Gündem

‘NETANYAHU VE EVANJELİSTLER KIYAMET SAVAŞININ HAZIRLIĞINI YAPIYOR!’

SuperHaber YouTube Koordinatörü Barış Özkan ve SuperHaber programcısı Ceyhun Bozkurt ile ‘Haberin Olsun’ yeni bölümüyle yayında…

Ceyhun Bozkurt ve Barış Özkan, ‘Haberin Olsun’un yeni bölümünde, İsrail’in Kudüs’e yaptığı alçak zulmün ve Netanyahu’nun planlarının perde arkası konuşuldu.

BOZKURT: NETANYAHU VE İSRAİL YÖNETİMİ, TABANINI DİRİ TUTMAK AMACIYLA SALDIRIYOR!

Ceyhun Bozkurt, “İsrail’in politikalarını anlık değerlendirmemek lazım. İsrail siyasi, teolojik olarak bölgede sürekli bu tür saldırganlıklarla kendi dinamik kitlesini diri tutmaya çalışıyor. Ermeni meselesinde nasıl söylüyoruz aklıselim Yahudi ve Musevileri kenara koyuyoruz. İsrail’in içinde hakikaten Filistin ile barış isteyen, aklıselimi savunan, makul bir barışı savunan çok sayıda İsrailli var. Maalesef İsrail’de iktidarda olan zihniyetin IŞİD gibi fundamentalist kökten dinci yapıdan zerre farkı yok, onlar da kökten dinci. Bizleri öyle bir alıştırdılar ki, ‘radikal İslam’ kelimesinin perde arkasının nedeni oydu. ‘Sadece İslam’ın içinde görünen bazı gruplar radikal olabilir. Diğer dinlerde radikal olamaz’ diye bir algı oluşturdular. Ancak bakın bugün radikal Yahudilerin İsrail’de iktidarda olduğunu görüyoruz. Bu nedenle IŞİD’den daha tehlikeli. IŞİD, bir terör örgütü. Mücadele ediyoruz, silahlı kuvvetlerimiz gitti Fırat Kalkanı Harekatı ile korkulan örgütü darmaduman etti. IŞİD uzun süre kendi belini doğrultamadı. Onları yine birileri besledi. O yapının arkasında kim varsa onlar sayesinde ayakta durabiliyor. Çünkü o kuran yapının bölgede işi bitmedi. Kuran yapı da ABD-İsrail istihbaratlarıdır, derin yapılardır o bölgede. IŞİD denen yapı üzerinden bölgeye saldırganlıklarını devam ettirdiler. Terör örgütü zihniyetinin devlet yöneten hali var. Çok büyük bir tehlike var karşımızda. Bu devlet yöneten halinin içinde silahlı güçler, ordular, ekonomiler, erk ve ciddi bir güç var. Bu yapı, sürekli kendi kitlesini belli hedefler doğrultusunda diri tutmaya çalışıyor. Gerilimleri o yüzden körüklüyor. İnsanlar ibadetlerini yapmak istediler Mescid-i Aksa’nın orada, sizin ne işiniz var orada? İlk kıblelerine dönüp namazlarını kılmak istediler. Bunun başka bir açıklaması yok, sadece diri tutmak amacıyla gerilimi ve çatışmaları sürekli tırmandırmak. Mazeret gerekçe oluşturmak, kendi kitlesine ‘Bakın sürekli tehdit altındayız. Yahudilikte bize vadedilen hedefler tehlike altında. Bu yapıyı mecburen diri tutmak zorundayım’ mesajı veriyor. Netanyahu biliyorsunuz koalisyon hükümeti kurulamadı. Şu an pek görülmüyor ama İsrail’de hükümet krizi de var. Bu yapı, aklıselimin Filistin ile barışı savunanların değil. Netanyahu zihniyetinin iktidarının devamını istiyor. İnsanlar inandıkları günde inandıkları ibadetleri gerçekleştirmek için teravih namazı kılıyorlar. Mescid-i Aksa’da bir eylem yapmaya gitmiyorlar. Bir Musevi’nin gidip ibadethanesinde ibadetini gerçekleştirmesi ne kadar doğal ise, İslam inancına sahip Müslüman’ın da Ramazan ayında oruç sonrası teravih namazını kılması son derece doğaldır. Dünyanın her tarafında kimin ibadet hakkı engellenirse engelleyenin lanetlenecek bir durumdur. Olayların çıkış anının görüntü anı var, hiçbir şekilde bir eylem ya da slogan yok. Tam namaz anında, Rüku’ya eğildikleri anda arkadan bir anda pat pat sesleri geliyor. Polis müdahalesi başlıyor. O bölgeye dedektör koymuşlar, insanların