Gündem |

Muhalif medya kar yağışı sırasında buz kesti!

Ali Karahasanoğlu: Fatih Altaylı çıkmış ekranda, konukları ile fosilleri tartışıyorlar. Ama konukları da tv stüdyosuna gelememiş.. Niçin gelemediklerini tartışacaklarına.. Milyonlarca yılda oluşan fosilleri tartışıyorlar. Sizden iyi fosil mi olur, Altaylı!

Meteoroloji’nin günlerce öncesinden uyardığı kar yağışı İstanbul’u fena vurdu.

Geçtiğimiz gün Trakya üzerinden gelen karla birlikte kentin ana arterleri kilitlendi. Araçların kıpırdayamadan saatlerce beklediği yollara kar küreme araçları da giremeyince binlerce kişi mahsur kaldı.

Yaşananlar nedeniyle vatandaşlar CHP'li İBB yönetimi ve kriz sırasında İngiltere Büyükelçisi ile akşam yemeği yiyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na eleştiri oklarını yöneltti.

Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu'nun hedefinde ise daha farklı isimler vardı.

Hayatı durduran kar yağışı sırasında muhalif medya ve sanatçıların sessizliğe gömüldüğünü belirten Karahasanoğlu, "Ama bakın muhalefet medyasına.. Bakın “Biz sanatçıyız. Sanatçı, muhaliflik demektir. Biz itiraz edeceğiz ki, yönetim düzgün işlere yönelsin” diyenlerden tek bir eleştiri var mı, Ekrem’e.." ifadelerini kullandı.

Yaşanan somut bir olayı Habertürk yayını üzerinden örneklendiren Yeni Akit yazarı şöyle devam etti;

"Penguen belgeseli vardı..

Pardon, fosillerin milyonlarca yıllık serüveni.

Fatih Altaylı çıkmış ekranda, konukları ile fosilleri tartışıyorlar.

Ama konukları da tv stüdyosuna gelememiş..

Niçin gelemediklerini tartışacaklarına.. Milyonlarca yılda oluşan fosilleri tartışıyorlar.

Sizden iyi fosil mi olur, Altaylı."

Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu, "Penguen belgeseli ya da Habertürk’te fosiller tartışıldı!" başlığını taşıyan makalesinde şunları kaydetti;

"İsterim ki, halkın tercihi, isabet kaydetsin, Ekrem İmamoğlu, oturduğu koltuğa layık hizmetler yapsın.

Ama ilk günden belli idi, antrikot Ekrem’in istismarcılığı, riyakarlığı..
“Yok öyle, çalışana musakka, yöneticiye antrikot” demesinden belli idi, nasıl bir istismarcılığa imza atacağı..

Nitekim o imzayı, 2.5 yıllık süreçte defalarca bize ispatladı..

Deprem yaşanan ile gidip, ardından kayak merkezine gitti.. “Kayak takımı size g..” diyerek, tıynetini ispatladı..

İstanbul’u sel aldı, o gün tatilde idi, “Tatil yapmayacak mıyım, alışacaksınız” dedi, şımarıklığını ispatladı..

Valiye “İt” dedi, “ ‘Basit’ dedim” şaklabanlığına soyundu..

Daha nice rezillikler..

Tek bir dayanağı vardı:

“CHP’nin İstanbul’da oy potansiyeli % 35’ler civarında. İP ve HDP’lilere de makamları dağıtırsam, rüyalarında o koltuklara gelmeyi hayal bile edemeyen partililere dağıttığım koltuklar sayesinde, ben kendi koltuğumu garantilerim” dedi.

Bu kirli oyunu 2019’da başarmasının verdiği cesaret ile 2023’te cumhurbaşkanlığı adaylığına bile hazırlanmaya başladı.,.

Ama makyaj döküldü.

Suratın gerçeği ortaya çıktı.

Son olayı, kim, nasıl izah edebilir?

Tam cuma günü, valilik açıklama yapmış, “Hava şartları sebebi ile karneler erken verilecek” demiş.

Cuma’dan sonra, defalarca Meteoroloji bilgi paylaşımı yapmış..

“Çok yoğun kar geliyor” demiş.

Cumartesi demiş. Pazar tekrar demiş.. Pazartesi sabah bir daha demiş.

Öyle ki..

Birçok kamu personeli için, Pazartesi günü idari izinli sayılacakları açıklanmış.

