Gündem |

Numan Kurtulmuş: '1 numara' Adil Öksüz de, Kemal Batmaz da değil!

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, 15 Temmuz darbesinin yakalanan "kilit" isimleri hakkında ilginç mesajlar verdi. Kurtulmuş, Adil Öksüz ile Kemal Batmaz'ın 'gölge' olduğunu belirterek, "Gölge sahaya konuldu, gölge üzerinde konuşuyoruz." yorumu yaptı

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 15 Temmuz darbesine sessiz kalan ve söz verdiği vize serbestisini hayata geçirmeyen Avrupa ve ABD’den gelen eleştirilerin “Türkiye’nin bir uydu olmaktan çıkıp kendi ekseni etrafında hareket etmesinden” kaynaklanan bir algı operasyonu olduğunu söyledi. Ziyarette bulunduğu ESMEDYA Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak’a 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı verdiği mücadeleden dolayı teşekkür eden Kurtulmuş, Washington-Brüksel-Ankara-Moskova-Musul-Rakka hattında değişen dengeleri anlattı.

ADAMS’I HATIRLAYIN

HDP’li milletvekillerin tutuklanmalarına ABD ve Avrupa’dan gelen tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Meselenin hukuki ve siyasi tarafı var. MHP, CHP ve AK Partili vekil dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ardından savcıların çağrısına uyup ifadelerini verdi. HDP’liler ifade vermeye gitmedi. Zorunlu olarak başsavcılıkların bu ifadeleri almak için kolluk kuvvetlerine vermiş olduğu bir görev var ve bunun siyasetle ilgisi yoktur. Siyasi kısmına gelince... Kürt kardeşlerimiz HDP’lileri ‘Bitirin bu işi, Türkiye’de demokratik bir sistemin inşasına katkıda bulunun’ diyerek milletvekili seçti. Israrlı çağrılarımıza rağmen terör örgütünün siyasi hedeflerine yakın yerde durdular. Daha önce HDP tarafından kurumsal çağrılara karşı, bir şekilde seçmen oy vermiş olmasına rağmen sokaktaki eylem çağrılarına destek vermedi. Dışarısına da şunu tavsiye etmek lazım: İngiltere IRA’ya karşı terörle mücadele ederken Sinn Fein lideri Gerry Adams üzerinden de siyasi görüşme yapıyordu. Adams bir gün bir IRA mensubunun cenazesine gitti, İngiltere’de yer yerinden oynadı. Adams önce ‘Bu benim akrabam’ demek, sonra bunu ispat etmek zorunda kaldı. Almanya’da ya da Belçika’da havalimanını bombalayan DEAŞ mensupları ile ilgili o ülkelerde politik figürlerin bu tip eylemlerine izin verirler mi? Türkiye, bu hukuki mücadele sürecini devam ettirecek.

GÖZDEN ÇIKARAMAZLAR

Mahkemelerin HDP’li milletvekillerine ilişkin kararı üzerinden Batı kamuoyunda, Türkiye’nin ekseninin kaydığı ve AB sürecinden ve NATO’dan çıkarılması gerektiği söyleniyor. Türkiye, Batı paktına alternatif bir denge arayışı içinde mi?

- Türkiye hem NATO üyesi ve AB adayı hem de Rusya ile ilişkiler içinde, Çin ile ilişkilerini geliştiriyor, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi, Türk dünyası ve Balkan ülkelerinin bir parçası. Türkiye içinde de birileri ‘eksen tartışması’ şeklinde bu konuyu gündeme getiriliyor. Şu soru yanlış: Türkiye’nin ekseni neresi olsun? Türkiye’nin bir tane ekseni vardır, o da kendi ekseni! Türkiye kendi ayakları üzerinde ayağa kalkmak istediğinde, bununla ilgili uluslararası politikada kullanabileceği onlarca aracı, kaldıracı vardır. Bazıları Türkiye’yi hala bir uydu ülke sanıyor. Türkiye kimsenin uydusu değildir. Türkiye’nin bir tane ekseni vardır, başka hiç bir ülkenin ekseninde dolaşacak bir ülke değildir. O eksen üzerinde bizim ulusal menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa, biz o çerçevede o ülkelerle ilişkilerimizi artırırız. Ne Avrupa Birliği ne ABD ne de NATO’nun Türkiye’yi gözden çıkarabileceğini düşünüyorum.

