Gündem |

Mete Yarar ABD'de 15 Temmuz'u anlattı, 'Gurbette Türk olmayı' yazdı!

15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişimini anlatmak üzere ABD'ye giden SuperHaber yazarı Mete Yarar, orada yaşadıklarını kaleme aldı. İşte Yarar'ın Karar gazetesindeki köşesinde yayımlanan yazısı:

"Perşembe gününden bu yana TASC ( Türk Amerikan ulusal yönlendirme komitesi ) misafiri olarak ABD’de bulunuyorum. Beni davet etmelerinin amacı, burada yaşayan Türk toplumuna, medyaya ve ABD ‘li yetkililere “15 temmuz darbe girişimi” ni anlatmak. Bu kapsamda Washington DC’de ve New york’ta iki konferans verdim.

Farklı grupların katılımı ile düzenlenen bir anma yürüyüşüne de katıldım. Beşiktaş’ta şehit edilen polislerimizi New York’un göbeğinde anma şerefine nail oldum.

Elimde şehit edilen polislerimizin birisine ait bir fotoğrafı taşırken gurbetin ne demek olduğunu yüreğimin derinliğinde hissetim. Bir ara nefes alamayacağımı zannettim.

Binlerce kilometre uzaklıkta elin şehrinde yüze yakın Türk vatandaşı ve müslüman toplum üyelerinin yüzlerindeki acıya tanık oldum. Yaşadığımız acıyı muhataplarının yüzüne haykırmak için gecenin ısıran soğuğuna inat dimdik duruyorlardı. O anda, farklı ülkelerden gelip dolaşan, alışveriş yapan ve yanımızdan geçen binlerce insanın yüzüne baktım ve gurbetin ne demek olduğunu bütün benliğimde hissetim. Acı sana aitti ve asla empati kurulmuyordu. Elimde tuttuğum şehidin fotoğrafını kendime doğru çevirdim ve o nur yüzüne bir kez daha baktım. 21 yaşında şehit olan evladımıza hitaben içimden “evlat bizi affet seni koruyamadık” diyebildim. Seni ve nice evladımızı koruyamadık diye sayıkladım.

Gurbette olmak ve aciyi en derinde yasarken yalniz olmanin ne olduğunu bir kez daha anladım. Yalnızsın ve ağlarken bile içine akıyor göz yaşların.

Türk toplumu olarak içimizden çıkardığımız hainlere rağmen, onurlu mücadelelerine devam etmeye çalışıyorlar. Ayni Türkiye’de kurulan kumpaslarin benzerleri ile mucadele ederek bunu yapiyorlar. FETÖ buralarda da en iyi bildigi şeyi yapiyor, Türk olmaktan başka hiçbir şey düşünmeyenleri FBI ya şikayet ediyor ve ajan olmakla suçluyor. Hatta önemli bazı kişiler bu nedenle ABD’ye dönüş yapamıyor.

Bu örgütün yaptıklarını anlamayanlara bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum. PKK içine sızan MİT mensuplarının listesini örgüte vererek infazlarına yol açtıkları gibi, burada da yalnızca Türk olmaktan vazgeçmeyenleri, milli değerlerini sonuna kadar yaşatmaya çalışanları da devlete çalışıyor diye ihbar edebiliyorlar. Bunların sorunu Türkiye sevdalısı olan insanlar. Bu sevdaya da asla tahammül edemiyorlar.

İşin kötü tarafı, buralarda hainlik yapanlara, bu gücü devletin kendi kaynakları ile sağlamışız. Bütün bağlantıları kurmaları için de yardımcı olmuşuz. Yıllardan beri dışarı ile olan etişimi bu cemaat üzerinden sağlamaya çalışınca da diğer grupları ister istemez pasifize etmişiz. Şimdi ABD’de her yerde mevzilenen bu örgüte karşı, gerçek vatanseverler savaş vermeye çalışıyor. Bunu yaparken de kimi zaman ateşin ortasında kalabiliyorlar.

Komite üyeleri ile konuşurken beni gerçekten çok duygulandıran sözler ifade ettiler. Biz Türkiye’de toplanan vergiler ile burada bir şey yapmak istemiyoruz. Biz burada kendi işlerimizden kazandığımız paralar ile kaynak ayırıp mücadele ediyoruz. Çünkü bu bizim için bir onur mücadelesi diyorlar. Burada herşeylerini riske atarak bunu yapmaya çalışıyorlar. Çünkü hain örgüt bu vatanseverleri de aynı Türkiye’de olduğu gibi kumpaslarla bitirmeye çalışıyor.

Gurbette olmak gerçekten çok zor. Bir de araya binlerce kilometre girince iş daha da zor hale geliyor. Ancak dönüp Türkiye için bu ülkede mücadele edenlere bakmak da ayrı bir onur veriyor.

Evet dünyanın süper gücü olan bir ülkedeyim. Şunu anladım ki bizler süper güçlü olamayabiliriz ancak gerçekten süper vicdanlı bir ülkenin vatandaşıyız. Düşündükçe gururlanıyorum. Türk olmanın onuru ile bütün hainliklere rağmen başım dik gezebiliyorum. Halep’ten kurtarılan çocuğun gözündeki sevincin, Sudan’da suya kavuşan kadının mutluluğunun, Gazze’de yenen ekmeğin içinde katık olmanın gururu ile heryerde dimdik gezebiliyorum.

Bin kez ölsem ve bin kez doğsam yine bu toprakların çocuğu olmak isterdim. Vicdanlı, ensar ve yürekli insanların toprağı olan Türkiye vatandaşı olmak isterdim.

Memlekette iken insan hangi şehirli olduğunu hatırlar, gurbette iken sadece Türk olduğunu...

Size burada yaşananları ve buranın vatanseverlerini anlatmaya devam edeceğim.

Not: buralarda beni evim de gibi ağırlayan ve kucaklayan herkese minnettarım ve Şükranlarımı sunuyorum."