girmemesi için her şeyi yapıyorlar. İnsanlar ibadetini gerçekleştirince de ibadet esnasında saldırıyorlar. O diğer muhalif yapı Araplar ile diyalog kuruyor. Burada radikal dinciliğin ne kadar tehlikeli olduğunu görüyoruz. Akılla hareket eden insanların bölgeye huzur getireceği kesindir. İsrail’de Netanyahu yerine böyle aklıselim iktidar olsa bu görüntüler oluşmazdı, insanlar iletişim kurardı. Netanyahu’nu destekleyen yapı, İsrail’in içindeki derin yapı Netanyahu’nun iktidarını kendi geleceği açısından önemli görüyor. Trump döneminde de yüzyılın anlaşması vardı, İsrail ciddi kazanç elde etmiştir. Kudüs hedefine ulaşmak üzereydi, hala mücadele sürüyor. ‘Başkent Kudüs oldu’ diyorlardı, biz kabul etmiyoruz. Orada Kudüs Müslümanların da kutsal kentidir. Burada Netanyahu’yu takim eden yapı, bir şekilde bu gerilimi tırmandırarak kendi kitlesini konsolide etme ve İsrail’e ‘Bakın biz gidersek sizi bunlar yok eder’ diye psikolojik baskı yapıyorlar. Ancak görülen şu ki, mazlum bir halk var ve saldıran İsrail gücü var. Burada hangi hedeflerle de saldırdıklarını çözmek lazım. Harem-i Şerif bölgesi çok önemli. O sarı kubbeli yer, Kubbet’üs Sahra. Mescid-i Aksa ile aynı yerde. Bu fundamentalist köktenci Musevilerin inanışına göre, batı duvarı var. O duvarın altında Süleyman tapınağı var, Yahudilerin ilk mabedi olarak bilinir. Ona olunan inanç ve Armageddon’a inanç yani Mesih’in geleceği süreçte belli kehanetler zincirleri var. Bir tanesi de Süleyman Tapınağı’nın yeniden inşaası. O bölgede arkeolojik kazılar yapıyorlar. Bu çerçevede de bir boyut var. O bölgeyi o yüzden tamamen kendi kontrollerinde tutmak istiyorlar ki, kazılara yönelik Filistinlilerden ve diğer halktan oluşacak tepkilerin önüne geçmek. İnsanları oraya sokmuyorlar. Ciddi bir iddia var, amaçları zamanı gelince sessiz sedasız Harem-i Şerif üzerinden Mescid-i Aksa’yı ve Kubbet’üs Sahra’yı çökertmek ve Süleyman Tapınağı’nı yapmak. Çünkü belli bir kehanet zincirine inanıyorlar ve bir aşaması Süleyman Tapınağı’nın tekrar inşaasıdır. İlk kehanet şuydu, Yahudilerin yeniden vadedilmiş topraklara dönmesi. Bunu yaptılar. Hitler’in yaptığı soykırım da bunların elini güçlendirdi. Mazlum insanlar hayatını kaybetti, bundan siyonist akıl faydalandı. Soykırımı yapan Hitler, Avrupa’nın göbeği. Onların yaptığı zulmü çeken Filistinliler…Bunlar birçok şeyi inandıkları kutsal kitaptan alıyorlar. Irak’taki ilk saldırı 1991’de oldu. Eski Ahit’in son peygamberler kısmında ikinci kitap olan, Yeramya’da 51.bap girişinde yazıyor. ‘İşte Babil’e karşı ve Lev Kumanya’da oturanlara karşı helak edici bir yel uyandıracağım’ diyor. Irak’a ilk saldırının ismi ‘Çöl Fırtınası’. ‘Babil’e karşı yel uyandıracağım’ diyor Babil, Bağdat’ın eski isimi. Irak’a harekat başlıyor o da ‘Çöl Fırtınası’ harekatı. 81 yılı Irak’a İsrail hava kuvvetleri bir operasyon yapıyor, harekatın ismi ‘Babil Harekatı’. Dönemin ABD başkanı Ronald Reagan bu harekata ‘Armegeddon’un yakın olduğunu düşünüyorum’ diyor. Böyle bir inanışta en az IŞİD kadar tehlikeli bir yapı var. Bu yapının gitmek istediği yer kıyamet savaşı. Kıyamet savaşına hazırlık yapıyor, tahkimatını dünyadaki 8,5 milyarlık insandan 8 milyarının ölüceği bir savaşa göre hazırlık yapıyorlar. Kendi kitlesini o yüzden diri tutuyor.” ifadelerini kullandı.

Ceyhun Bozkurt ve Barış Özkan ile ‘Haberin Olsun’un tamamını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

Sitene Ekle

Yorumlar