Nükleer gerilimi aslında Putin değil de ABD mi başlattı? İşte kanıtı!

Nükleer gerilimi, aslında 'Delirdi mi?' diye sorgulanan Putin'in değil, ABD'nin başlatmış olabileceğine dair güçlü kanıtlara erişildi. Açık istihbarat verileri, ABD'nin, 'henüz Putin nükleerden hiç bahsetmemişken', kendi nükleer stratejik uçaklarının günlük sorti sayısını tam iki katına çıkardığını gösteriyor. SuperHaber, 'Stratejik -yani nükleer- kuvvetlerimizi alarma geçirmedik' diyen ABD'nin nükleer kıyamet günü uçaklarının sortilerine, rotalarına ve hatta gerçek görüntüsüne ulaştı. 

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

ABD'nin çok şaşırdığını, delice bulduğunu, beklemediğini söylediği ve  'daha önce uyarısını almadık' dediği Putin'in nükleer tehdidinden 'önce', ABD'nin 'kıyamet günü uçağı' olarak adlandırılan nükleer stratejik uçaklarının günlük sortileri çoktan iki katına çıkmıştı.

Normalde günde 3 veya 4 sorti gerçekleştiren bu Boeing E-6 Mercury uçak filosuna ait uçakların, Putin'in nükleer açıklamasının  'öncesinde' sortilerini günde 8'e çıkararak ikiye katladığı açık istihbarat verilerinde ortaya çıktı.

ABD'nin 'şok olduk' dediği Putin'in nükleer çıkışının, aslında daha önce ABD'deki nükleer hareketliliğe bir tepki olabileceği, ve -en azından nükleer konusunda- ilk taşı Putin'in atmamış olabileceği ihtimalini kuvvetlendiriyor. 

Nükleer gerilimi aslında Putin değil de ABD mi başlattı? İşte kanıtı!

PUTİN ''NÜKLEER'' DEMEDEN ''ÖNCE'' ABD UÇAKLARINDA HAREKETLİLİK BAŞLADI

Amerika'nın nükleer silahlarının komutanı ise dün bir açıklama sırasında 'ABD stratejik gücünün duruşunun değişmediğini, ancak artan uçuşların, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in nükleer silahlar da dahil olmak üzere kendi stratejik gücünü devreye sokacağını söylemesinden 'önce', geçen hafta bir değişime işaret ettiğini' söyledi -veya ağzından kaçırdı.

NÜKLEER GERİLİMİ PUTİN'İN DEĞİL, ABD'NİN PARANOYASI BAŞLATMIŞ OLABİLİR

Dikkat çekici bir şekilde, ABD'nin nükleer stratejik askeri uçaklarının uçuş sıklığındaki artış, Pentagon'un "gereksiz" ve "gerilimi yükseltici" olarak nitelendirdiği hamleyi, daha Putin yapmadan önce gerçekleşti.

ABD yetkilileri saldırının birkaç saat içinde başlayabileceği konusunda uyardığı için, sortilerin sıklaşması aslında Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bir gün önce başladı.

İsmini açıklamak istemeyen ABD'li bir güvenlik bürokratı, yerel kaynaklara verdiği demeçte, ABD ordusunun nükleer komuta ve kontrol uçaklarının Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana günlük uçuşlarının sayısını artırdığını kabul etti.

Sonuç olarak bu artış gerçekleştiğinde, henüz Putin nükleerden bahsetmemişti bile...

ABD'Lİ ORDU YETKİLİLERİ DURUMDAN MEMNUN

ABD Stratejik Komutanlığı komutanı Amiral Charles Richard ise, Salı günü bir Meclis Ordu Komitesi'nde yaptığı konuşmada, "Kuvvetlerimin duruşundan memnunum" dedi.

Nükleer komuta ve kontrolün şimdiye kadarki "en kouyucu, en dayanıklı halde" olduğunu söyleyerek, "Pozisyonumuzda herhangi bir değişiklik yapmak için herhangi bir tavsiyede bulunmadım" diye devam etti.

ABD, balistik füzelerinin bir kısmını -dillendirmese de- yüksek alarm durumunda tuttu ve bunlar Biden'dan ateş emri gelmesi durumunda dakikalar içinde fırlatılmaya hazır şekilde bekliyor.

ABD ayrıca, kullandığı metodla, kendisine yapılacak onaylanmış bir saldırı durumunda kıtalararası balistik füzeleri ateşlemek için saldırı altındayken fırlatma gerçekleştirebilme seçeneğini de elinde tutuyor.

Richard, milletvekillerine Stratejik Komutanlığın karargahı Omaha, Nebraska'da kaldığını, böylece "savunma duruşumuz açısından durumu tam olarak değerlendirip tatmin olabildiğini" söyledi.

E-6 UÇAĞININ NÜKLEER SAVAŞTAKİ ROLÜ NEDİR?

Başta belirtelim, özetlemek gerekirse bu uçaklar 'Kıyamet Günü Uçakları' olarak bilinir ve dünya genelinde çıkacak bir nükleer savaşta hayatta kalmak ve komuta kontrol zincirinin kopmamasını sağlamakla görevlidir. Ayrıca yerdeki nükleer füzelerin de ateşlenme emrini verebilirler.

E-6, başkomutan olarak Başkan da dahil olmak üzere ordunun üst düzey komutanları ile emirleri yerine getirecek personel arasında “hayatta kalabilir, güvenilir ve dayanıklı” bir bağlantı için bir platform olarak tasarlanmış bir komuta ve kontrol uçağıdır. 

