Yaşam

PANDEMİDE ALINAN KİLOLAR NASIL VERİLİR? DİYET YAPMADAN ZAYIFLAMAK MÜMKÜN MÜ?

Diyetisyen Dr. Tuba Günebak, pandemi sürecinde alınan fazla kiloların nasıl verileceği konusunda SuperHaber muhabiri Zeynep Gizem Er’e çarpıcı tüyolar verdi.

Gizem Er
Gizem Er

Covid-10 pandemi sürecinde yaşadığımız panik ve stres, beslenme alışkanlığımızı değiştirdi. Fiziksel olarak hareket alanlarımızın kısıtlığı ve sürekli yeme içme ihtiyacı hissetmemiz fazla kiloların alınmasına sebep oldu. Hepimiz havaların ısınmasıyla birlikte kısa sürede fazla kilolardan kurtulma yöntemlerini araştırmaya koyulduk.

Diyetisyen Dr. Tuba Günebak, yaz mevsimine sayılı günler kala pandemi sürecinde alınan fazla kiloların sağlıklı ve hızlı şekilde nasıl verileceği, diyet programlarının sırrını, koronavirüs ile mücadelede etkili olan mucizevi bitkiler ve yağları SuperHaber izleyicileri için anlattı.

“TÜM BUNLARI PANDEMİDE HAYATLARINA ENTEGRE ETTİKLERİNDE BİR ADIM ATMIŞ OLACAKLAR”

Fazla kilolarından kurtulmak isteyenlere tavsiyelerde bulunan Dr. Tuba Günebak, “Gün içerisinde ne kadar besin tükettiğimiz farkında olmamız gerekiyor. Birçok kişi farkında değil, tesadüfen besleniyor. Ben normalde ben diyet yaptırırken bir kayıt tutturmayı tercih etmiyorum, insanlar kayıt tutmayı sevmiyorlar. Ancak kendi kendine yola çıkanlar mutlaka bir kayıt sistemi içerisine girmeliler. Bu sayede gün içerisinde ne kadar besin tükettiklerinin farkında olacaklar. Pandemi koşullarında mutfak alışverişlerine dikkat edecekler. Eve alınan besin mutlaka tüketilir, zararlı olan besini eve getirmemeyi tercih edecekler. Ara öğünleri atlamayacaklar. Ne kadar atlarlarsa stres hormonlarının artmasına bağlı olarak düşen kan şekeri daha keskin bir şekilde düşer. Böylece süreci yönetememeye başlarlar. O kendilerine değil çocuklarına niyetlenerek aldıkları şekerli ya da yağlı besinleri kendileri tüketirler ve kilo alma yolunda bir adım daha atmış olurlar. Su içmek çok önemli. Her gün en az 1.5 litre en çok 5 litre su içmemiz gerekiyor. Bununla beraber posalı beslenmeleri gerekiyor. Bazılarının metabolizması yavaş, bazılarının hızlı. Kişinin metabolizması hızlı olması demek, iç organ faaliyetinin yüksek olması demek. İç organ faaliyetinin de arttırabilmenin iki yolu var. Birincisi posalı beslenmek yani kuru baklagillerden, tam tahıllı besinlerden, sebzelerden, kabuklu meyvelerden zengin beslenmek, meyveyi kabuğuyla yemek. Bununla beraber fiziksel aktivite yapmak, çünkü bu sayede kas hareketi artacak, kalp ritmi artacak ve bu da metabolizmayı körükleyecek. Tüm bunları pandemide hayatlarına entegre ettiklerinde bir adım atmış olacaklardır.” sözlerini kullandı.

“DİYET KİŞİYE ÖZEL VERİLİR”

Diyetlerin kişinin sağlık geçmişi dikkate alınarak verilmesi gerektiğine dikkat çeken Günebak, “Diyet bireye özeldir. Bizim günlük beslenme rutinimize nasıl bir beslenme programını ihtiyacımız olduğunu en belirleyici yönü bizim kan bulutlarımızın nasıl olduğu. Yani demir düzeyimiz düşükse demirden zengin, B12 vitamin düzeyimiz düşükse B12 vitaminden zengin bir beslenme modeli benimsemeliyiz. Örneğin, hiç et tüketilmeyen beslenme modeli B12 vitamini düşük birey için uygun değil. Ya da sebze ve meyvenin daha az tüketildiği bir beslenme modeli kronik kabızlığı olan birey için uygun değil. Sen Paleo diyeti yap, sen Akdeniz diyeti yap sen onu yap, sen bunu yap değil. Kişinin önce kan gruplarına bakılmalı. Sonra sağlık geçmişine bakılması gerekir. Yani geçmişte bir ameliyatı var mı? Kronik sağlık problemleri var mı? Bununla beraber artık günümüzde nütrigenetik diye bir kavram var. Çalışmalarda deniliyor ki kişinin genetik yapısına bakarak da ilerde sahip olabileceği sağlık problemleri hakkında fikir sahibi olabilir. Buna göre beslenme önerisi verebiliriz. Artı kişinin yaşam düzeni… Örneğin, danışanım geliyor diyor ki ben inşaat mühendisiyim ve şantiyede çalışıyorum. Başka biri diyor ki ben de inşaat mühendisiyim ama ben ofiste çalışıyorum diyor. Şantiyede çalışan ve ofiste çalışan beslenme düzeni birbirinden o kadar farklı ki. Besine alerjisi var mı? Reddettiği besinler var mı? Yani çocukluğundan beri tüketmeyi kabul etmediği besinler. Maddi imkan da önemli. B12 vitamini düşükse sen et yiyeceksin dediğiniz kişi, eti alamıyorsa ve diyetisyen bu kişinin imkanı dahilinde öğün önermeli. Etten çok daha kaliteli besin var, yumurta ulaşması da çok kolay. Dolayısıyla kişinin maddi imkanları, yani sosyo ekonomik düzeyi de hangi besini tercih edeceği anlamda önem taşıyor. Artı kültürel yapısı da önemli. Mardinli danışanım diyor ki hocam kahvaltıda bize et yaz diyor, kavurma yaz diyor. İzmirli biri geliyor diyor ki ot yemek istiyoruz kahvaltıda diyor. Dolayısıyla kültürel yöresel özelliklerimizde değişiyor. O yüzden bir kişiye beslenme programı bu saydığım parametrenin hepsi göz önüne alınarak seçilir. Hep seçilir derken planlanır o yüzden şu iyisidir diyemem.” dedi.

