Medya |

Reha Muhtar'dan Cüneyt Özdemir'e Ahmet Kaya göndermesi

Gazeteci Cüneyt Özdemir, geçtiğimiz gün katıldığı televizyon programında sarf ettiği 'Afedersiniz HDP' ifadesi nedeniyle bazı kesimler tarafından sosyal medyada adeta linç edildi. Özdemir'in yaşadıkları üzerine sosyal medyada bir paylaşım yapan gazeteci Reha Muhtar ise, "Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste" diyerek yıllar önce yaşanan Ahmet Kaya olayını ve kendisine bu konuda yöneltilen suçlamaları hatırlattı.

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

Gazeteci Cüneyt Özdemir, geçtiğimiz günlerde Habertürk'te Kübra Par'ın programa katıldı. Özdemir burada yaptığı "yandaşlık" konusundaki açıklamasında yandaşlığın sadece AK Parti'ye atfedildiğini ancak CHP ve İYİ Parti'de de "yandaşların" olduğunu belirterek "Afedersin HDP yandaşlığı yok mu?" dedi. 

Bu sözlerin ardından Özdemir, HDP sempatizanı sosyal medya kullanıcıları tarafından adeta linç edildi.

Özdemir'in hedef tahtasına oturtulmasını, 'Allah'ın masumu koruyan tokatı' olarak değerlendiren usta gazeteci Reha Muhtar, yıllar önce yapılan 5N1K yayınını hatırlattı.

"TOKATIN SADECE RASİM'DE Mİ PATLAYACAĞINI SANIYORDUN"

Ahmet Kaya'ya yapılan lincin ele alındığı yayında kendisine algı yoluyla iftira atılmaya çalışıldığını savunan Muhtar, "Allah'ın masumu koruyan tokatının sadece Rasim'de mi patlayacağını; sana hiç ulaşmaycağını mı sanıyordun Cüneyt" ifadesini kullandı.

Özdemir'e "Allah'tan korkmadın mı?" diye soran Muhtar, "Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste" yorumunda bulundu.

7 YIL ÖNCE KÖŞESİNDEN YANIT VERMİŞTİ

2013 yılında yapılan 5N1K yayınının ertesi günü bir yazı kaleme alan Muhtar, o gece yaptığı konuşmanın tam metnini yayınlayarak yaşananlara yanıt vermişti.

Muhtar, 'İşte o konuşmamın metni...' başlıklı yazısında şunları kaleme almıştı:

"Önceki gün CNN Türk’te Cüneyt Özdemir’in 5N 1K programında yayınlanıyor bu konuşmam...

Rahmetli Ufuk Güldemir‘in televizyonculuk hayatına kattığı deyimle: “Kasetten canlı...”

Programda Cüneyt Özdemir ve Rasim Ozan Kütahyalı var...

Ahmet Kaya’ya yönelik protestoların bir süre sonra izleyiciler arasında PKK’ya küfre ve slogana dönüştüğü salonda ödülümü alırken, sahneden yaptığım konuşmanın tam metni şöyle:

- “Ben şimdi bütün sanatçı arkadaşlarımı davet etmek istiyorum...

Bu Türkiye Yunus Emre’den, Pir Sultan Abdal’a kadar herkesi yetiştirmiş bir ülke...

Bu Türkiye Bir Başkadır Benim Memleketim’i söylemiş bir ülke...

Ben bütün arkadaşlarımı Bir Başkadır Benim Memleketim’i söylemek için bu sahneye davet ediyorum...

Lütfen Sayın Mahsun Kırmızıgül buyurmaz mısınız efendim?..

Siz başlayın isterseniz...

Bir Başkadır Benim Memleketim’i söyleyecek ve herkese cevap vermiş olacaksınız...”

***


Okuyucular için birkaç parça not:

Kısa konuşmada söz ettiğim PİR SULTAN ABDAL:

16. yüzyılda yaşamış Türk Alevi ozanı ve şairidir...

Asıl adı Haydar’dır...

Yaşamımın büyük bölümü Sivas’ın Yıldızeli ilçesinin, Çırçır bucağına bağlı Banaz köyünde geçti...

Alevi bir şair olduğundan Hakk-Muhammed-Ali izinde yürümüştür...

Alevi gelenekleri ile dergah ortamında büyümüştür...

Dolayısıyla bir derviş olarak toplumu ilmiyle ve aklıyla bilgilendirmiştir...

Tekke ve tasavvufun kalıplarını aşıp, geniş bir halk kesimine seslenebilmiştir...

Medrese eğitimini Erdebil’de görmesine rağmen, diğer halk şairlerinin tersine divan edebiyatından hiç esinlenmemiştir...

Pir Sultan Abdal Aleviler arasında Yedi Ulular olarak bilinen “Yedi Ulu Ozan”dan birisidir...

***


Konuşmada referans yaptığım YUNUS EMRE’nin temel özelliği ise;

Halk diliyle yazılan tasavvuf edebiyatının en önemli şairi olmasıydı...

***


O kısa konuşmada bahsettiğim MAHSUN KIRMIZIGÜL ise;

O sırada salonda olan en ünlü Kürt sanatçıydı... İbrahim Tatlıses salona bir gelip bir gidiyordu... Mahsun Kırmızıgül’le o sırada küstüler ve pek beraber görünmek istemiyordu...

O gece rahmetli Savaş Ay onları barıştırmaya çalışıyordu...

İlk onun gelmesine uğraşmamın temel bir sebebi vardı...

Mahsun Kırmızıgül o günlerde bir özel televizyon televizyon kanalı tarafından, “gençlik yıllarında Almanya’daki bir konserde yeşil, kırmızı, sarı bir poşu taktığı için PKK’lı olmakla” suçlanıyordu...

Günlerce Mahsun Kırmızıgül’ün PKK’lı olduğu yayınını yapmışlardı...

Mahsun Kırmızıgül’le o gün 1.5 saatlik canlı yayın yapmış ve Kırmızıgül’e yönelik linç kampanyasını durdurtmuştum...

Yayından sonra, o televizyon kanalı, yayını şıp diye kesmek zorunda kalmıştı...

Kırmızıgül; “Hakkında yaratılmaya çalışılan PKK’lı algısına rağmen, Memleketim şarkısını söyleyerek, Kürt-Alevi bütün değerlerin ortak paydada buluşmasına olanak sağlayacaktı..."

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Sitene Ekle