25 Şubat 2021
5 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
7 sa 42 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:13 Güneş 07:38 Öğle 13:22 İkindi 16:25 Akşam 18:57 Yatsı 20:16
Sürdürülebilirlik

Tehdit daha da büyüdü

Meteoroloji kapkara tabloyu paylaştı

Türkiye son 10 yılın en kurak yılını 2020'de yaşadı. Meteorolojinin hazırladığı kuraklık haritalarının sonuncusu yayınlandı. Buna göre, haritada kararmamış çok az bölge kaldığı görüldü. Ocak ayının ortasından itibaren ülke genelinde kar yağışlarının başlaması biraz olsun umutlandırsa da beklentiler sıcak bir yıl daha yaşanacağına ilişkin. MGM'nin 2020 kuraklık haritaları Türkiye'nin önemli bir bölümünün yağış almadığını, ülke çapında olağanüstü ve şiddetli kuraklık yaşandığını ortaya koydu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Standart Yağış İndeksi (SPI – Standardized Precipitation Index) ve Normalin Yüzdesi (PNI – Percent of Normal Index) metotlarına göre hazırlanan, aralık ayı haritası ile birlikte 2020 yılının 12 aylık, 3, 6 ve 9 aylık meteorolojik kuraklık analiz haritalarını yayınladı.

Bu kuraklık haritalarına göre, Türkiye’nin özellikle yılın ikinci yarısında beklenen yağışları alamadığı gözlendi. En son yayınlanan aralık ayı haritasında, Türkiye’nin önemli bir bölümünde olağanüstü ve şiddetli kuraklık yaşandığı görülüyor.

YÜZDE 80’İN ÜZERİNDE ŞİDDETLİ KURAK

SPI metoduna göre hazırlanan son 3 aylık haritada Güney Marmara ve İç Ege, Batı Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu bölgelerinin önemli bir bölümü ‘olağanüstü kurak’, ‘çok şiddetli kurak’ ve ‘şiddetli kurak’ olarak gösteriliyor.

PNI metoduna göre olan haritada aralık ayında Kırklareli, İzmir, Antalya, Adıyaman ve çevresi, Van, Iğdır ve Sinop’un belirli bölgeleri haricindeki yüzde 80’in üzerindeki tüm bölgelerde ‘şiddetli kurak’ ibaresi bulunuyor.


TEHDİT BÜYÜYOR

Küresel ısınmaya bağlı hem kar hem de yağmur yağışlarında yaşanan bu meteorolojik kuraklık, başta tarım sektörü olmak üzere birçok alanda büyük endişeye neden oldu.

Küresel ısınma, tarımda 75- 80’in üzerinde vahşi tarımsal sulama kullanımı, baraj- göletler, zirai ilaç kalıntıları, evsel ve sanayi atıklar nedeniyle kirletilmesi gibi nedenlerle hızla yok olan tatlı su kaynakları ve göller, son yıllardaki yağışların giderek azalmasıyla birlikte kuraklık tehdidi daha da büyümüş durumda. 

KURAKLIK EYLEM PLANI YAPILMALI

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, aralık ayı yayınlanan kuraklık haritalarına göre beklenen yağışların gerçekleşmediğini ifade ederek tehlikeye ilişkin şunları söylüyor:

"Bütün beklentimiz önümüzdeki süreçte gerekli ölçüde yağışların olmasıdır. Aksi takdirde ürünlerimizin rekoltesine olumsuz yansımasından endişe ediyoruz. Hükümetin 2021 yılı için aldığı sulama sistemleriyle ilgili yatırımları çok olumlu buluyoruz.

Ancak her halükarda acil olarak bir kuraklık eylem planının yapılmasında yarar var. İklim değişikliği dünyanın gündeminde, biz de bundan sonra ülke olarak iklim değişikliğine karşı gerekli tedbirleri alacak çalışmaları yapmamız tarımsal üretim ve insanımızın geleceği önemli."

