Teknoloji |

Netflix neden abone kaybediyor?

Netflix, 2022 yılının ilk çeyrek bilançosunu açıkladı. Online dizi ve film izleme platformu gelirlerini artırsa da 2011 yılından bu yana ilk kez abone kaybetti. Medya Radar yazarı Murat Tolga Şen, Netflix'in abone sayısındaki düşüşe dikkat çekerek, şirket için "yolun sonu göründü" demek için henüz erken olduğunu söyledi. Şen, Netflix'in abone sayısının neden düştüğünü anlattı.

Online dizi ve film izleme platformu Netflix, 10 yıldan fazla bir süredir ilk kez abone kaybetti. Şirketin yaptığı açıklamada 2022 yılının ilk çeyreğinde gelirlerin artmasına rağmen abone sayısında düşüş yaşadığı kaydedildi.

Medyaradar yazarı Murat Tolga Şen, Netflix'teki abone düşüşünü köşesine taşıdı. Netflix için yolun sonunun göründüğünü söylemek için erken olduğunun altını çizen Şen, Netflix, film işinde MacDonalds’ın hamburger üretme standartlarına ulaşmak isterken yaratıcılığı örseliyor. Son birkaç yıldır platformda karşımıza çıkan tüm işler birbirine benziyor. Seyirci bunu fark etti ve sıkıldı" ifadelerini kullandı:

Murat Tolga Şen'in "Aboneleri hızla azalıyor! Netflix kendi kuyruğunu yiyen yılana dönüştü" başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

NETFLİX İÇİN YOLUN SONU GÖRÜNDÜ MÜ?

Bunu söylemek için henüz çok erken. Bu sektörün icatçısı olan Netflix, aboneleri elinde tutmak ve hissedarlarını kızdırmamak için elinden geleni yapacaktır ama artık eli eskisi kadar güçlü değil. Piyasada pek çok uluslararası ve yerel aktör var. Yerel şirketler Netflix’ten küçük ama dijital platform seyircisini çok daha iyi tahlil ediyorlar. Netflix’te BluTV’deki Sokağın Çocukları, Exxen’deki Gibi ya da Gain’deki 10 Bin Adım gibi bir iş yok.

FİLM İŞİNDE DE MÜKEMMEL FORMÜL YOK!

Netflix dizi ve film üretirken, kullandığı algoritmalarla ölçtüğü seyirci davranışlarını önemsiyor ve çektiği işlerde bu algoritmalardan ürettiği formülü kullanıyor. Yerel yapımcıları da aynı formüllerle üretim yapması konusunda eğitiyor ama Netflix’in unuttuğu bir şey var; film çekmek hamburger yapmaya benzemiyor! Netflix, film işinde MacDonalds’ın hamburger üretme standartlarına ulaşmak isterken yaratıcılığı örseliyor. Son birkaç yıldır platformda karşımıza çıkan tüm işler birbirine benziyor. Seyirci bunu fark etti ve sıkıldı.

Sınav ve Ayla filmlerinin senaristi olarak tanıdığımız, kıymetli arkadaşım Yiğit Güralp’in de bu konuda diyecekleri var. Ona göre, “Netflix klasik stüdyo sistemine savaş açtı. Stüdyolar da kendi platformlarını kurdu. O sürede yarattığı katalog Netflix’i de stüdyo yaptı. Ama içeriği zayıf. Sonunda Miramax gibi minik bir yere oturacak.

Dijital platformlar ilk çıktığında “30 lira vereceğim peş peşe sonsuz iyi içerik izliyeceğim” diyen bir kitle vardı. Onlara her şeyden önce dünyanın hiçbir döneminde sonsuz nitelikli içerik üretecek sayıda yaratıcı olmadığını söyledik. Böyle bir para (nitelik abone ücreti ile sürdürülebilir değil) ve böyle bir zaman da yok. Disney, HBO, Paramount gibi stüdyolar zaman elementinde avantajlılar. Geçmiş 100 yılın mirasını markalarını taşıyorlar. Yani ellerinde sadece bu zamanın değil tüm zamanların yaratıları var.

Dünyada ürün/içerik söz konusu olduğunda bilmeniz gereken tek şey var. Zaman, para, kalite üçgeni ve bu üçgenin gerçekliğiyle didişmemeniz. Zamanın yoksa para paran yoksa zaman harcarsın. İkisi de sınırlıdır ve kalite de yaratıcılığın uygulaması da bu denkleme bağlıdır.”

 

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN