24 Ocak 2019
11 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 34 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:46 Güneş 08:15 Öğle 13:21 İkindi 15:54 Akşam 18:17 Yatsı 19:40
Popüler Haberler

Palu Ailesi FETÖ'cü mü?

Palu Ailesi FETÖ'cü mü? Palu Ailesi hakkındaki iddialar gündeme oturdu. Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan,Tuncer Ustael'in paylaşılmış paranoid bozukluk hastası olabileceğini söyledi. Habertürk yazarı Sevilay Yılman'da Palu ailesi ile FETÖ arasında bir bağ kurdu.Peki Palu Ailesi FETÖ'cü mü? Detaylar haberimizde...

Palu Ailesi FETÖ'cü mü?

Palu Ailesi FETÖ'cü mü? Müge Anlı ile Tatlı Sert programında konuşulan Palu Ailesi hakkında çeşitli iddialar gündeme geldi. Habertürk yazarı Sevilay Yılman'dan da Palu Ailesi ile ilgili tartışmalara yeni bir boyut getirdi. Yılman, Palu ailesi ile FETÖ arasında bir bağ kurdu.Peki Palu Ailesi FETÖ'cü mü? Merak edilen detaylar haberimizde...

Türkiye, "paylaşılmış paranoid bozukluk" adını taşıyan bir hastalığın varlığını da ilk kez Palu Ailesi ile öğrendi.

İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan, 'büyü psikolojisi' adı verilen kavram olduğunu ve bunun Türkiye’de zannedildiğinden daha sık görüldüğünü ifade etti.

Tezcan, özellikle Tuncer Ustael'in paylaşılmış paranoid bozukluk hastası olabileceğini söyledi.

Palu Ailesi ile ilgili tartışmalara Habertürk yazarı Sevilay Yılman'dan da çok farklı bir katkı geldi.

Dehşet ailesi ile FETÖ arasında bir bağ kuran Yılman, "Birkaç dakikalığına şu sapık, sapkın, ruh hastası damadın Tuncer Ustael'in yerinde ağlak imam Fethullah Gülen olduğunu ve Palu Ailesi bireylerinin de o ağlak imamın peşinden giden ahmaklar sürüsü olduğunu düşünün! Örtüşmüyor mu gerçekten “paylaşılmış paranoid bozukluğu” hastalığı ile FETÖ denilen o baş belası yapı!" diye yazdı.

İşte o köşe yazısı;

- FETÖ’nün hastalığı da belli oldu! “Palu” ailesiyle aynı!

Hikayelerinde gasptan tutun da, çocuk istismarı, tecavüz ve cinayet gibi binbir çeşit suçun ve ahlaksızlığın yaşandığı Palu Ailesi sonunda gözaltına alındı (hatta ben yazıyı yazarken aileden 6 kişinin tutuklandığı bilgisini geçti ajanslar) ama tabii yaşadıklarını, nasıl ve neden yaşamış oldukları ile ilgili tartışmalar da bitmedi.

Aile fertlerinin bizzat kendilerinin canlı yayınlarda aktardığı konular öylesi şaşkınlıklara neden oldu ki toplumda… Bu şaşkınlığı gidermek için memlekette ne kadar psikiyatrist, sosyolog, psikolog, antropolog varsa tamamının yorumlarına başvuruldu.

Ve birçok psikiyatrist, psikolog ailenin psikolojide, “paylaşılmış paranoid bozukluk” denilen bir hastalığı olduğunu iddia etti.

Biliyorum ki çoğunuz benim gibi ilk kez duydunuz bu hastalığı ama hastalıkla ilgili yapılan tarifi Palu Ailesi’nin yaşadıkları ile kıyaslayınca gerçekten hiç mantıksız gelmiyor yapılan bu teşhis!

Ve bence biraz daha düşününce üzerinde bu hastalığın esasında epeyce de yaygın bir hastalık olduğunu görüyorsunuz.

“Yok artık! Daha neler?” demeyin sakın!

Çünkü aslında sandığımızdan çok daha yaygın bu hastalık.

Tam olarak ne demek istediğimi anlayabilmeniz için “paylaşılmış paranoid bozukluğu”nun ne olduğunu kısaca özetleyeyim sizlere…

Efendim… Önce şunu bir belirteyim… Bu hastalıkta mutlaka baskın karakterli bir insan oluyor. Bu bir lider de olabiliyor, bir cemaatin başı ya da bir ailenin reisi (Palu Ailesi’nde bu baskın karakter damat oluyor).

