14 Nisan 2021
14 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
13 dk
Yatsı'ya kalan süre
İmsak 04:48 Güneş 06:20 Öğle 13:09 İkindi 16:51 Akşam 19:49 Yatsı 21:14
Koronavirüs

Kılıçdaroğlu'na sert sözler!

"Aşının gelişini engelleme çabası içinde olmayalım"

Koronavirüs Bilim Kurulu toplandı, yaklaşık iki saatten fazla süren toplantıdan sonra kameraların karşısına geçen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamalarda bulunuyor. Koca, aşıyı Türkiye'nin en ucuza alan ülkelerden biri olduğunu belirterek bunun ticari bir sır olduğunun altını çizdi. Koca, Kılıçdaroğlu'nun iddialarına firmanın ödeme alındığına ilişkin belgelerini gösterererek sert yanıt verdi. Kılıçdaroğlu'na "Aşının gelişini engelleme çabası içinde olmayalım" dedi.

İşte Koca'nın açıklamalarından önemli satır başları:

"Koronavirüs salgını sürecinde her ülke elindeki imkanlar çerçevesinde tedbirler aldı.

Biz de öyle yaptık ve salgınla iyi bir şekilde mücadele ettik. Bu sağlık çalışanlarının yanı sıra tüm vatandaşlarımızın özverisiyle oldu. Can yakan kayıplarımız var. Kayıplarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum.

Aşıyı hazır temin eden ülkeler içinde en hızlı ve en çok aşılamayı başarmış durumundayız. Aşı temininde yeterince yüksek hızda ve sistemik olarak aşı programını uygulamış olsak da nüfusa oranla daha katetmemiz gereken çok yol var. Aşı kıtlığı yaşanan bir dönemdeyiz.

Zaman zaman aşılama sayısında artış ya da azalma olması lojistik gerekçelerdendir. Aşı tedariğinde her an aksaklık yaşanabilir. Bunun yaşamamamızın tek yolu kendi aşımızı üretmemizdir. Aşıda bir tedarik ve planlama sorunumuz yok. Daha güvenli olanı kendi aşımıza sahip olmamızdır.

Aşı olduğumuz gün koruma başlamıyor. İkinci dozun üzerinden 14 gün sonra koruma oluyor. Nüfusun yüzde 60'ını aşılamadan güvence altında olmuyoruz. İlk dozu olmamız bizi rehavete kaptırmasın.

Vaka sayılarındaki artış, bazı illerimizin diğerlerine göre daha geç normalleşme sürecine geçmesine neden olacak. Tedbir hala en güçlü silahımız.

Yerinde karar dönemi ile birlikte güvenlik kuvvetlerimizin denetimleri artıracak. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da kararlılıklarını iletti.

KILIÇDAROĞLU'NUN İDDİALARINI ÇÜRÜTTÜ

Sayın Kılıçdaroğlu'nun ücretsiz aşıya para verildi iddiası olmuştu. Dünyada aşı savaşının yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Ülkeler arasında bunun ilişkileri etkileyebileceği, ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari bir sır olarak kalmasını, bir fiyat özellikle söylenmemiştir.

Şunu söylemiştim biz aşıdaki dünyadaki bütün ülkelerden daha ucuza aldık. Bu iddiamın arkasındayım. Bu ticari olarak saklanması gereken bir sırdı.

Ama bu aşı sadece Türkiye'ye satılmıyor birçok devlete satılıyor. En ucuza alan Türkiye. Bu dönemde, bu aşıyı teminat olmadan almayacağımızı ifade etmiştim.

Faz-3 çalışması uygun olmasaydı, devamında Türkiye kendi yapması gereken tetkiklerden olumlu sonuç almamış olsaydı aşıyı almayacaktık. Teminatları garantiye aldık.

'Üretici firma 1 milyon doz aşı üretti. Bu 1 milyon doz aşıyı aslında Türkiye'ye bedel almadan bağışladı' iddiası vardı.

