Prof. Dr. Metin Hülagü

Pierre: Aaa, Bir köpek!

Kur’an-ı Kerim’de buyuruluyor ki:

 

Yeryüzünde yürüyen hiçbir

hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki,

sizin gibi birer ümmet/topluluk olmasınlar.

 

***

 

Hazreti Peygamber (sav) buyurdular ki:

 

Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.

 

***

 

Hazreti Peygamber (sav) buyurdular ki:

 

Yeryüzündekilere merhamet edin ki,

gök yüzündekiler de sizlere merhamet etsin!

 

***

 

Hazreti Peygamber yine bir keresinde buyurmuşlardır ki:

 

Hayvanlarınıza, onları yormadan güzelce binin ve

(kullanmadığınız zaman da) güzel bir şekilde bırakın,

dinlendirin.

Onları yollardaki ve sokaklardaki konuşmalarınız

için kürsü edinmeyin.

Nice binilen hayvan vardır ki sırtına binenden

daha hayırlıdır ve

Allah Teâlâ’yı ondan daha çok zikretmektedir.

 

***

 

Süleyman’ın Özdeyişleri,

Bölüm 12’de buyurulur ki:

 

Doğru kişi hayvanıyla ilgilenir,

ama kötünün sevecenliği bile zalimcedir.

 

***

 

Mahatma Gandi diyor ki:

 

Bir ulusun büyüklüğü ve ahlaki gelişimi,

hayvanlara nasıl davrandıklarına

bakarak anlaşılabilir.

 

***

 

Woodrow Wilson diyor ki:

 

Eğer bir köpek yüzünüze bakıp da yanınıza

gelmiyorsa vicdanınızı kontrol edin.

 

***

 

Sultan İkinci Abdülhamid’in başhekimi Spiridon Mavroyani Paşa diyor ki:

 

İnsanları tanıdıkça köpeklerimi ve

kedilerimi daha çok seviyorum.

 

***

 

Georges-Henri Bousquet geçen asırda diyordu ki:

 

Hıristiyanlar, insanın tabiatıyla hayvanınki

arasına aşılmaz bir set çekmişlerdir.

Birinin ruhu vardır, ötekininse yoktur.

 

Dolayısıyla Batı’da köpeklere yaklaşımın özeti şu olmuştur:

 

Pierre: Aaa, Bir köpek!

Jaffier: Doğru.

Pierre: Vur onu.

Jaffier: Büyük bir memnuniyetle.

 

***

 

Jean du Mont diyor ki:

 

Türklerin hayırları

hayvanlar için bile geçerlidir.

Özellikle itlere karşı çok müşfiktirler.

Türklerde kedi, it ve at gibi eti için

beslenmeyen hayvanları öldürmek suçtur.

 

***

 

Geçen asırda Türk toplumunda köpekleri korumak üzere kalıplaşmış bir ifade şekli vardı ve şöyleydi:

 

İtler her ne zaman itlaf edilirse

Rusya ile savaşımız var demektir.

 

Hakikaten de itlerin her itlaf edilişi sonrası Rusya ile savaş edilmiştir.

 

Zira

İtlere azap,

getirir insanın başına gazap.

 

***

 

John Holmes diyor ki:

 

Köpek tabii ki insan değildir.

Ancak köpek ırkını mevcut şekliyle

tanımlamaktan daha büyük hakaret

olmadığını da biliyorum.

 

***

 

Erenlerin hayat hikâyelerinde ya da didaktik

anlatılarda köpek insana kıyasla çoğu zaman

tasavvuf ehlinin deyimiyle süfli ruhu temsil eder;

bu da insani ve hayvani tutkuların elinde oyuncak olan,

arzularını kontrol edemeyen insanın halidir.

 

Feriduddin-i Attar

İlahiname'de

insanın hâkim olmak zorunda olduğu bu halden bahseder:

Peygamber bir soruya cevap olarak şöyle dedi:

"Ümmetimi tehdit eden, haysiyet kırıcı değişim

yürekte gerçekleşiyor.

...Haysiyet kırıcı değişimi engellemek istersen

köpeğini zincirle.

...Kendini köpekten üstün görüyorsun, emin ol,

bu sendeki köpeklikten ileri geliyor.

 

***

 

İstanbul sokak köpeklerini gözlemleyen Mark Twain de diyor ki:

 

Hayatımda hiç bu kadar

kalbi kırık ve mahzun bakışlı

sokak köpekleri görmedim.

 

***

 

Charles Diguet’e göre:

 

Apartman itleri

bizim gözetimli kölelerimizdir.

 

***

 

Sokak köpeklerinin de dünden bugüne

haddini bilmez insanlara bir çift sözü var.

O da şudur:

 

Ekmeğimi çöpten, suyumu yağmurdan alırım.

Sadece biraz sevgi

Lütfen!

 

***

 

Velhasıl;

Yaratandan ötürü köpekleri de sevmek gerek.

Dolayısıyla da almamak lazım mazlum (köpeğin) ahını.

Kanunlardan kurtuluş mümkünse de, hiç şüphesiz ki,

ilahi adalet gereği,

işlenen her zulmün bedeli çıkacaktır aheste aheste, er ya da geç.

Diğer Yazıları