TASARRUF UYARISI

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Vural Şahin de iklim değişikliğinin ve ileriye dönük kuraklığın ciddi anlamda sıkıntılar yaratacağını her zaman söylediklerini ifadere ederek, “Artık bir kere doğayla kesinlikle oynamamamız gerekiyor. Bunun gerçekten çok ciddi sorunlar çıkaracağı, yer altı ve üstündeki su kaynaklarımıza olumsuz yansıyacağı bilincine varmamız gerekiyor. Böyle devam ederse işlenebilir tarım arazilerinde su sıkıntısı yaşayabileceğimizi ve üretimin sonlandırılacak noktaya geleceğimizin farkında olunması gerekiyor. Toplum olarak her alandaki kullandığımız su miktarlarında mutlaka tasarruflu olmamız gerekiyor” dedi. 

TARIMSAL ÜRETİMDE CİDDİ REKOLTE KAYBI

Türkiye’de iklim değişikliğinin olumsuz yansımalarına ilişkin örnekler de veren Şahin sözlerine şöyle devam etti: 

“Özellikle iç bölgelerde yağış olmadığı için buğday ekimleri geç yapıldı. Ege’de yeterince yağış olmaması zeytin üretiminde ciddi rekolte kaybı ve irilik gibi verim kayıplarına yol açtı. Akdeniz’de mayıs- nisandaki sıcaklıklar narenciye ve portakal rekoltesinde yüzde 60’a varan düşüşe sebep oldu. Bu örneklerde olduğu gibi tarımsal üretimin hemen her aşamasında benzer sorunları görmek mümkün ve ciddi bir tehlike."

“SON YÜZYILDA GÖRÜLMEDİ”

Haritalara göre çok şiddetli kuraklıkla karşı karşıya olunduğunun altını çizen Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, “Birçok bilim insanı değerlendirmesinde, son yüzyıl içerisinde aralık ve içinde bulunduğumuz ocak aylarında hava sıcaklıklarının giderek artmasının, bugüne kadar görülmediği belirtiyor. Bu artık acil durum ve mutlak suretle önlemler alınması gerekiyor. Aralık ayı ve son günlerdeki hava sıcaklığı ve yağışlara baktığımızda önümüzdeki bahar ve yaz aylarında ülkemizin çok şiddetli kuraklıkla karşı karşıya kalması söz konusudur” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE SU ZENGİNİ DEĞİL”

Kararsız yağışlarla göller ve yer altında suyun depo edilememesi sebebiyle su birikmediğini, bunun sonucunda da Türkiye'nin hidrolojik kuraklığa sürüklediğine dikkat çeken Dr. Erol Kesici, “Hidrolojik kuraklık, meteorolojik kuraklığı artırmaktır. Su ve nem olmaz ise yağış da olmaz. Bilhassa tatlı su kaynaklarımızın aşırı kirlenmesi de çok önemi bir etkendir. Su zengini değiliz. Su kıtlığı yaşamaktayız. Su havzaları yanlış kullanılmaktadır ve bu konuda maalesef gerekli önlemler hala alınmamıştır” diye konuştu.

BİR KİLO DOMATES İÇİN 184 LİTRE SU HARCANIYOR

Hem tüketim hem de su kullanımında her alanda ciddi tasarruf önlemleri alınması ve insanların israftan kaçınmaları uyarısı yapan uzmanlar yaptıkları araştırmalarda bazı gıdaların üretimi için kullanılan su miktarını şöyle belirlediler:

1 kg domates için 184 litre su.

1 kg havuç için 133 litre su.

1 portakal (100 gr) için 50 litre su,

1 elma (100 gr) için 70 litre su.

1 kg kırmızı et için 15 bin 455 litre (813 damacana).

1 hamburger (150 gr biftek) için 2 bin 325 litre.

1 kg kahve için 21 bin litre.

1 fincan kahve (7 gr) için 140 litre su.

Günün Videosu
Yorumlar