Aşı savaşının olduğu bir dünyada üretici firma aşıyı bedavaya bağışlar mı? Bunun üzerine biz firmaya, sözleşmemiş gereği size vermemiz gereken bir bedel var. Bunu size ödüyoruz? Böyle bir iddia var. Bu nedir?

Firmanın bize cevabı burada. Bu aşıyla ilgili buradaki amaç, siz bizden teminat istediğiniz için biz teminatı sağlayamamıştık, nakit akış yönetimini sağlamak için bizi temsil eden Sinovac firmasına bedelsiz olarak verdik. Ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık.

Vergi ile ilgili de hiçbir sorun yok. Bizim verdiğimiz parayı firma 'Ben aldım' diyor.

"ARACI FİRMAYA TEK BİR KURUŞ ÖDEMEDİK"

Bir diğer konu Aracı firma var mıydı? iddiası.

Biz devlet olarak Sinovac ile göreüşmeleri yaptık. Bu firmanın 10 yıldır tek bir distribütörü var. Bu distribütör ayrıca firmanın Türkiye'deki tek yetkilisi. Biz pazarlığı bütün görüşmeyi Sinovac firması ile yaptık. Aracı firmaya zerre kadar tek bir kuruş verilmedi.

Biz ekstra bir ücret vermedik, pazarlığı Sinovac ile yaptık. Vatandaşımızın zihni neden bulanıklaştırılmak isteniyor. Biz salgına odaklanmak istiyoruz. Buna rağmen vatandaşımızın aklını karıştırmak istiyorlar. Ticari, sır olarak kalması gereken bilgiler ifşa edildi.

Biz AstraZeneca, Sputnik, BioNTech ile de görüşüyoruz. Bu noktada kimseye ayrıcalık tanımıyoruz. Biz daha erken Faz-3 çalışmasına başladığımız, sonuçlarını bildiğimiz aşıyla ilgili anlaşmalarımızı, sözleşmelerimizi yaptık.

Muhalefet lideri arayıp telefonla sorabilirdi. Devlet sırlarını ifşa etmenin anlamı ne? Vatandaşlarımıza verilmeyecek hesabımız yoktur. Özellikle 83 milyon vatandaşımıza eşit fedakarlık yaparak, bu dönemde birlikte durarak salgınla mücadele etmeliyiz.

KARADENİZ'DE TAM KAPANMA DÜŞÜNMÜYORUZ

"Özellikle bugün Bilim Kurulumuzun gündeminde daha çok bölgelerin sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği şekliyle, yani düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olarak ayrımının nasıl olması gerektiği, hangi kriterlerin esas alınması gerektiği, illerde nasıl bir kısıtlama veya açılım olabileceğini tartışmış olduk.

Şu an tam kapanma gibi bir durumu düşünmüyoruz. Ama her geçen gün vaka sayılarının giderek arttığını görüyoruz. Mutasyonun da özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde Samsun, Ordu gibi artışını görüyoruz.

Ağırlıklı olarak daha çok İngiltere mutantı dediğimiz, virülans üzerine etkisinin olmadı ama bulaşıcılığı artan bir mutasyon yaygın.

Güney Afrika ile ilgili 49 gibi bir mutantın görüldüğünü söyleyebilirim. Türkiye'ye özgü, bir ara Ankara'da 5 vakamız olmuştu. Bize özgü mutant olabilir mi şüphesi içindeydik. Bize özgü mutant olmadığını çok rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ama ağırlıklı İngiltere mutantı olmak üzere toplumda bulaşıcılığın çok arttığını söyleyebiliriz. Bu dönemde tedbirler daha da önemli olmaya başladı.

