Gündem |

Nerede alimler, aydınlar, münevverler, şeyhler, dervişler?

Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk: İslam dünyası mezhep savaşları, cehalet, taassup, hurafeler, iç savaşlar, kavgalarla dağıldı. Her gün Müslümanlar, başka Müslümanları öldürüyor. Çocuklar savaşların kurbanları. Her geçen gün fakirleşiyoruz, özgürlüğümüzü kaybediyoruz, cahilleşiyoruz. Nerede İslam dünyasının alimleri, aydınları, münevverleri, fikir adamları, hocaları, kanaat önderleri, şeyhleri, dervişleri?

- Büyük hayaller kuran adamlar nerede?

Bizim sorunumuz büyük fikirler üretememek.

Nerede bizim büyük hayaller kuran ve büyük fikirler üreten adamlarımız?

Dünya krizlerle boğuşuyor.

Batı, medeniyet krizine tutuldu.

Avrupa modernizmin, kapitalizmin, emperyalizmin, globalizmin artık dünyayı mahvettiğini gördü. İçe kapandı. Ana rahmine döner gibi, milliyetçiliğin, ulusçuluğun, faşizmin sığ ve tehlikeli sularına geri dönüyor.

Nerede bize, batıya, insanlığa çıkış yolu gösterecek münevverler, aydınlar, fikir adamları, bilim adamları?

Bizi tekrar diktatörlüğün, ulusçuluğun, faşizmin pençesine sürükleyen cehalete karşı neden büyük hayaller kuramıyor adamlarımız?

Neden fikir üretmiyoruz, neden düşünemiyoruz? Nerede çağın serdengeçti fikir adamları?

MÜSLÜMAN AYDINLAR NEREDE?

İslam dünyası mezhep savaşları, cehalet, taassup, hurafeler, iç savaşlar, kavgalarla dağıldı. Her gün Müslümanlar, başka Müslümanları öldürüyor. Çocuklar savaşların kurbanları. Her geçen gün fakirleşiyoruz, özgürlüğümüzü kaybediyoruz, cahilleşiyoruz.

Nerede İslam dünyasının alimleri, aydınları, münevverleri, fikir adamları, hocaları, kanaat önderleri, şeyhleri, dervişleri?

Neden tarihimizde olduğu gibi haktan, adaletten, insaftan, vicdandan, İslam’dan sapan yöneticilere, meliklere, sultanlara, idarecilere cesurca meydan okuyan adamlarımız çıkmıyor artık?

CESUR EKONOMİSTLER NEREDE?

Kapitalizmin pençesinde kıvranan milletler, sömürünün altında ezilen mazlumlar, ekonomik krizler, tıkanmış iktisadi kuramlar…

Nerede bizim ekonomistlerimiz, finansçılarımız, üniversite hocalarımız? Sadece İslam dünyasını değil, insanlığı kapitalizmin ve sömürü düzeninin pençesinden kurtaracak fikirler üretmiyor, açılımlar yapmıyor, yeni kuramlar ortaya atmıyor? Neden?

Toplumsal bir cinnet hali sarıyor her yanı. ABD’de, Avrupa’da insanlar öfke, nefret, ayrımcılık, ötekileştirme, ırkçılık, İslamifobia, antisemitizm, yabancı düşmanlığına akın akın kayıyor.

Dünyanın her yanında tahammülsüz, acımasız, merhamet ve vicdandan yoksun kitle sayısı artıyor. Sosyoloji bozuldu, bozulmaya devam ediyor.

Nedir sebebi? Üniversitelerimiz bilimsel araştırmalara neden koyulmadı? Sosyal bilimcilerimiz, sosyologlarımız, toplum bilimcilerimiz insanlığı büyük felakete sürükleyen bu bozulmayı, yozlaşmayı neden analiz etmiyor, sebeplerini bulmuyor?

Neden çözüm yolları bulmuyorlar bize? Neden insanlara alternatif çıkış yolları göstermiyorlar acaba?

BÜYÜK HAYALLER KURMA CESARETİMİZİ KAYBETTİK

Sanırım en başta büyük hayaller kurmaktan vazgeçtik. Daha doğrusu büyük hayaller kurma cesaretimizi yitirdik.

Oysa bu topraklar önce büyük hayaller kuran, sonra bu hayalin peşinden koşan ve büyük fikirler üreten adamların topraklarıdır.

İnsanlığın kurutuluşuna talip olmuş, batının ve doğunun ideolojilerine karşı, yeni fikirler üretmek için kafa yormuş, alın teri dökmüş nice fikir adamları çıkardı bu coğrafya.

Uykusuz gecelerde mermi gibi kelimelerle, mızrak gibi mısralarla şiirler yazmış nice şairlerimiz vardı bizim.

Ne zamandır bizi oturduğumuz yerden fırlatan, göz yaşlarına boğan, yüreğimizi yerinden söken şiir çıkmadı.

Oysa bir şair en çok acı çektiğimiz zamanda, damarlarımıza girip bizi yaşatan şiirler yazar. Onunla diriliriz, coşarız, koşarız.

Daha ne zamana kadar eski şairlerin şiirleriyle avunacağız bilemiyorum.

Daha ne zamana kadar eski fikir adamlarının yazdıklarını dönüp dönüp okuyacağız bilmiyorum.

BİR GÜN BÜYÜK HAYALLER KURAN ADAMLAR GELECEK

Ancak doğurgan zamanlardan geçtiğimizi biliyorum. Bu kriz, bu acılar, bu savrulmalar bize yeni hayaller kurduracak, yeni fikirler doğurtacak, yeni şiirler yazdıracak.

Gecenin en karanlık zamanından, ayazın en sert vaktinden sonra gün aydınlanacak biliyorum. Buna inanıyorum.

Belki doğumun vaktini bekliyor büyük hayaller, büyük fikirler, büyük şiirler.

Belki biz göremeyeceğiz ama görenlerimiz olacak.

Bir gün büyük hayaller kuran adamlarımız gelecek, yine büyük fikirler hediye edecek insanlığa.