Ve garip hezeyanlara sahip bu baskın karakter önce etrafındakilere kendisinin diğer insanlardan farklı yeteneklere ve üstün özelliklere sahip olduğuna inandırıyor. Sonra da sözüm ona bu üstün özelliklerini kullanarak gerçekle hiç alakası olmayan düşünceleri kendisine ölümüne bağlı ve inanan insanlara empoze ediyor ve beyinlerini resmen teslim alıyor…

Şimdi…

Eğer bu hastalığı sadece Palu Ailesi üzerinden, onların hikayesinden okursanız benim, ”yaygın bir hastalık” tezime karşı çıkmanız gayet doğal olur.

Ama ne demek istediğimi tam kavrayabilmek için Palu Ailesi’nin yerine başka bir yapıyı, aileyi, organizasyonu koyup, onun üzerinden muhakeme etmeye çalışırsanız söylediklerimde ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz.

Mesela ben Palu Ailesi yerine, adına şimdi FETÖ dediğimiz ancak daha öncesinden Gülen Cemaati olarak anılan o gudubet yapıyı koyuyorum… Ve o korkunç yapının kesinlikle böyle bir hastalığın neticesinde ortaya çıktığını görüyorum.

Siz de deneyin benim yaptığımı lütfen.

Birkaç dakikalığına şu sapık, sapkın, ruh hastası damadın Tuncer Ustael'in yerinde ağlak imam Fethullah Gülen olduğunu ve Palu Ailesi bireylerinin de o ağlak imamın peşinden giden ahmaklar sürüsü olduğunu düşünün!

Örtüşmüyor mu gerçekten “paylaşılmış paranoid bozukluğu” hastalığı ile FETÖ denilen o baş belası yapı!

Bence bire bir aynı ve emin olun bu hastalık sadece Palular da ya da FETÖ’de gördüğümüz bir hastalık değil.

Başka yapılarda, organizasyonlarda da var.

Misal Adnan Oktar ve müritlerinde de aynı hastalık var bence.

Ve bu son derece tehlikeli ve bulaşıcı hastalık sayesinde sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde özellikle inanç organizasyonları üzerinden insanların ruhu, bedeni, beyni teslim alınıyor.

Ki bazılarında bu hastalık öylesine ileri derecede seyrediyor ve derinleşiyor ki toplu intiharlar boyutuna varabilen vakalar dahi yaşanabiliyor.

PALU AİLESİNİN OLAYININ GEÇMİŞİ

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde yaşayan, aslen Ordulu olan Meryem Tahnal 2008'de, kızı Melike Tahnal da 2009'da kaybolmuş, polis ekipleri kayıp kişilerin bulunması için çalışma başlatmış, herhangi bir bulguya ulaşılamamıştı. Kayıp anne ve kızının öldürülerek gömüldüğü ihtimali üzerinde duruluyor.

Bir televizyon kanalındaki programa katılan kayıp Meryem Tahnal'ın eniştesi Tuncer Ustael'in, kadının öldürülerek gömüldüğünü iddia ettiği yeri tarif etmesi üzerine 3 Ocak'ta, Derince ilçesinin 60 Evler Harikalar sahilinde bulunan ağaçlık ve çalılık alan, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yapılan arama çalışmasında da yer aldığı belirtilen kadavra dedektör köpeği "Melon"un tepkisi doğrultusunda güvenlik şeridine alınmıştı.

Öte yandan, Körfez Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda 9 Ocak'ta olayla ilgili olarak kayıp kadının ablası Emine ve eniştesi Tuncer Ustael ile babası Harun, annesi Havva, ağabeyi İsa ve diğer kardeşleri Fatih ile Ayşe Palu gözaltına alınmıştı.

Çıkartılan karar üzerine harekete geçen Kocaeli Cinayet Büro ekipleri, Palu ailesi fertlerini gözaltına aldı. Kocaeli Emniyeti Asayiş Büro Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan kayıp Meryem Tahnal'ın babası Harun Palu, annesi Havva Palu, ağabeyi İsa Palu, kardeşleri Fatih Palu ve Ayşe Palu, ailesinin damadı Tuncer Ustael ve eşi Emine Ustael, sabah saatlerinde Körfez Adliyesine sevk edildi. Adliyede işlemleri tamamlanan 7 kişiden baba Harun Palu serbest bırakılırken diğer 6 kişi ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.