BİONTECH'TEN İLK ETAPTA 800 BİN AŞI GELECEK

BionTech'le ilgili ilk etapta gelebilecek aşı miktarı 800 bin olacak. 4,5-5 milyona tamamlanması için çaba sarf edilecek. Mart ayı sonuna kadar. İlk 800 bin aşı muhtemelen 10 gün içinde gelmiş olacak.

Sözleşmeyi yaptığımız tarih 24 Kasım. Biz 24 Kasım'da Sinovac'la sözleşme yaptık. Toplam 100 milyon doz için sözleşme yapıldı. İlave Biontech'le ilgili 4,5 milyon doz Mart sonu olmak üzere sözleşme yapıldı. 30 milyona kadar opsiyonel. Mart'tan sonraki dönemde arttırabilmek için Uğur Hoca ile gayret içinde olacağız.

Sputnik'le ilgili olarak ayrı bir hazırlığımız devrede. AstraZeneca ile ilgili görüşmemiz başından beri devam ediyor. Onunla da ilgili önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde ön sözleşme imzalanabilir. Yakın takip içindeyiz. Nisan, en geç Mayıs ayında bu aşılama sürecini tamamlayabilir olmak bizim için önemli.

Bizim toplamda şu anda Nisan, en geç Mayıs ayı sonuna kadar 105 milyon doz aşıya erişebileceğimizi biliyoruz. Şu an net kesin olan en geç Mayıs sonuna kadar olacağını düşünüyoruz. 52,5 milyon insanımızın aşılanması demek bu. Bu da zaten aşılanacak olan 20 yaş üzerindeki insanımızın sayısı. Ne zamana kadar en geç Mayıs ayına kadar bitirmek istiyoruz.

65 YAŞ ÜZERİNE ESNETME OLABİLİR

İkinci aşıdan iki hafta sonra yani 42 gün sonra koruyuculuğu başlıyor. 65 yaş üzerinde olup 2 haftasının tamamlanmadığını biliyoruz. Ama süreçte 65 yaş üzerinde illerde bu konuyla ilgili bir esnetme yapılabilir. Aşılama oranı da parametrelerin arasında yer alacak.

İLK OLARAK HANGİ YASAKLAR KALKACAK?

Bilim Kurulumuz bu konuyu tartıştı. Kabinede Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bu öneri tartışılacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gerektiğinde açıklama yapılmış olacak. Bizim sadece öneri noktasında bu sunumu yapmış olacağız. Esas önemli olan illerin bundan sonraki dönemde vaka sayıları, vaka test oranını, yoğun bakım doluluk oranı gibi birtakım parametrelerde bu kademelendirmenin nasıl yapıldığı üzerinde tartışıldı.

2 haftada bir uygulamayla ilgili hangi ilin hangi kararı alması gerektiği zaten belli olmuş olacak. Eğitim dahil olmak üzere Pazartesi günü kabinede gündeme alınmış olacak. Ondan sonra Cumhurbaşkanımız gerektiğinde tensip buyurursa açıklarlar.

Aşılama başlamış oldu. Biz özellikle bu anlamda köy okullarından başlamış olduk. Bu başlangıçla birlikte önümüzdeki haftalar giderek daha yoğunlaşmış olacak. Bu biraz aşının tedariğiyle ilgili bir durum. Mart ayının 15'inden sonra daha yoğun aşının geleceğini söyleyebilirim.

NİSAN SONUNDA FAZ-3'E GEÇEBİLİRİZ

Yerli aşıyla ilgili faz 2 aşamasına gelmiş olan aşımız olduğunu biliyorsunuz. Faz 2 aşamasında olan aşı toplam 200 kişide düşünülüyor. Bu 200 kişinin 84 kişiye aşıları yapılmış oldu. Bunun tabii biliyorsunuz 28 gün sonra ikinci doz aşısı yapılmış olacak. Nisan ayında faz 2'nin biteceği ve Nisan sonunda faz 3'e geçebileceğini düşünüyorum. Bilim Kurulu olarak üzerinde tartıştığımız gelinen öneri noktalarını açıklamamı istiyorsunuz. Doğrusu bununla ilgili illerin kademelendirmelerinde önümüzdeki günler belli olmuş olacak.

