online visitors
12 Temmuz 2020
28 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 24 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 03:40 Güneş 05:36 Öğle 13:15 İkindi 17:13 Akşam 20:44 Yatsı 22:30

Merve Şebnem Oruç

Rami Makhlouf’un ocak dışı bırakılmasının ardında ne var? (2)

Dün Suriye ekonomisinin %60’ını kontrol eden Rami Makhlouf ile kuzeni Beşar Esad’ın ailesi arasında ipleri kopma noktasına getiren büyük kavgadan bahsetmiştik. Kaldığımız yerden devam edelim.

Makhlouf’un gözden düşmesinin ve servetini kaybetme tehlikesinin nedeninin, önceki yazıda bahsettiğimiz üzere Esma Esad’ın Makhlouf’un nüfuzu ve serveti için çıkartma yapması olduğu söylense de bazı kaynaklar işin arkasında Rusya’nın olduğunu, bu hamlenin Rusya’nın talimatıyla yapıldığını iddia ediyor.

Rusya’nın Esad rejiminden üç milyar dolar istediği, Beşar Esad’ın bu parayı Malkhlouf’un ödemesini istediği, kuzenininse “ödeyemem” diyerek reddettiği, böyle olunca Rusya’nın belgelerle gelip ödeyebileceğini kanıtladığı iddiası doğru olabilir mi? Öyle ise durum daha ilginç bir hal alıyor.

Malum, Rusya, İran’ın ardından Suriye iç savaşında aktif olarak sahaya inmeden önce de Esad rejimine için milyarlarca dolar vermiş, yüklü miktarlarda kredi sağlamıştı. Moskova şimdi bu borçların bir kısmını geri istiyor olabilir. Zira, bu paralar Esad’ın kaşı gözü için değil, Rusya Suriye’de stratejik jeopolitik kazanım elde edeceği için harcanmıştı. İran için de durum öyleydi ve bu amaç uğruna Tahran ve Moskova birlikte hareket ettiler. Ta ki, çıkarları çatışmaya başlayıp Suriye’de üstü kapalı bir rekabete girişmelerine kadar.

Aslında Suriye’de iki ülkenin başından beri farklı planları var. İran, Lübnan ve Irak’ta yaptığı gibi, Suriye’yi de kendine bağlı paramiliter güçlerle donatarak Şii hilalini genişletmek ve nüfuz alanını büyütmek istiyor. Bu hedefe giden yol doğrudan Beşar Esad üzerinden geçiyor. Zira zayıflamış bir Esad, İran’a daha bağımlı ve İran tarafından daha fazla kontrol edilebilir bir devlet anlamına geliyor.

Öte yandan Rusya, kendisine geçmişte de bağlı olan Baas rejimini yeniden yapılandırıp özellikle askeri kanadını kendine daha da bağımlı hale getirmek isterken, savaş sonrası Esad ailesinin ve yakın çevresinin geleceğini İran kadar önemsemiyor. Bu nedenle bir süredir, Şam yönetiminin önde gelen bürokratlarını ve üst düzey askerlerini değiştirmesi için Esad’a baskı yapıyor. Bu açıdan önemli yol kat eden Rusya, Suriye’nin Moskova’ya olan borcunu ödemek istemeyen Makhlouf’tan da kurtulmak istiyor olabilir mi?

Halihazırda koronavirüs ve tepetaklak olan petrol fiyatları Rusya’ya yeni dönemde uğraşacağı ekonomik sorunlara odaklanması gerektiğini söylerken, Rusya artık Suriye’de savaş defterini kapatmak istiyor olabilir. Moskova’nın Esad’ı savaş boyunca aktif olarak desteklemesine rağmen muhaliflerin yanındaki Türkiye ile iş birliği yapma sebebi de zaten bu değil mi? Ancak bunun için Beşar Esad’ın, Rusya’nın da teşvik ettiği şekilde, Suriye muhalefetiyle siyasi bir çözüm için anlaşmaya varması gerek. Ancak 2019’un sonuna doğru Cenevre’de başlayan yeni anayasa taslağı hazırlama sürecinin rejim tarafından sürekli sabote ediyor ve bu tavır Ruslar tarafından da görülüyor.

Rusya’nın baş ağrısı sadece ABD, İran ya da Esad’ın kendisiyle sınırlı değil. Zira Suriye sahasında bir süredir yeni oyuncular beliriyor. Örneğin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Türkiye’ye karşı Suriye’de daha fazla görünür olmaya başladı. Bilindiği gibi Esad’ın annesi Anisa Makhlouf ölümüne kadar Dubai’de yaşadı, Abu Dabi yıllardır Esad’ın bankası görevini görüyor. Öte yandan, Rami Makhlouf’un oğullarının Dubai’de olduğu biliniyor. BAE yıllarca Esad karşıtı cephede duruyormuş gibi gözükse de öyle değildi, şimdi bu durum daha da açık hale geliyor. 2018 sonunda Şam’daki büyükelçiliğini yeniden açan BAE Suriye’de daha da aktif hale gelmekte.

