarım nedeniyle meslekten de yaşamaktan da soğudum” diyen Z.T., şunları söyledi: “Gerek öğrencilikte gerek internlik sürecinde zorbalıklara maruz kaldım. En acısını ise kadın doğum internliği sürecinde yaşadım. Hemcinsim olan kadın asistanlar yerli yersiz gerekçelerle azarladılar. Kargo teslim almak gibi kendi özel işlerini yaptırıyorlar. Asistanlardan biri benim doğum izlememe ve doğum öğrenmeme engel oldu. Şevkim kırıldı, erkenden tükendim. Kıdem mobbingi çok fazla. Bu yüzden uzmanlık sınavına çalışmıyorum. Çünkü biliyorum ki gideceğim yerde mutlu olmayacağım ve buna dayanacak gücüm yok.”

‘BASKI EN ALTTA’

Yıllardır mobbingin sürmesini üniversiteler ve eğitim hastanelerinde kurulmuş olan askeri hiyerarşik düzene bağlayan Almanya Bonn Rheinische Friedrich-Wilhelms Üniversitesi Yenidoğan ve Çocuk Yoğun Bakım Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Soyhan Bağcı, “Bu düzen herkesin işine geliyor. Çünkü en üsttekiler kendilerine mümkün olduğu kadar az sorun yansıtılmasını istiyorlar. O yüzden en baştaki bir altındakine, o kendi altındakine bunu diretiyor. En alttakiler herkesin baskısını omuzlarında hissediyor” ifadelerini kullandı.

EN FAZLA MOBBİNG SAĞLIKTA

Mobbingle Mücadele Derneği Genel Başkanı İlhan İşman şunları aktardı: “Alo 170 rakamlarına baktığımızda en fazla mobbingin sağlıkta olduğunuzu görüyoruz. Daha önce de benzer nedenlerden dolayı doktorlar sıkıntı yaşadı. Sağlık sektörü başlı başına stresli bir sektör. Her ne kadar okumuş olsanız da mesleğin getirdiği usta çırak ilişkisi var. Mobbingin birinci sebebi kötü yönetim. İkinci sebep ise kurumsal kültürün oluşmaması. Bir de narsist kişilik yapısı. Özellikle doktorlarda bunu görüyoruz.”

‘ACABA BAŞIMA BİR ŞEY GELİR Mİ?’

İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek şöyle konuştu:

“Mobbing sadece hoca tarafından değil kıdemliler tarafından da yapılıyor. Mobbing kişileri zorluyor ancak diğer taraftan da asistanlar en çok şeyi bu kıdemlilerinden öğreniyorlar. Uzun süren nöbetler de ister istemez bu çocukların kimyasını bozuyor.

İlk yıl asistanlar yüksek nöbetle başlar, birinci yıldan sonra nöbet sayısı giderek azalır. Mobbinge uğrayan bu durumu rektöre, Tıpta Uzmanlık Kurulu’na taşımalı. Ancak, ‘Acaba başıma bir şey gelir mi?’ diye bu yola çok başvurmayabiliyorlar. Bu yolu seçenler de oldu. Asistanlar eğer mutlu değillerse, farklı yerde çalışmasına izin verilebiliyor. Eğer hocasıyla bir sorunu varsa da hocanın sözleşmesi fesih ediliyor.”

‘ASKERİ DÜZEN VAR’

Türk Obezite Cerrahisi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Oktay Banlı, intern olarak göreve başlayan kızının meslektaşları tarafından karşı karşıya bırakıldığı ayrımcılıktan yakınmıştı. Prof. Banlı, “Tıp usta çırak ilişkisiyle öğrenilen bir iş. Kalkıp bir ameliyatı, acil müdahaleyi, hasta değerlendirmeyi kitaptan öğrenemezsin. Dolayısıyla sizden daha tecrübeli birinden öğrenmek durumundasınız. Çoğu pratik bilgiyi onlardan öğrenirsiniz. Fakat bunu kötüye kullanmamak gerekir. ‘Her dediğimi yapacaksın, şu kadar nöbet tutacaksın gibi...’ Cerrahide askeri bir düzen var. Hiyerarşik sistemde nöbetler tutuluyor. Dolayısıyla asistanların içerisinde bir hiyerarşi oluşuyor. Önemli olan bunu yapılan işlere yansıtmamak. İşi bu gençlere sevdirmek lazım. Böyle giderse zamanla iyi ve kaliteli cerrah yetiştiremeyeceğiz. Mobbing nedeniyle asistanlığı bırakan pırıl pırıl gençlerimiz var” dedi.

Yorumlar