SABAH, ÖĞLEN VE AKŞAM NE TÜKETMELİYİZ?

Beslenme öğünleri için sağlıklı yiyecek önerileri veren Dr. Günebak, “Biz Türkler kahvaltıda çay içmek isteriz. Eğer ben çay içmeyeceğim diyorsa papatya çayı tercih edebilirsiniz. Çünkü papatya çayı Covid-19’dan koruma anlamında faydalı bir çay. Yanında 1- 2 yumurta, yumurtayı bazen çırpıp az zeytin yağı ile ya da hindistan cevizi yağı ile pişirip tüketebiliriz. Yanında bir parça orta yağlı bir peynir ya da iki yemek kaşığı labne peyniri veya birkaç yemek kaşığı lor peyniri ki lor peyniri evde de yapılabilir. Lor peyniri yanında 1- 2 ince dilim tam tahıllı ekmek çavdar ekmeği olabilir ,tam buğday ekmeği de olabilir. 1-2 tane ceviz, 4-5 tane zeytin, bolca koyu yeşil yapraklı sebze yani tere, roka tüketilebilir. Bunlar yine koronavirüsten korunma anlamında da fayda sağlıyor. Ve de bir meyve. Bu meyveyi bir kalın dilim ananas olarak ya da orta boy portakal yani turunçgil olarak seçiyorum. Portakalı yerken o beyaz liflerini ayıklamayacaklar. Ara sabah, ara öğün yapsın mı yapmasın mı bu kişinin saat kaçta kahvaltı ettiğine göre değişir. Yani 7-8 gibi kahvaltı ediyorsa 10 gibi bir ara öğün yapabilir. 9-10 gibi kahvaltı ediyorsa bir sabah ara öğününe gerek yok.Güçlü kahvaltı, daha hafif öğlen yemeği, daha hafif akşam yemeği olmalı. Öğlen yemeğinde birkaç tane köfte olabilir veya bir parça beyaz et veya kırmız et olabilir. Bizim geleneksel yumurtalı yemeklerimiz var mesela yumurtalı ıspanak gibi, çılbır gibi ya da böyle bir tarifi olabilir. Yanında mutlaka tam tahıllı besin olmalı. Birkaç kaşık tam tahıllı makarna, birkaç kaşık bulgur pilavı, ya da 1 ya da 2 ince dilim tahıllı ekmek gibi. Yanında da koca bir kase salata… Salatayı ne kadar yiyelim diye soruyorlar, istediğiniz kadar yiyin ama benim için önemli olan içine ne kadar yağ koyduğunuz diyorum. Öğleden sonra saat 4-5 suları herkes acıkır. Kuraldır bu, çünkü kan şekeri düşmeye başlar. Saat 3-4-5 gibi ara öğün koymakta fayda var. Ben bu ara öğünde ya bir dilim ekmeğin üzerine biraz labne peyniri sürmelerini tercih ederim. Ya da 1-2 yemek kaşığı şekersiz yer fıstığı ezmesi. Bazı besinler var çikolata gibi veya antep fıstığı gibi ağzına sürdünüz mü gene kendinizi durduramama ihtimalinizin yüksek olduğu. O yüzden aman kontrollü gidin. Yine yanında bir kupa sütlü kahve ya da bir bardak süt, bir bardak kefir olabilir. Sonra eğer bu kişi geç saate kadar çalışıyorsa akşam yemeği 7-8’e kalıyorsa kişi ben saat 6 sularında tekrar ara öğün yapabilir. Mesela bir avucu kapalı kadar çiğ yağlı tohumlardan çiğ badem, çiğ fındık gibi tüketebilir. Bunun devamında akşam yemeği geliyor. Akşam yemeğini hep çorbayla başlatmaya tercih ederim. Çünkü çorbayla başlanan öğünlerde tokluk oranı yaklaşık %15 oranında artar. Tokluğu destekler. Bunun yanında çorbasının yanında sebze yemeği ya da kuru baklagil yemeği yanında, incecik bir dilim ekmek ama kilosu enerji gereksinimi sabah olarak hiç ekmeksiz bir öğünde olabilir bu. Küçük bir kase yoğurt ,tercihen ev yapımı yoğurt ve büyük kase bir salata tüketebilir. Akşam kaçta yattığına bağlı olarak gece ara öğünü de ekliyorum kimisine. Bazı kişiler 12’de yatıyor, bazısı 9’da yatıyor. 9’da yatıyorsa bir gece ara öğün eklemeye gerek yok. Ancak saat 12 gibi yatıyorsa o zaman 1-2 kaşık yoğurdun içine 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi ya da buğday rüşeymi koyun. İçine de biraz meyve ve toz tarçın ekleyin, çok keyifli bir öğün halini alıyor.” şeklinde konuştu.

Diyetisyen Dr. Tuba Günebak’ın açıklamalarının tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN 

Sitene Ekle