"VATANDAŞIMIZ KAPALI, KALABALIK ORTAMLARDAN UZAK KALMALI"

Bilim Kurulumuz hassasiyetle çalışıyor. Kanser, organ nakliyle ilgili benzer durum olmuştu. Tedaviye bağlı olarak erkene alınabilir mi olarak üzerinde çalışılıyor. Toplantı ve maçlarla ilgili özel durumu dün açıklamıştım. Genel olarak biz salgında bulaşın nasıl olduğunu biliyoruz. İlk günden itibaren salgında bulaşın yakın temasla birlikte daha da arttığını hep anlatır olduk. Bunu vatandaşımız biliyor. Özellikle vatandaşımıza kapalı, kalabalık ortamlardan uzak kalmalarını özellikle ifade etmiştik. Bu bilgilendirmede bir değişiklik yok.

Bizim özellikle kalabalık ve kapalı ortamdan vatandaşımızın kaçınmasını özellikle, hassasiyetle belirtmek istiyorum. Maçlarla ilgili orada da benzer şekilde tedbirler, zaten yasak var biliyorsunuz. Taraftar olmak insanımızın sağlığını ötelemeyi gerektirmez. Bizim hassasiyetle, gayretle çaba sarf etmemiz, 83 milyon vatandaşımızın, eşit fedakarlıkta bulunarak mücadeleye katkı sağlaması gerekiyor. Hepimizin hassasiyetle üzerine düşeni yapması gerektiği kanaatindeyim.

Ben ısrarla siyasi arenaya bu mücadelenin çekilmemesi noktasında kararlıyım. Bu arenaya özellikle çekilmek isteniyor. 83 milyon vatandaşımıza eşit davranarak bu mücadeleyi sürdürmekten yanayım. Bahsettiğiniz durumla ilgili bildiğiniz gibi dün il sağlık müdürlüğümüz açıklamada bulundu. Bununla ilgili PCR testinin yapılabilirliği hekimlerimizin sorumluluğunda, bir semptom olduğunda talep edilerek yapılabiliyor. Özel bir durum söz konusu değil. Talep ücretsiz olacaksa, yani biz zaten kamu kurumlarında ücretsiz yapıyoruz. Özel kuruluşlarda yaptırılabilirler, semptomu varsa ücret ödemeyerek, yoksa ücret ödeyebilirler. Kamu kurumlarımızda hekim sorumluluğunda semptomu olan kişiye hekim talebiyle PCR testi yapılır. Özel bir durum söz konusu değil.

Şu an Azeri kardeşlerimizden 3 gaziyi biz tedavi ediyoruz. Ciddi kritik bir durumlarının olmadığını söyleyebilirim. Azerbaycan'la sağlıkla ilgili ikili anlaşmalarımız var. O kapsamda 4 hasta tedavi edilmekte. Azeri kardeşlerimizi vatandaşlarımızdan asla ayırmıyoruz. Üzerimize düşen her ne ise yapmak noktasında çok hassas davranıyoruz. Hem pandemi d öneminde hem daha önce her türlü işbirliğine açık olduk, bundan sonraki dönemde de karşılıklı işbirliğine hassasiyetle devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum.

Bununla ilgili üzerinde Milli Eğitim Bakanlığımızla görüşülüyor. İllerin hangi durumda olduğu zaten gelecek hafta görülmüş olacak. Riski olmayan illerde bir sorun olmayacak. Riski olan illerle ilgili önümüzdeki günler nasıl olması gerektiği, ne zaman yapılması gerektiği kabinede ve Milli Eğitim Bakanlığımızla durum değerlendirilmesi yapılıp, bu noktadaki yaklaşım netleşmiş olacak."

Yorumlar