DARBECİLER KORUNUYOR

Türkiye’nin hakkında yakalama kararı çıkardığı bir isme Almanya pasaport verip, Cumhurbaşkanı düzeyinde kabul gösterebiliyor. ABD de benzer durumda. Türkiye’ye karşı çok radikal bir tutum yok mu?

- Eğer gerçekten ‘Türkiye’de demokratik sistem bozuluyor’ diye bu işleri yapıyorlarsa 16 Temmuz sabahı neredeydiler? Türkiye’nin 150 yıllık demokrasi birikimine karşı darbe girişimine sessiz kalanlar, FETÖ mağdurları meselesi üzerinden darbeci çevreleri korumaya çalışıyor. Soğuk Savaş döneminde Ruslar ve İslam dünyasındaki unsurlara karşı olduğu gibi kullanabilecekleri bir ülke olduğu zaman Türkiye’den iyisi yok. Türkiye, bekleme salonunun kapısında tek ayak üstünde durduğunda sorun yok. Ama Türkiye ‘Burada beklemeyeceğim, tekrar Türkiye’yi ayağa kaldıracağız’ dediğinizde bu sorunlar çıkıyor.

PKK’YI ÇÖPE ATACAKLAR

Belçika ve Almanya’da PKK ve FETÖ’ye karşı alınan kararları nasıl değerlendiriyorsunuz?

-PKK, Avrupa’nın terör listesinde olan örgüt. Ama Brüksel’de sergi açtılar. Bunlar da PKK’yı sevdikleri için değil bir araç olarak kullandıkları için. İşleri bittiğinde çöp tenekesine atacaklar ve PKK’nın adını hatırlamayacaklar. Türkiye’nin başına bela olan Asala’nın adını şimdi kim hatırlıyor?

ABD KARARINI VERSİN

Obama sonrasında ABD’nin PYD konusunda nasıl hareket etmesini bekliyorsunuz?

-ABD kendi politikası açısından Suriye’de çok fazla ilerleyemedi. Sahada aktif güç olarak PYD’yi buldular ve PYD üzerinden bir şeyler yapmak istiyorlar. Yanlış olduklarını görecekler. Rusya da tam tersine baştan beri ne yapacaksa onları planladı. Bugün Tarsus limanını büyüttü, Suriye’de uluslararası hava üssüne sahip oldu. Cerablus operasyonu tezlerimizin haklılığını ortaya koydu. PYD ve ABD’nin yapabileceği bir şey yok, seçim sonrası kim gelirse gelsin bunu kısa sürede görecek. Kararınızı verin.Ortadoğu’nun yeniden şekillenme sürecinde bölge halklarıyla yakın teması olan, Rakka ve Musul’u köy köy kasaba kasaba bilen ülkeyiz.

PUZZELE’NIN PARÇALARI

ABD ile Türkiye’nin, Irak ve Suriye’de aynı hedefte olduğu söylenebilir mi yoksa ABD Türkiye’nin aleyhine bir şeyler mi yapmak istiyor?

Konuştuklarımızın hepsi Puzzele’ın birer parçası. Türkiye’nin büyük resmi görmesi lazım: İkinci Sykes Picot uygulanmak isteniyor. Bir asır önce sınırlarını böldükleri halkların şimdi gönüllerini ve zihinlerini, mezhep ve etnik yapılar üzerinden bölüyorlar. Bizim bu açıdan kullandığımız dile de dikkat etmemiz lazım. Şii milis, Türkmen veya Arap ifadelerini kullanmaya gerek yok. Elimizdeki bütün unsurlarla bölgenin etnik ve mezhepsel bölünmesini engelleyecek politikalar geliştirmeliyiz. Suriye’de bir an önce barışı sağlayacak yeni adımlar atmamız lazım.