Uçak, ABD'nin “Take Charge and Move Out” anlamına gelen TACAMO görevi olarak bilinen balistik füze denizaltıları ve balistik füze siloları arasında yüksek derecede kriptolaştırılmış bir iletişim sistemine sahip.

E-6, ayrıca havadan fırlatma kontrol sistemini (ALCS) kullanarak, yerdeki silolardan nükleer balistik füzeleri de fırlatabilir.

Amerika'nın nükleer silahlarını denetleyen ABD Stratejik Komutanlığı'nın sözcüsü Yüzbaşı Ron Flanders, “Savunma Bakanlığı, uçuş operasyonlarını uygun şekilde rutin olarak yürütür ve değiştirir. Bu operasyonların ayrıntıları veya yürütülme biçimleri hakkında yorum yapmıyoruz.” ifadelerini kullandı fakat açık istihbarat çalışmaları gerçeği ortaya çıkardı. 

Carnegie Endowment'ta nükleer politika uzmanı olan Ankit Panda, "E-6, bir krizde sivil siyasi liderliğimiz ile nükleer kuvvetler arasındaki bağlantıyı sağlam tutan, hayatta kalan bir hava komuta ve kontrol aracı olarak hizmet etmeyi amaçlıyor" ifadelerini kullandı fakat yine de "Bu sıklaşan uçuşların ise rutin veya tatbikat uçuşlarının bir parçası olduğuna inanmak için hiçbir nedenim yok" diye de ekledi.

Amerikan Bilim Adamları Federasyonu'ndaki Nükleer Bilgi Projesi direktörü Hans Kristensen, E-6 uçuşlarının rutin olarak gerçekleştiğini söyledi. Artan uçuşların ise, Rusya'nın ABD'nin NATO müttefiklerine çok yakın olan Ukrayna'yı işgaliyle ilgili riskler göz önüne alındığında ekstra bir önlem olabileceğini söyledi fakat bu sortilerin sıklaşmasının Putin'in nükleer tehdidinden önce gerçekleşmiş olmasına yorum yapmadı. 

Kristensen, artan uçuşların Rusya'ya ABD'nin izlediği yol konusunda bir mesaj göndermenin bir yolu olabileceğini de söyledi.

SUPERHABER İDDİALARI DOĞRULADI: NÜKLEER TIRMANMAYI ABD BAŞLATMIŞ OLABİLİR

Uçakların transponder sinyalini algılayan gerçek zamanlı bir uçuş izleme sitesinden alınan verilere göre, E-6 filosu 23 Şubat'tan bu yana her gün yaklaşık yedi sorti yapıyor.

Uçuşlardaki artış, ABD ve batılı yetkililerin Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin yakın olabileceği konusunda uyarmalarıyla başladı. Fakat asıl önemli nokta ise; ABD'nin bu nükleer kıpırdanması, Putin'in nükleer tehdidinden bir hafta kadar önce başladı.

Bu tarihten önce, normalde, E-6 filosu her gün yaklaşık üç ila dört sorti yapıyordu. Uçakların sinyali geçmişe doğru incelendiğinde bu görülebiliyor.

İŞTE KANITLAR

Uçak izleme uygulamaları ve açık istihbarat verilerini kullanan SuperHaber, tüm dünyanın diken üstünde beklemesine sebep olan 'Nükleer savaş' tartışmasını ateşleyenin; görünürde Putin olsa da, aslında deyin yerindeyse ilk nükleer taşı ABD'nin atmış olabileceğine dair verilere ulaştı. 

Okuyucularımızın karşılaştırma yapması adına: Normal ve sıradan bir günde bu uçaklar 24 saatlik zaman aralığında, aynı anda olmamak üzere günde ortalama 3 veya 4 sorti (kalkış) yaparlar. 

26 Şubat'taki uçuş verileri, 24 saatlik bir zaman diliminde ABD'nin nükleer stratejik E-5B filosunun tam 7 kalkış gerçekleştirdiği görülüyor. 

Nükleer gerilimi aslında Putin değil de ABD mi başlattı? İşte kanıtı! - Resim : 2

27 Şubat'taki uçuş verileri, yine 24 saatlik zaman aralığında, ABD stratejik kuvvetler komutanlığının envanterinde bulunan toplam 16 adet E-6B uçağından 8'inin havalandığını gösterdi.

Nükleer gerilimi aslında Putin değil de ABD mi başlattı? İşte kanıtı! - Resim : 3

Ayın 28'inde de 7 adet sorti yapışdığı görülebiliyor. 

Nükleer gerilimi aslında Putin değil de ABD mi başlattı? İşte kanıtı! - Resim : 4

Üstelik bu uçaklardan birinin bu artan sortiler sırasında çekildiği iddia edilen güncel bir fotoğrafı da bulunuyor. 

Nükleer gerilimi aslında Putin değil de ABD mi başlattı? İşte kanıtı! - Resim : 5

 

 

 

 

-SuperHaber 

Kaynak: CNN, US Strategic Command Basın ve Halkla İlişkiler Ofisi, Evergreen Intelligence, Uçuş izleme programları

Nükleer gerilimi aslında Putin değil de ABD mi başlattı? İşte kanıtı! ile ilgili etiketler nükleer Putin Ukrayna ABD Rusya uçak biden E-6B Mercury stratejik sorti sayı artış