Eğitim |

Ruha en iyi tedaviyi kitaplar sağlar! Bu yüzden ruhun ilacı kitaptır

Kitap tutkunlarının bir kütüphane gördüklerinde yaşadıkları heyecan tartışılmaz.

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

Yüzlerce, binlerce kitaba tek tek dokunmak ve onları okumak bir kenara, bu bilgi kaynaklarının dev raflarda yarattığı görsel uyumu izlemek bile başlı başına bir keyiftir. Son zamanlarda kütüphane turizmi her yaş grubunun tercih ettiği trend oldu.

Bina Bilgileri:

Kütüphane binası 1000 m2 alana sahip ve 2 katlıdır. Kütüphane binası 4 bölümden oluşmaktadır.

- Okuyucu Salonu

- Çocuk Okuyucu Salonu

- Beyoğlu Belleği

- Çok amaçlı Salon

- Belnet (İnternet Evi)

Üst katta ise, 15.000 ila 20.000 kitap kapasiteli, 70 kişinin aynı anda çalışma yapabileceği bir okuyucu salonu, çocuk okuyucu salonu ve yönetim bölümü bulunan Kütüphane kısmı vardır. 

Giriş katında, başlangıçta dijital bazda oluşturulacak ve daha ziyade akademisyenlere, basın mensuplarına, yazarlara ve diğer araştırmacılara hizmet verecek olan Beyoğlu Belleği bulunmaktadır. Film gösterimleri ve seminer gibi değişik etkinlikler için 50 kişi kapasiteli Çok Amaçlı Salon, 20 öğrencinin aynı anda faydalanabileceği, Bilgisayar ve İnternet Erişim Salonu bulunmaktadır.

Kütüphane Binasının Tarihçesi:

Turâbi Baba Tekkesi, Tersane-i Amire’de çalışan Osmanlı gemicilerinden ve kadiri şeyhlerinden Mehmed Turabi Efendi (ö. 1812) tarafından XVIII. Yüzyılın son çeyreğinde kurulmuştur.

Tekke binası, İstanbul’un işgali sırasında, milli mücadele için asker ve cephane toplanan önemli bir merkez olarak kullanılmıştır.

Bina tekke ve zaviyelerin  kapatılmasının ardından bir müddet Kasımpaşa Spor Kulubü olarak kullanılmıştır.

1927 yılında Kasımpaşa Spor Kulübü’nde yetişen gençlerin Dünya şampiyonu olmasının ardından,  Mustafa Kemal Atatürk okunması için gençliğe hitabesini tekkeye gönderir ve hitabe okunarak törenle duvara asılır. Böylelikle bina,  Gençliğe Hitabe’nin okunduğu ilk yerlerden biri olarak tarihe geçer.

1975’te geçirdiği yangının ardından bina, zamanla bakımsız kalarak çökmüş, günümüze ancak türbe bölümü ulaşmıştır.Beyoğlu Belediyesi’nin girişimiyle, orijinaline uygun olarak 2007 yılında restorasyonuna başlanmıştır.

Böylece, bir tekke binasına son derece farklı bir işlev kazandırılmış, bölge halkı bir kütüphaneye, araştırmacılar da Beyoğlu ile ilgili bir araştırma merkezine kavuşmuştur.

Tarihi binalara yeniden işlev kazandırılarak geleceğe aktarılması, son yıllarda kültürel mirasın korunması için başvurulan yollardan biri olmuştur.

Özel haber: Gülçin Demircan