Tüm bunlardan sonra.

Pazartesi akşamı, İstanbul’un birçok bölgesindeki 15-20 saate varan, hatta yazımı yazarken halen de tam çözülmeyen trafik karışıklığını, antrikot Ekrem, bakın nasıl izah ediyor:

“Çok yoğun bir kar yağışını hep birlikte yaşadık. 15.00 itibariyle, öğleden sonra Arnavutköy ve Eyüpsultan bölgesinde yoğun bir biçimde başlayan kar yağışı, 18.00 sonrası İstanbul’un özellikle batı tarafında Başakşehir, Esenyurt, Küçükçekmece, Beylikdüzü ve Büyükçekmece hattında çok yoğun etkisini gösterdi. Arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre; sekiz saatte yaklaşık 60 kilograma ulaştığı noktalar var.”

Olay bu mudur?

“Çok yoğun kar yağışı”nı, biz birlikte yaşadık da..

İBB’nin yapması gereken farklı şeyler yok muydu?

“Birlikte yaşamak”tan başka?

“7 bin 421 personelimizle, 1582 araç ve iş makinamızla, özellikle büyük araçların kaldırılması için 30 adet kurtarıcı vinç ve çekicimizle sahada olduğumuzu ve çalışmalarımızı devam ettirdiğimizi bilmenizi istiyorum” cümlesini, yolda kalan vatandaşlara bir soralım..

7 bin 421 personelden bir tanesini, bırakın akşam saatlerini, iki bakan acilen Ankara’dan İstanbul’a geldiği saatlere kadar, sahada gören bir kişi var mıydı?

1582 araç ve iş makinesini bir tanesini gören var mıydı?

Pardon..

Bir iş makinesini gördük.

Devrilmişti.

İBB personeli olan şoförü de, böyle bir afet gününde, alkollü olarak çalışmaya başladığı ortaya çıktı..

Affedersiniz, ben daha neyi anlatayım..

Toplu ulaşım araçlarının ortalıkta görünmediğini mi anlatayım..

Metronun alt katlarına inerek, orda geceleyin sokakta kalmış, aracındaki benzini biten vatandaşların hallerini mi anlatayım?

Hiçbir şey yapamıyorsanız..

Kapalı yolların ters istikametlerinden, toplu ulaşım araçları ile yolda kalanlar toplanıp, belli konaklama yerlerine götürülüp. Aynı şekilde ertesi günü sabah saatlerinde tekrar sadece şoförlerini araçlarının başına getirmek de mi çok zordu?

4 gün boyunca Valiliğin bas bas bağırarak uyardığı bir afet için, söyler misin Ekrem bey: “Ne yaptın? Bir cümle ile söyle, minnacık yaptığın bir iş var mı?”

Ama bakın muhalefet medyasına.. Bakın “Biz sanatçıyız. Sanatçı, muhaliflik demektir. Biz itiraz edeceğiz ki, yönetim düzgün işlere yönelsin” diyenlerden tek bir eleştiri var mı, Ekrem’e..

Ve rezilliğin zirve yaptığı somut örnek..

On binlerce aracın kış şartlarında, çoluk çocuğuyla, hastası ile kadını ile yaşlısı ile 2 saatte 15 metre yol alamadığı bir akşam saatinde, Habertürk’ten örnekleyeyim..

Penguen belgeseli vardı..

Pardon, fosillerin milyonlarca yıllık serüveni.

Fatih Altaylı çıkmış ekranda, konukları ile fosilleri tartışıyorlar.

Ama konukları da tv stüdyosuna gelememiş..

Niçin gelemediklerini tartışacaklarına.. Milyonlarca yılda oluşan fosilleri tartışıyorlar.

Sizden iyi fosil mi olur, Altaylı.

Gezi isyanında, dandik sebeplerle isyan başlatanlar, batıdan canlı yayın araçları getirterek olayları köpürtenler, tahrikleri yaymamak için canlı yayın vermek istemeyenleri de, “Penguen belgeseli yayınladılar” diye ahlaksızca mahkûm etmeye çalışanlar..

Şimdi gerçek bir sorunda.. Ölüm kalım mücadelesinde.. Boşverin penguen belgeselini, fosillerle gerçeklerin üstünü örtmeye çalıştılar.."

YAZININ TAMAMI İÇİN...