Aslına bakarsak Esad’ın Moskova’nın kendisi için biçtiği senaryoya kolayca boyun eğmeye niyeti yok. Ancak İdlib’i alarak zafer ilan etmek istiyor; bunun için ise Rusya’ya ihtiyacı var. Esad, eğer Moskova yardım etmezse, İran’ı ve eline geçen yeni kartları kullanmak istiyor. Ancak bunu yaparken Putin’i kızdırıyor ve kanlı rejimini riske atıyor. O böyle yaptıkça, Moskova Şam’dan daha çok bıkıyor.

Bu noktada Rusya’nın, Moskova’ya kendini kurtardığı için yeterince müteşekkir olmayan nankör Esad’a “yeter” diyor olması ve Putin’in ajandasına uyması için borcunu ödemesi için baskı uyguluyor olması mümkün. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Putin’in Esad’dan bıktığı yönündeki iddiaları reddetse de, son dönemde Suriye savaşının başından beri Şam’ı destekleyen Putin’e yakın Rus medyasında Esad’ı eleştiren haberler birer ikişer çıkınca soru işaretleri daha da belirginleşiyor.

Bunlardan biri, Beşar Esad’ın eşi Esma’ya hediye ettiği iddia edilen David Hockney tablosu… Toplamda 27 milyon dolara mal olduğu söylenen tabloyu, Arap sitelerine dayandırarak haber yapan Rus Gosnovosti gazetesi, böylece Esad ailesinin tüm borçlarına rağmen lüks harcamalar yaptığına dikkat çekmiş oluyor.

Sadece bu değil, Esad’a yakın Yevgeny Prigozhin’in RIA-Fan ajansında da Esad’ı sert biçimde eleştiren yazılar göze çarptı. Bu üç yazıdan bazı kısımları Londra merkezli The New Arab sitesinden alıntılayarak burada paylaşıyorum.

Şöyle ki, ilk makalede “Esad’ın zayıf olduğu ve hükümetteki yolsuzluğu yönetemediği, Suriye ekonomisini düzeltmek için yardım etmeye çalışan Rus şirketlerin yolsuzluk nedeniyle çalışamadığı” yazıldı.

İkinci makalede, kaynağı bilinmeyen bir anketten yola çıkan RIA-FAN, “Esad’ın ülkedeki algısının negatif olduğunu ve halkın en az %54’ünün 2021 yılında ona oy vermeyeceğini” iddia etti.

“Yolsuzluk terörizmden kötüdür,” başlıklı üçüncü makalede ise şöyle söylendi: “Suriye ekonomisine yüksek miktarda harcama yapıyoruz ama hiçbir sonuç alamıyoruz. Öyle görünüyor ki, yaptığımız tüm harcamalar bir başkasının cebine gidiyor.” Makale şöyle devam ediyordu: “Suriye’de güç çember içinde farklı gruplar var; yani Esad ailesi tek başına değil. Çok güçlü ve nüfuzu yüksek olan Makhlouf ailesi var. Ekonomik ve siyasi kararlar alınırken daima bu ailenin de fikri soruluyor.”

The New Arab’ın haberleştirdiği bu makaleler daha sonra RIA-FAN’ın sitesinden silindi ve ajans sitenin hacklenmiş olduğunu söyledi ancak Rus medyasında başka sitelerce alıntılanan bu makaleler hala duruyor.

Bunlara ek olarak, Kremlin tarafından kurulan Rus Uluslararası İlişkiler Konseyi adlı düşünce kuruluşu da, “Şam’ın savaşı bitirmek için gereken ‘ileriyi gören ve esnek yaklaşım’dan uzak olduğunu” öne süren bir makale yayınladı.

Bloomberg’in bir haberine göre ise, eski büyükelçi Aleksandr Aksenenok Rus Kommersant’a “Esad’ın güç paylaşımını kabul eden bir planı artık kabul etmesi” gerektiğini yazdı.

Tüm bunlar, Rusya’nın sabrının artık taşmak üzere olduğunu gösteriyor. Durum bu ise, Rusya biriken borçlarını ödemesi için Esad’ı sıkıştırarak laf dinlemeye zorluyor diyebiliriz. Esad ise zaman kazanmak için bu parayı Makhlouf’tan istiyor, ama buna ek olarak Rami’nin servetini ele geçirerek çekirdek ailenin gücünü daha da artırmayı amaçlıyor olabilir. Ancak Esad ailesi, bu şekilde bir taşla iki kuş vurmak isterken içeride Rami Makhlouf gibi güçlü bir figürü, dışarıda Rusya gibi en büyük destekçisini kızdırarak aynı zamanda ateşle de oynuyor.

Yorumlar
Diğer Yazıları