7 Mayıs 2021
21 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
6 sa 11 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 04:06 Güneş 05:48 Öğle 13:06 İkindi 16:58 Akşam 20:13 Yatsı 21:48
Gündem

Bildiri nasıl sahipsiz kaldı?

‘BİR HAFTA İÇİNDE O METNİ SAVUNABİLEN KALMADI!’

SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ve SuperHaber programcısı - Hürriyet yazarı Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın yeni bölümü canlı olarak SuperHaber YouTube kanalında yayında…

İki usta isim SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ile SuperHaber programcısı - Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, “Memleket Aşkına” programının yeni bölümünde, emekli amirallerin imzaladığı skandal gece bildirisi sonrası ortaya çıkan tartışmalar masaya yatırıldı.

ŞENER: METNİ İMZALAYANLARIN BİLE ÜSTLENMEKTE ZORLUK ÇEKTİĞİ BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ!

Nedim Şener, “Bunu hazırlayanların niyetlerinin ne olduğu daha sonra ortaya çıkacaktır. Buna dekor olanlar, ne olduğunun bile farkında olmayanlar var. WhatsApp grubunda bu işin pişirildiği söyleniyor. O grupta olan bir amiral televizyon kanalına bağlandı. Kendisine bir metin ulaştığını ama imzacılar arasında zamanında FETÖ’ye yol vermiş isimlerin olduğunu bu yüzden ortak imza atmak durumunda olmadığını söylemiş. Metnin iki internet sitesinde yayınlanma hadisesi var. Orası oldukça karanlık. Bir bakana ulaştırıldığı iddiası var. Bu tartışmalar konuyu kapatmasın. Devletin bütün istihbarat kurumları, savcılık, emniyet bu işin önünü arkasını ortaya çıkarmaya çalışıyor. O zaman daha net göreceğiz. Ortada artık kimsenin pek savunamadığı metin var. Olayın suçu, yönü, doğru olup olmaması ayrı bir durum. Orada yazılı metnin içindeki hitab şekli, yayınlanma saati, amirallerden oluşan grup tarafından imzalanmasının yanında içerik olarakta gerçek olmayan konular yerleştirilmiş. Montrö ve Lozan üzerinden Kanal İstanbul meselesine bağlanmış. Bunun üzerinden de ülkenin bunalım geçireceği varsayımında bulunulmuş. Bunlara baktığımız zaman farkındaysanız bazı kişiler üzerinden adı çok öne çıktığı için Cem Gürdeniz üzerinden savunma yapamaya çalışıyor. O kişi hiç müdahil olmayabilir, ismi kullanılmış olabilir. Çünkü bu insanların zamanında neler yaptığını biliyoruz. Bir de imzalamayan kişiler de var, mesela Cihat Yaycı Paşa. Montrö, Lozan konusunu konuşacaksanız, kaygı metni oluşturuyorsanız biliyorsanız ya da bilmiyorsunuz bu işin uzman kişisi, o da kurmay amiral… Ona sorarsanız gerekli cevabı alırsınız. Kamuoyuna açıkladığı bilgileri de var. Bunlar ortadayken metin oluşturuyorsunuz. Bu metni ‘Bildiri’ değil, ‘duyuru’ya çevirmeye çalışıyorlar. Ama bu anlamı değiştirmiyor. 27 Nisan muhtırasının adı da ‘basın duyurusu’ydu. İçeriği, sonuçları ve tartışmayı bile değiştirmedi. ‘Büyük elçiler de buna benzer metin yayınladı, kimse ‘darbe’ ya da ‘muhtıra’ tartışması yapmadı’ diyorlar. Çünkü o 2020’nin Ocak ayında yayınlandı, Montrö bağlamında. Gece yarısında ve ‘Yüce Türk milletine…’ başlığını içermiyor. Diplomatik bir görüş olarak topluma yansımıştı. Bir partiyle ilişki kuruluyor. Buna dikkat çekmek istiyorum. Emekli askerdir, bir partiye üye olmuş olabilir de birkaç kişi. Eğer böyle bir kaygıları varsa o partinin genel başkanlarına ulaşmakta güçlük çekmezlerdi. ‘Bunları grup konuşmasında değerlendirin’ diyebilirlerdi. Bunun bambaşka bir niyet taşıdığı çok belli. Cihat Yaycı’nın önüne konduğu halde imzalamadığı bir metinden bahsediyoruz. Ergenekon-Balyoz süreçlerinde mağdur olan 20 civarında kişi var. Bu isimler zamanında kumpasta da hedef olmuştu. Olabilir ama bu böyle bir metni geçerli ve haklı kılmıyor. Böyle bir kaygınız varsa, yeri, zamanı, saati ve içeriği söylenebilir. Siyaset yönlü bir açıklama yapacaksanız bunun şartları bellidir. Metni hazırlayan bir partide danışmanlık yapıyor. O partiye versin, orada yayınlansın ve o kişi konuşsun. Partinin genel başkanı bile ‘zevzeklik’ deyip kenara çekildi. Öbür tarafta tartışmayı başka bir boyuta götürüp ‘Buradan darbeci mi çıkarıyorsunuz? diyorlar. Darbe yapacak halleri yok. Ortada Türkiye’de kutuplaşma üzerinden yaratılmak ve büyütülmek istenen bir tartışma var. O metin bir hafta önce imzalandı. Bir hafta içine onu savunabilen kaç kişi kaldı? Onun yerine ‘Ben okumadım, okumadan imzaladım. Bana gelen metin böyle değildi’ diyen imzalayanlar bile üstlenmekte zorlandığı bir durumla karşı karşıyayız.” sözlerini kullandı.

Mete Yarar ve Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN 

Sitene Ekle

Yorumlar