ÖKSÜZ 1 NUMARA DEĞİL

15 Temmuz’da Adil Öksüz’ün ardından Kemal Batmaz ismi gündemde. Darbenin 1 numarası hangisi?

- 1 numaranın bu isimler olmadığı kanaatindeyim. Öksüz gölgedir. Gölge sahaya konuldu, gölge üzerinde konuşuyoruz. İşin göbeğindeler ama darbenin bütün planlaması bu adamlardan mı çıktı, hiç de öyle olduğunu düşünmüyorum.

Sincan Cezaevi’nden FETÖ’cüleri kaçırmaya çalıştıkları doğru mu?

-Firar meselesi dağılmış örgütü motive etmek için olabilir.

GÖÇÜN AB’Yİ EZMESİNİ ENGELLİDİK

Türkiye ve AB ilişkilerinde, vize serbestisi ve geri kabul anlaşmasındaki son durum nedir?

-Zaten hiçbir şey yapmasak, serbest dolaşımı Ekim’de vereceklerdi. Allahtan korksunlar, bizim göçmenleri engellememiz ile bazen Ege’de hiç geçiş olmadı. Biz böylesine önemli bir göç dalgası altında Avrupa’nın ezilmesini engelledik. Başlangıçtan beri, ‘Siz bunların tamamını kısa sürede tamamlayabilirsiniz ama biz büyük çoğunluğunu tamamlandığınıza kanaat getirirsek vize serbestisi Haziran’da tamamdır’ denildi. Baktılar ki biz bunları yapıyoruz, ‘Terörle mücadele yasasının tarifini değiştirin’ diye gündeme getirdiler. O maddeye şerh konulmuştu ve terörle mücadele yasasını değiştirmeyeceğimizi başından itibaren biliyorlardı. Geri kabul ile vizeyi birlikte değerlendiriyoruz. Bunun da süresi var.

Yani tekrar göçmen ölümleri olursa, bunun sorumlusu da AB mi olacaktır?

- Hiç şüphesiz öyle

AK PARTİ SONRASI DAHA DİNDAR

Başkanlık sonrası, Türkiye’de muhafazakar ya da ulusalcı gibi iki ana akım sosyal akım mı ortaya çıkacak?

Politik muhafazakarlık kötü bir şeydir. AK Parti politik muhafazakar değil, dindar anlamında kullanılmıştı. Türkiye sosyolojisi bize şöyle bir şey söylüyor: Bundan sonra iktidar olacak partiler, AK Parti’den tırnak içinde daha fazla dini sosyolojiye oturan partiler olacak. Yani AK Parti’den daha az dindar değil daha çok dindar olacak. Demokrat Parti, Adalet Partisi, ANAP, AK Parti ve bunların hepsinin hem parti yöneticileri hem kullandıkları politik dil anlamında daha dindarlaşıyor.

DOLAR 3 TL’NİN ALTINA DÜŞER

Doların seyri konusunda hükümetin yıl sonunda nasıl bir kur öngörmektesiniz?

- Kanaatimiz ve öngörümüz, doların şu anda çok yüksek seyir ettiği ve bunun geçici olduğu. Doların bugünkü seviyesi, Türkiye’nin örneğin kamu borçlanma gereğinden, ekonomik şartlarından kaynaklanan bir durumdan değil; Bölgesel şartlar, ABD seçimleri ve küresel siyasal sistemin henüz dengeye oturmayışı nedeniyle oluşan istikrarsızlıktan kaynaklanıyor. Yıl sonunda da üç liranın altında olacağı düşüncesindeyim.