Gündem

Muhalifler, ABD Büyükelçiliğinin geri adımına çok üzüldü!

Gezi olaylarını finanse etmekle suçlanan Osman Kavala'nın serbest bırakılması için siyasi teamülü yok sayarak bildiri yayımlayan 10 büyükelçi geri adım attı. "İstenmeyen adam" ilan edilmeleri gündemde olan, ABD Büyükelçisinin de aralarında bulunduğu batılı ülke temsilcileri yeni bir açıklama ile "Türkiye'nin içişlerine karışmayacaklarını" deklare etti

Tutuklu yargılanan iş adamı Osman Kavala'nın serbest bırakılması için çağrı yapan 10 ülkenin büyükelçiliklerinden geri adım geldi.

ABD dahil yabancı ülkelerin büyükelçiliklerinden "Ülkelerin içişlerine karışmamaya dair maddeye riayet ediyoruz" açıklaması yapıldı. 

Cumhurbaşkanlığı kaynakları, ABD ve diğer büyükelçiliklerin açıklamalarının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından olumlu karşılandığını bildirdi.

ABD Büyükelçiliği'nin mesajı diğer ülkelerinin elçilikleri tarafından da paylaşıldı.

MUHALİFLER ÜZGÜN

Diğer yandan ABD'nin bu geri adımı muhalif çevrelerde hayal kırıklığına neden oldu.

Halk TV sunucusu Şirin Payzın bu sıcak gelişmenin hemen ardından paylaştığı bir sosyal medya mesajı ile ABD'yi "beceriksizlikle" suçladı.

Payzın paylaşımında şu ifadeleri kullandı;

"Madem yaptığının arkasında durmayacaksın cezaevindeki bir mağdur üzerinden ne diye diplomasi oyunu oynarsın.. ABD ve AB ülkeleri Kavala’yı malzeme edip , beceriksiz işlerle iktidarın sorumsuz politikalarına su taşıyorlar.."

Büyükelçilerin Kavala konusunda geri adım atmasıyla birlikte siyasi analizden yoksun olduğu ortaya çıkan bir diğer medya mensubu da eski FOX TV sunucusu Fatih Portakal oldu.

Portakal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyükelçileri "istenmeyen adam" ilan etme konusundaki kararlılığını sorgulamış ve "Cumhurbaşkanı 10 elçinin gönderilmesi talimatını vermiş diyorlar. İddiaya hiç inanmıyorum. Gülüp geçtim. Erdoğan ve ekibini artık tanıdığım için tipik halkla ilişkiler çalışması. Duyan dik duruyor desin. Olay esip gürlemek olsun başka bir şey değil! Yapıyorsanız yapın fazladan cümle kurmayın." ifadelerini kullanmıştı. Atılan geri adım sonrasında ise Erdoğan'ın kararlı tutumunun etkileri diplomatik bir başarı olarak kayıtlara geçti.

Benzer şekilde DEVA Parti'li milletvekili Mustafa Yeneroğlu'nun "'Persona non grata'... Demek ki Cumhurbaşkanı sonunu hesap etmeden konuşmaması gerekiyormuş... Demek ki Türkiye’nin menfaati Cumhurbaşkanı'nın öfkesini kontrol altına almasını gerektiriyormuş... Demek ki bu krizleri devamlı yaşamamak için hukuk devletine dönülmesi gerekiyormuş..." şeklindeki mesajı da siyasi konjonktürü okumakta başarısız olduğunu gözler önüne serdi.

Yine, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu'nun yazılı açıklaması ise stratejik derinlikten ne kadar uzak olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.